Ana içeriğe geç
Sözlük

seslerin ile cümle

seslerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.Pemerintah saat ini mulai membuka diri sebagaimana warganya menuntut suara dan pertanggung-jawaban.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.Regeringarna idag öppnar upp likaväl som medborgare kräver inflytande och ansvarskyldighet.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.Regeringen worden vandaag transparanter nu de burgers inspraak en verantwoording gaan opeisen.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.Regierungen öffnen sich, so wie die Bevölkerung ihre Stimme erhebt und Rechenschaft einfordert.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.Οι κυβερνήσεις σήμερα διευρύνονται καθώς οι πολίτες θέλουν να έχουν φωνή και να υπάρχει λογοδοσία.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.Сега правителствата се откриват когато гражданите искат гласа им да бъде чут и да има отчетност.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.פתיחות הממשל. הממשלות היום נפתחות ככל שהאזרחים תובעים להשמיע את קולם ולקבל דין וחשבון.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.اﻹدارة المفتوحة. الحكومات اليوم تنفتح كما يطالب المواطنون بسماع أصواتهم وبالمساءلة.
Artık vatandaşlar seslerinin duyulmasını ve hesap verilmesini talep ederken, hükümetler dışa açılıyor.政府は今日 市民が求める声明と 説明責任を開示しています アラブの春からインドの アンナハザレア運動まで
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Aber der älteste Sohn war auf dem Felde. Und als er nahe zum Hause kam, hörte er das Gesänge und den Reigen;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A jeho starší syn bol na poli. A jako tak išiel a priblížil sa domu, počul hudbu a kolotanec.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ale starszy syn jego był na polu; a gdy przychodząc przybliżył się ku domowi, usłyszał muzykę i taóce;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A starejši sin njegov je bil na polju; in ko se gredoč približa hiši, zasliši godbo in ples
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Byl pak syn jeho starší na poli. A jda, když se přibližoval k domu, uslyšel zpívání a hluk veselících se.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Fiul cel mai mare era la ogor. Cînd a venit şi s'a apropiat de casă, a auzit muzică şi jocuri.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Il figlio maggiore si trovava nei campi. Al ritorno, quando fu vicino a casa, udì la musica e le danze
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.맏아들은 밭에 있다가 돌아와 집에 가까왔을 때에 풍류와 춤추는 소리를 듣고
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans ældste Søn var på Marken, og da han kom og nærmede sig Huset, hørte han Musik og Dans.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans eldste sønn var ute på marken, og da han gikk hjemover og kom nær til huset, hørte han spill og dans;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Mutta hänen vanhempi poikansa oli pellolla. Ja kun hän tuli ja lähestyi kotia, kuuli hän laulun ja karkelon.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.õ nagyobbik fia pedig a mezõn vala: és mikor [haza]jövén, közelgetett a házhoz, hallá a zenét és tánczot.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ondertussen was de oudste zoon op het land aan het werk. Toen hij thuiskwam, hoorde hij dansmuziek.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Su hijo mayor estaba en el campo. Cuando vino, se acercó a la casa y oyó la música y las danzas
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả , con_trai cả đương ở ngoài đồng . Khi trở_về gần đến nhà , nghe tiếng đờn ca nhảy_múa ,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả, con trai cả đương ở ngoài đồng. Khi trở về gần đến nhà, nghe tiếng đờn ca nhảy múa,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.А по-старият му син беше на нивата; и като си идеше и се приближи до къщата, чу песни и игри.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Був же син його старший на полі, і, як ідучи зближавсь до господи, почув сьпіви да танцї.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Старший же сын его был на поле; и возвращаясь, когда приблизился к дому, услышал пение и ликование;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.ובנו הגדול היה בשדה ויהי כאשר בא ויקרב אל הבית וישמע קול זמרה ומחלות׃
