Ana içeriğe geç
Sözlük

seslerin ile cümle

seslerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Genellikle hayvan seslerini taklit etmek için kullanılır.Tradičně se používá ke snímání zvuku při filmování.
Bu şekilde seslerini tüm dünyaya duyurmaya başladılar.Autor pokládal podobné dotazy svým posluchačům po celém světě.
Blair, vuruşları "George Jetson'ın R&B seslerinin uzay çağı" olarak tanımladı.Blair a descris ritmul piesei ca fiind „un sunet R&B de George Jetson din epoca spațială”.
Henry David Thoreau 1838'de bu seslerin kalp atışı sesine benzediğini öne sürmüştür.Henry David Thoreau a sugerat în 1838 că gândacii scot sunete asemănătoare cu cele ale bătăii inimii.
Tüm vokallerin tamamen canlı olması gerekiyor; geri seslerde insan seslerine izin verilmez.Toată partea vocală a interpretării trebuie să fie live: nu sunt permise backing vocals pe negative.
Floating tone Göçüşme (Metatez): Bir kelimede seslerin ya da hecelerin yer değiştirmesidir.Metateza este o modificare fonetică produsă de schimbarea locului sunetelor sau al silabelor dintr-un cuvânt.
Mozart piyesin orkestrasyonunda değişik kabiliyetteki seslerin kombinasyonunu ustalıkla birleştirdi.În ansamblu, Mozart a combinat măiestrit nivele diferite ale abilităților vocale.
O temsile inanmaz, insanların kendi seslerini duyurabilmelerinin gerekliliğini savunur.Am vrut să le arăt oamenilor ce ușor este să manipulezi vocea cuiva.
Bu seslerin koalalara özgü ses organlarından çıktığı öne sürülmüştür.S-a emis ipoteza că aceste sunete sunt generate de către organe vocale unice găsite la koala.
Blair, vuruşları "George Jetson'ın R&B seslerinin uzay çağı" olarak tanımladı.Blair ezt az ütemet egy „űrkorszaki George Jeston R&B hangzásnak” írta le.
Tüm vokallerin tamamen canlı olması gerekiyor; geri seslerde insan seslerine izin verilmez.Minden vokált élőben kell elénekelni, nem lehet hang a háttérzenében.
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.A nő a 25-en lakik és a kaputelefonon hívják, de alighogy megszólal máris lövést hallanak.
Prens bu bağırtı seslerinin nereden geldiğini araştırmak ister.Hän pyytää Joonatania menemään katsomaan mistä äänet tulevat.
1950'li yılların en başarılı Amerikalı kadın seslerinden birisidir.50 år senere var det en af det amerikanske landbrugs helt store succeser.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.Auditive hallusinasjoner, spesielt å høre stemmer, er et vanlig og ofte fremtredende trekk ved psykose.
Dinleyicilerine seslerini tek olarak birleştirmeye ve tanıdık oktavı birlikte söylemeye çağırıyor.Han ber lytterne om å blande sine stemmer til én og synge den kjente skalaen sammen.
Seslerinin büyüleyici güzellikte olduğu belirtilmektedir.Diktene anses å være av eksepskjonell skjønnhet.
Lorde kendini "kadınların sesi" ve "seslerin konseri" olarak tanımlamıştır.Dia menggambarkan dirinya sebagai bagian dari "rangkaian kesatuan wanita" dan "konser suara".
Kendisiyle kavga eden, tartışan seslerin işitilmesi.Maka terjadinya perseteruan yang dipicu oleh agama.
Floating tone Göçüşme (Metatez): Bir kelimede seslerin ya da hecelerin yer değiştirmesidir.Metatesis Metatesis adalah perubahan posisi suara pada suatu kata.
HAX: Konsol üzerindeki iki anahtar vasıtasıyla çeşitli görsel şekiller ve seslerin yapılabildiği bir oyundur.HAX: bằng cách điều chỉnh hai công tắc trên bàn điều khiển, có thể tạo ra các hình ảnh và âm thanh khác nhau.
1950'li yılların en başarılı Amerikalı kadın seslerinden birisidir.Suốt cuối thập niên 1960 bà đã là một trong 10 người phụ nữ được ngưỡng mộ nhất Mỹ.
