Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"ウィルソンの原理 #3です
Bir araştırmacı seslerin eski어떤 과학자는
Bir araştırmacı seslerin eskiאחד החוקרים אומר
Bir araştırmacı seslerin eskiيقول أحد الباحثين
Bir araştırmacı seslerin eskiアニメ「ピーナッツ」の中のチャーリー・ブラウンの
Bir... iki.... Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ?Hei, auzi greierii plangand?
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Capite cosa voglia dire essere un orko semplicemente ascoltandoli mentre si preparano per la guerra.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Du forstår, hvad det betyder at være en Ork bare ved at høre dem forberede sig på krig.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Man versteht, was es bedeutet ein Ork zu sein, einfach indem man ihren Kriegsvorbereitungen zuhört.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.On comprend ce que c'est d'être un Orc, simplement en les entendant se préparer pour la guerre.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Καταλαβαίνεις τι σημαίνει να είσαι ένα Ορκ απλά ακούγοντας τα να προετοιμάζονται για πόλεμο.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Вы понимаете, что значит быть Орком, просто услышав их разговор о подготовке к войне.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar. Ve arkaplan seslerine tepki vermiyorlar.Passado algum tempo tornam-se imunes aos sons que as assustam e não reagem aos sons de fundo.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar. Ve arkaplan seslerine tepki vermiyorlar.Так, через некоторое время они игнорируют ранее пугавшие их шумы и не реагируют на звуки заднего плана.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.A bálnáknak vannak olyan hívóhangjaik is, amilyenekről beszéltem a delfinek kapcsán.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Abbiamo anche dei canti di contatto simili a quelli descritti per i delfini.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Aj veľryby majú kontaktné volania, ako som popisoval pri delfínoch.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Balenele au de asemenea chemări de contact precum cele pe care le-am descris pentru delfini.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Cá voi cũng dùng tiếng kêu để liên lạc giống như cá heo.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Es gibt auch Kontaktrufe, wie ich sie bei den Delfinen beschrieben habe.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.돌고래들 처럼 이들도 연락할때 쓰이는 호출을 갖고 있습니다.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Nous avons aussi des appels de contacts comme je l'ai décrit pour les dauphins.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.También tenemos llamadas de contacto como describía en el caso de los delfines.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Temos também os chamamentos de chamadas, como já descrevi para os golfinhos.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Walvissen hebben ook contactroepen zoals ik van dolfijnen beschreef.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Wieloryby używają zawołań, podobnie jak delfiny.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Имаме също и контактни призиви, както описах за делфините.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.Киты, как и дельфины, имеют систему контактных призывов.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.יש לנו גם קריאות מגע כמו שתיארתי עבור הדולפינים.
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.وكما اخبرتكم عن وجود نداءات معينة للتواصل كتلك التي وضحت عندما تحدث عن الدلافين
Bizler de iletişim seslerine sahibiz, yunuslarda anlattığım gibi.コンタクトコールを使います ここで セミクジラが交信に用いる
Blogerların gazeteci olmak istediğini düşünseler de onların tek istediği seslerini duyurmak.Ale to dziennikarze myślą, że blogerzy chcą uprawiać ich zawód. A oni chcą tylko zabrać głos.
Blogerların gazeteci olmak istediğini düşünseler de onların tek istediği seslerini duyurmak.Mas eles não querem ser jornalistas. Os jornalistas julgam que os bloguistas querem ser jornalistas.
Blogerların gazeteci olmak istediğini düşünseler de onların tek istediği seslerini duyurmak.ジャーナリスト自身はよく分かっていないようだが ブロガーはただ発信したいのです ジミーが言ったようにただ議論や会話がしたい
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Bombáztak -- nem túl közel -- de hallani lehetett a bombak zaját.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.C'erano bombardamenti in corso, non vicino, ma sentivo gli scoppi delle bombe.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Es gab Bombenangriffe - nicht sehr nah - aber man konnte die Detonationen hören.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Estaban bombardeando, no muy cerca, pero se oía.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Họ đang dội bom -- không gần lắm -- nhưng bạn có thể nghe thấy tiếng ồn của bom.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.폭탄이 떨어지고 있었습니다. 가까운 곳은 아니었지만 폭탄 소리를 들을 수 있었습니다.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Não podemos ficar aqui." Estavam a bombardear — não muito perto, mas podia ouvir-se o estrondo das bombas.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Práve prebiehalo bombardovanie - nie veľmi blízko, ale bolo počuť rachot bômb.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Probíhalo bombardování, ne příliš blízko,ale mohli jste slyšet zvuk bomb.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.W pobliżu były bomardowania, nie tak blisko, ale słychać było huk.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Ze waren aan het bombarderen - niet heel dichtbij - maar je kon het lawaai horen.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Zona era bombardată - nu foarte aproape - dar puteai auzi zgomotul.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Γίνονταν βομβαρδισμοί --όχι πολύ κοντά -- αλλά μπορούσες να ακούσεις το θόρυβο.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Обстрелваха с бомби -- не беше много близо -- но шумът от бомбите се чуваше.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Шла бомбежка - не очень близко, но мы слышали взрывы.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.הפציצו -- לא כל כך קרוב -- אבל יכולת לשמוע את רעש הפצצות.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.كانوا يقصفون بالقنابل -- ليس قريبا جدا -- لكن يمكنك أن تسمع جعجعة القنابل.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.「ここはだめだ 危険すぎる
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.A tyto ženy pracují hodně tvrdě, v obtížných podmínkách na tom, aby jejich hlas byl slyšen.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.Ces femmes travaillent si durement pour se faire entendre dans des circonstances très difficiles.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.Dan para wanita ini berusaha keras agar suara mereka terdengar dalam kondisi yang sangat sulit.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.Diese Frauen arbeiten hart, um sich unter sehr schwierigen Verhältnissen Gehör zu verschaffen.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.En al deze vrouwen werken zo hard om hun stem te laten horen soms in zeer moeilijke omstandigheden.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.E queste donne stanno lavorando sodo per far sentire le loro voci in circostanze davvero difficili.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.Estas mulheres trabalham intensamente para se fazerem ouvir em circunstâncias muitos difíceis.
Bu kadınlar, seslerini duyurabilmek için çok zor şartlarda yoğun bir şekilde çalışıyorlar.Iar aceste femei muncesc atât de mult să-şi facă vocile auzite în nişte circumstanţe foarte dificile.