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.وكان ابنه الاكبر في الحقل. فلما جاء وقرب من البيت سمع صوت آلات طرب ورقصا.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那 時 、 大 兒 子 正 在 田 裡 . 他 回 來 離 家 不 遠 、 聽 見 作 樂 跳 舞 的 聲 音
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那時 、 大 兒子 正在 田裡 . 他 回來離 家 不遠 、 聽見 作 樂 跳舞 的 聲音
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Alguns dizem que a cotovia e detestava olhos mudam de sapo; O, agora eu teria que tinham chang'd vozes também!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Egyesek szerint a pacsirta, és gyűlölte varangy változás szemmel, O, most azt kellett chang'd hangját is!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Jotkut sanovat Lark ja inhosi rupikonna vaihtaa silmät, Oi, nyt haluaisin ne olivat chang'd ääniä myös!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Manche sagen, die Lerche und verabscheuten Kröte ändern Augen, O, jetzt würde ich sie Stimmen chang'd auch!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Một số người nói chim sơn ca và ghét đôi mắt thay đổi con cóc, O, bây giờ tôi sẽ họ đã chang'd tiếng nói quá!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Někteří říkají, že skřivánek a nenáviděli oči ropucha změny, O, teď by měli chang'd hlasy taky!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Niektorí hovoria, že škovránok a nenávideli oči ropucha zmeny, O, teraz by mali chang'd hlasy taky!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Niektórzy mówią, skowronka i nienawidził oczy zmiana ropucha; O, teraz będę mieli chang'd głosy też!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Nogle siger, lærken og afskyede tudse ændre øjne, O, nu ville jeg de havde chang'd stemmer også!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.일부는 종달새 말을하고 두꺼비 변경 눈을 혐오, O, 지금 나는 그들이 너무 목소리를 chang'd했다 것입니다!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Sommigen zeggen dat de leeuwerik en de hekel pad te veranderen ogen, O, nu zou ik ze had chang'd stemmen ook!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Unii spun că ciocârlia şi urât ochii broasca schimbare; O, acum aş au chang'd voci prea!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Vissa säger att lärkan och avskydde ögon padda förändring, O, nu vill jag att de hade chang'd röster också!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Некоторые говорят, что жаворонок и ненавидели глазами жабы изменения; О, сейчас я бы они chang'd голоса тоже!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.Някои казват, чучулига и ненавиждаха очи жаба на климата; О, сега бих те са chang'd гласове прекалено!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.יש אומרים העפרוני תיעב לשנות עיניים קרפדה; הו, עכשיו אני כבר היו chang'd קולות מדי!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.البعض يقول ان القبرة ويكره التغيير عيون الضفدع ؛ O ، والآن أود أن كانوا قد chang'd الأصوات أيضا!
Bazı şaka diyor ve nefret kurbağası değişimi gözler, O, şimdi onlar da seslerini chang'd vardı.腕から腕以来、声が激励の歌の日までとそれ故にtheeを狩り、私達けんか蓄えている。
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"A tudományban, az ellenkezője igaz: menetelj el a fegyverek hangjától.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"En sciences, c'est tout le contraire : éloignez vous du son du canon.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"In de wetenschap is precies het tegenovergestelde het geval: marcheer weg van het geluid van de kanonnen.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"과학에서는 정확히 반대의 경우가 됩니다: 총소리가 나는 반대쪽으로 진군하세요.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"Nella scienza, vale esattamente il contrario: marciate lontano dal suono dei cannoni.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"Trong khoa học, trường hợp đối lập là: tránh xa tiếng súng
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"В науката съществува противоположния принцип: стойте далече от звука на оръжията.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"В науке полностью наоборот: уходите от звука пальбы.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"במדע ההיפך הוא הנכון: צעדו הרחק מרעש הירי.
Bilimde, bunun tam tersi geçerli: "Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!"لكن الحالة في العلوم هي العكس تماما: سيروا بعيدا عن صوت النيران.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod