Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.وهناك تلك الأصوات المرتفعة ، وموسيقى الإثارة الخلفية ،
Ve arkada şu yüksek sesli, heyecanlı müzik çalar.この力強い音楽です
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.And garuda ditekuk bawah kepalanya untuk menyembunyikan tersenyum: beberapa burung lainnya terkekeh terdengar.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.A Orlik pochylił głowę, aby ukryć uśmiech: niektóre inne ptaki zachichotał słyszalnie.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.A Orlík sklonil hlavu skrýt úsměv: některé z dalších ptáků tittered slyšitelně.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.A Orlík sklonil hlavu skryť úsmev: niektoré z ďalších vtákov tittered počuteľne.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.E l'Aquilotto chinò la testa per nascondere un sorriso: alcuni degli altri uccelli ridacchiarono udibile.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.E o Eaglet inclinou a cabeça para esconder um sorriso: alguns dos outros pássaros riram audível.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.És a sasfióka lehajolt a fejét, hogy elrejtse egy mosolyt: néhány egyéb madarak kuncogott hallhatóan.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.Et l'Aiglon se pencha sa tête pour cacher un sourire: quelques-unes des autres oiseaux titrés audible.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.In Eaglet sklonil svojo glavo, da skrije nasmeh: nekatere druge ptice tittered slišno.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.Ja Eaglet kumartui päätään kätkeä hymy: jotkut muut linnut tittered kuuluvasti.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.Och örnungen böjde sitt huvud för att dölja ett leende: några av de andra fåglarna fnittrade hörbart.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.Og Eaglet bøjede hovedet for at skjule et smil: nogle af de andre fugle fnisede hørligt.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.Şi pui de vultur aplecat capul pentru a ascunde un zîmbet: unele din alte păsări tittered auzit.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.그리고 이글은 미소를 숨길하기 위해 머리를 아래로 구부러진 : 다른 새들은 중 일부는 tittered 들리도록.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.Và các chim ưng con cúi xuống đầu của nó để che giấu một nụ cười: một số loài chim khác tittered tiếng.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.И на орле наведе главата си, за да скрие усмивката: някои от другите птици tittered гласно.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.И Орленок наклонился ее голову, чтобы скрыть улыбку: некоторые другие птицы захихикали слышно.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.І Орлятко нахилився її голову, щоб приховати посмішку: деякі інші птахи захихикали чутно.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.וזה גוזל הנשר התכופף ראשו כדי להסתיר חיוך: כמה ציפורים אחרות גיחכה בקול רם.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.وتعتزم وإيجلت أسفل رئيسها لاخفاء ابتسامة : بعض الطيور الأخرى tittered مسموع.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.聞こえる。 "私は言おうとしていたもの、"ドードー怒った口調で言った、'は、最高のものであった
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Bylo slyšet jen hbité klikání tik, tik, tik, tik.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.E podia-se ouvir aquele pequeno "tique, tique, tique, tique".
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.E si sentiva quel suono tick, tick, tick, tick.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Et vous entendiez ce petit clic, clic, clic.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.I słyszałem to ciche tykanie, tyk, tyk, tyk.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Je kon dat tik, tik, tik, tik... horen.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.그리고 그 기계가 틱틱틱 소리를 내는 동안
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Man konnte dieses leise tick, tick, tick, tick hören.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Og man kunne høre det lille tick, tick, tick, tick.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Se auzea cum făcea tic, tic, tic, tic.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Y se podía oír un pequeño tic, tic, tic, tic.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Και μπορούσες να ακούς αυτό το μικρό τικ, τικ, τικ, τικ.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.И всё время было слышно "тик, тик, тик, тик".
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.Можехте да чуете това слабо цък, цък, цък.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.ויכולתם לשמוע את הטיק, טיק, טיק, טיק הקטן הזה.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.ويمكن أن تسمع تلك النقرة الخفيفة، نقرة، نقرة، نقرة، نقرة.
Ve siz de kısık sesli "tick,tick,tick,tick" sesini duyuyordunuz.「もう終わりだ」と思いました
Ve sizden, mümkünse bunları sesli okumanızı istiyorum.És azt akarom, hogy olvassák fel nekem, ha tudják.
Ve sizden, mümkünse bunları sesli okumanızı istiyorum. İzleyicilere:Quero que as leiam em voz alta, se conseguirem.
Ve sizden, mümkünse bunları sesli okumanızı istiyorum.크게 읽어봐 주세요.
Ve sizden, mümkünse bunları sesli okumanızı istiyorum.אם תוכלו.
Ve sizden, mümkünse bunları sesli okumanızı istiyorum.إن إستطعتم
Ve sizden, mümkünse bunları sesli okumanızı istiyorum.観客: "これを読めますか?"
VHS ve DVD'lerde sesli, renkli ve üç boyutlu filme geçişlerde hep또한 유성, 컬러, 3D 영화로
VHS ve DVD'lerde sesli, renkli ve üç boyutlu filme geçişlerde hepVHSやDVDに収めたのです
VHS ve DVD'lerde sesli, renkli ve üç boyutlu filme geçişlerde hepלסרטים עם קול, צבע, תלת מימד,
VHS ve DVD'lerde sesli, renkli ve üç boyutlu filme geçişlerde hepإلى فيلم بصوت، بألوان، ثلاثي الأبعاد،
Yani sesli ve sessiz harflerin, kelimelere dönüşebilmeleri için, ufak birimler oluşturmalarının yönetimidir.자음과 모음이 최소 단위에 모여 단어가 되는 소리 패턴 말입니다. 음운론,
Yani sesli ve sessiz harflerin, kelimelere dönüşebilmeleri için, ufak birimler oluşturmalarının yönetimidir.les voyelles et les consonnes peuvent être assemblées dans les unités minimales qui entrent dans les mots.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."Ik heb een man ontmoet: heeft niet veel werk, nogal lelijk, met een vreemde stem, en hij geeft les op school.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."이 사람을 만났어요, 일이 그다지 많지 않아요, 그리고 그는 좀 못생겼고, 목소리가 웃겨요, 그리고 학교 선생님이에요,
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."Práve som stretol muža, čo nemá moc na práci, je celkom škaredý so smiešnym hlasom, je učiteľom v škole.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."Saya bertemu orang ini, karyanya tidak banyak, wajahnya jelek, suaranya lucu, dia seorang guru sekolah.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."Találkoztam ezzel az emberrel, nincs sok munkája, kicsit csúnya, vicces hanggal, és tanár az iskolában.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."Току-що се запознах с този човек - няма много работа има един такъв грозен, смешен глас и е учител в училище.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."הרגע פגשתי את האדם הזה, אין לו הרבה עבודה, הוא די מכוער, קול מצחיק, והוא מורה בבית ספר.
"Yapacak işi olmayan bir adamla tanıştım, epeyce çirkin, komik sesli, ve bir okulda öğretmen."التقيت لتوي رجلاً، ليس لديه الكثير من العمل" "و هو قبيح إلى حد ما و وجهه مضحك" " و هو مدرس في المدرسة"