Ya o ya da siz aşkın tatlı seslerine alışmış değilsiniz."それか、愛の甘い響きに慣れていないのだ。
Murtaza ve onun gibi düşünenler ise ezan seslerine kavuştukları için şükretmiş mal mülk istememişlerdir.いずくとも知れぬ、かかる不遇の身の某(それがし)を、御部落の方々は、親身も及ばぬ看護をして下され感謝の言葉も御座らぬ。
Kendisine emir veren, yönlendiren seslerin işitilmesi.よって、この音を聞いたら指示通り速やかに立ち去るべきである)。
Ayrıca bu seslerin ince biçimleri de kullanılır: (Â, Ê).また、このあられのことをぶぶあられとも呼び、ぶぶと略されることもある(ぶぶ漬けは京言葉のお茶漬けのこと)。
Bu muhtemelen Çince seslemlerinde ünlü seslerin önemli rol oynamasından dolayıdır.これは中国語が母音を重視する傾向が強い影響とあると考えられる。
1950'li yılların en başarılı Amerikalı kadın seslerinden birisidir.1950年代のアメリカで最も高い人気を誇った女性歌手の一人である。
Genizden /ng/ ya da /nğ/ seslerini verir.母音/u/も、~のゆれがあり、、の異音を持つ。
Roger Blin: "Beckett seslerinin duymasına rağmen karakterleri bana açıklayamıyordu.羅傑·布林稱:“貝克特聽到他們的聲音,但他沒有對我描述什麽。
Henry David Thoreau 1838'de bu seslerin kalp atışı sesine benzediğini öne sürmüştür.亨利·戴维·梭罗在1838年提出,报死虫的声音相似于心跳声。
Sümercede /a/, /e/, /i/, /u/ seslerinin kısa ve uzun halleri olmak üzere sekiz sesli olduğu düşünülmektedir./a/、/i/和/u/這三個母音可同時是長母音和短母音。
Ardından seslerin geldiği yer olan mutfağa gider.他回答在食堂听到。
Kasabadaki insanların seslerini çalmaları da bu yüzdendir.그래서 지역의 관계자들에서 불만의 목소리가 나왔다고 한다.
Bunların başında /g/ ve /ġ/ seslerinin kelimelerde korunmuş olması gelir.ㅑ와 ㅗ를 연이어 내는 이중모음 (-iao) 표기에 사용했을 거라 추정된다.
IGN'den Brian Linder şarkıyı övdü, ilk başta seslerin kopuk gelmesine rağmen "aslında çalıştığını" yazdı.בריאן לינדר מ-IGN שיבח את השיר וכתב "זה עובד למעשה, למרות שנשמע שלא בהתחלה".
Lorde kendini "kadınların sesi" ve "seslerin konseri" olarak tanımlamıştır.היא תיארה את עצמה הן כהמשכיות של נשים והן כקונצרט של קולות בתוך עצמה.
Çünkü hocasının ayak seslerini işitiyordu."המורה" יכול היה לשמוע את התגובות.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.המסך הגדול במיוחד ומערכת השמע יוצרים חווית בילוי ייחודית ופופולרית.
Konuşma bütün seslerin beraber çalışmasıyla algılanır (görme, dokunma ve yüz hareketini dinleme).Те могат да изучат говора на чуващите чрез другите сетива (визуално, тактилно).
Alto, kadın ve çocuk seslerinin en kalın (pes) olanı.Сопранът е най-високият женски и човешки глас.
Fonolojiye zıt olarak, fonetik konuşma seslerinin fizikî yönüyle ilgilenir.U fonološkom smislu samoglasnici su slogotvorni glasovi.
Alto, kadın ve çocuk seslerinin en kalın (pes) olanı.Alt je považovaný za najvyšší mužský a najnižší ženský hlas.
Alto, kadın ve çocuk seslerinin en kalın (pes) olanı.Sopran je najvišji ženski in otroški glas.
Ardından Rick, yukarı doğru çıkan ayak seslerini duyar ve yatağının altına saklaır.Tedaj je zaslišala vpitje in se je skrila pod posteljo.
Ayrıca bazı gruplar yöresel çalgıların seslerini elde etmek için klavye kullanmaktadır.Keletas grupių naudoja klavišinius instrumentus, kad susimuiluotų folklorinius garsus.
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.Samal õhtul nähti Hitlerit oma töötoas püstolit silitamas, kuid lasku ei kõlanud.
Seslerin frekansını belirtmek için Hertz birimi kullanılır.Muutkondensaatorit kasutatakse sageduse häälestamiseks.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 dní naše kamery naživo vysielali hlasy ľudí na námestí Tahrír.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 Tage lang sendeten unsere Kameras live die Stimmen der Menschen vom Tahrir Platz.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 дней наши камеры в прямом эфире передавали события на площади Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Durante 18 dias, as nossas câmaras difundiam em directo as vozes do povo na Praça Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Gedurende 18 dagen brachten onze camera's live-uitzendingen van de stemmen van de mensen op het Tahrir-plein.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Po 18 dní naše kamery živě vysílaly hlasy lidí na Tahrir náměstí.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Przez 18 dni nasze kamery nadawały na żywo głos ludzi na Midan Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Selama 18 hari, kamera kami menyiarkan secara langsung suara-suara dari orang-orang di Tahrir Square.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Timp de 18 zile, camerele noastre de luat vederi au transmis live vocile oamenilor din Piața Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Tizennyolc napon át a kameráink élőben közvetítették a Tahrír téri emberek hangjait.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Για 18 ημέρες, οι κάμερές μας μετέδιδαν ζωντανά τις φωνές των ανθρώπων στην πλατεία Ταχρίρ.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Осемнадесет дена камерите ни предаваха на живо гласовете на хората от площад Тахрир.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod