Ana içeriğe geç
Sözlük

sesli ile cümle

sesli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen.なんだか変な声をしてる人だけど 大学の先生をしてるんだ 彼の名前は聞いたことないと思うけど 彼はいつか有名になるから
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.실시간 음성 기반 대화로 나아간 것입니다. 다음은 150년 정도 전에
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Các cuộc trò chuyện chậm dựa trên ký tự, cho đến các cuộc trò chuyện ở thời gian thật dựa trên giọng nói.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Conversas lentas e à base de texto, depois conversas à base de voz e em tempo real.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Incet, conversatii scrise, apoi conversatii voce in timp real.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Langsame, textbasierte Konversationen, später echtzeitfähige stimmenbasierte Konversationen.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Langzame conversatie met tekst... en daarna gesproken communicatie in real time.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Lassú, szöveg alapú kommunikáció, majd valós idejű, hang-alapú beszélgetések.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Lentas conversaciones basadas en texto, después conversaciones de voz en tiempo real.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Najpierw rozmowy oparte na tekście, potem na głosie. Najpierw rozmowy oparte na tekście, potem na głosie.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Percakapan berdasar teks yang lambat, lalu percakapan berdasar suara yang bersifat real-time.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Pomalá, na textu založená komunikace a pak hlasová komunikace v reálném čase.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Tako je počasnejšemu pisnemu sporočanju sledilo govorno sporočanje v realnem času.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Αργές συνδιαλέξεις που βασίζονταν στο γραπτό κείμενο, κατόπιν φωνητικές συνδιαλέξεις σε πραγματικό χρόνο.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Бавни разговори на текстова основа, после гласови разговори в реално време.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.Сначала медленное общение посредством обмена текстовых сообщений, потом, разговор в режиме реального времени.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.שיחות איטיות, המבוססות על טקסט, ולאחר מכן שיחות המבוססות על קול בזמן אמת.
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.ثم محاثات صوتية آنية ثم منذ 150 عام مضت
Yavaş metin iletişimi, ve daha sonra da gerçek-zamanlı sesli iletişim.リアルタイムで音声ベースの会話です 150年ほど前には
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Ada bunyi keras, tapi bukan kecelakaan nyata.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Ci fu un forte tonfo, ma non un crollo vero e proprio.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Có một uỵch lớn, nhưng không phải một vụ tai nạn thực sự.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Der var et højt bump, men ikke en rigtig crash.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Det var en högljudd duns, men inte en riktig krasch.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Er was een luide plof, maar niet een echte crash.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Es gab einen lauten Knall, aber kein wirklicher Absturz.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Houve um baque forte, mas não um acidente real.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Hubo un ruido sordo, pero no es un accidente real.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Il y avait un bruit sourd, mais pas un accident réel.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.큰 쿵 아니지만 진짜 사고가 발생했습니다.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Nu a fost o bufnitură tare, dar nu un accident real.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Oli kova tömähdys, mutta ei todellista kaatua.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Ozvalo sa hlasné buchnutie, ale nie skutočnú haváriu.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Ozvalo se hlasité bouchnutí, ale ne skutečnou havárii.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Rozległ się głośny łomot, ale nie prawdziwe katastrofy.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Tam je bil glasen udarcem, vendar ne pravi crash.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Volt egy hangos puffanás, de nem igazi összeomlás.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Υπήρχε ένα δυνατό γδούπο, αλλά όχι μια πραγματική συντριβή.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Був гучний стукіт, але не реальній аварії.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Был громкий стук, но не реальной аварии.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Имаше силен трясък, но не и истинска катастрофа.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.נשמעה חבטה חזקה, אבל לא התרסקות של ממש.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.كان هناك دوي عال ، ولكن ليس حادث حقيقي.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.秋はカーペットで多少吸収され、加えて、彼の後ろには多くのであった
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Chúng ta phải mơ lớn lao,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Dobbiamo sognare a voce alta,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Hangosan kell álmodnunk,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,]♪ Hay que soñar... soñar... ♪
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Kita harus bermimpi sebesar-besarnya,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][소리내어 꿈을 꿔야 하고,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Musíme snít nahlas,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Musimy marzyć na głos,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Nous devons rêver tout haut,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,] [şarkı köklerini, gövdesini, dallarını, kuşları,]歌わなければならない 歌が根を張り—
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,]♪ Să visăm cu voce tare, ♪
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][temos que sonhar em voz alta,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][We moeten hardop dromen,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Wir müssen laut träumen,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Θα ονειρευτούμε δυνατά,]
[Yüksek sesli düşlemeliyiz,][Будем мечтать вслух,]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod