Ana içeriğe geç
Sözlük

sesleri ile cümle

sesleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat insanlarin sesleri olmadan bu dunyayi anlamak nasil mumkun olur?どうやって世界を理解できるでしょう? 風景写真では十分でありません
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.날아다니는 새를 지켜보는 것은 서투른데다 개구리의 울음소리는 들을 수도 없었습니다
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.Ternyata saya tidak pandai mengamati burung dan tidak mampu melacak panggilan kodok.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.גיליתי שאני גרוע במעקב אחר ציפורים, ולא יכולתי גם לעקוב אחרי קרקורי הצפרדעים.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.وجدت أنني كنت قمئ في مشاهدة الطيور وكذلك لم أستطع ترقب نداء الضفدع.
Farkettim ki kuş gözlemciliğinde kötüydüm ve kurbağaların seslerini de takip edemiyordum.そこで親指と人差し指の間に収まるほど小さくて
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Despre conectarea oamenilor prin film, despre cum să faci auzite aceste voci independente.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Đó là về kết nết mọi người thông qua phim ảnh, góp lại những tiếng nói độc lập ngoài kia.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Het gaat over mensen samenbrengen via film, de onafhankelijke stemmen aan de wereld laten horen.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Il s'agit de connecter des personnes à travers un film, de faire que ces voix indépendantes s'élèvent d'ici.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Je to o spojení lidí prostřednictvím filmu, vyzdvihnutí těchto nezávislých hlasů.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.그것은 각자의 목소리가 드러나는 영화를 통해 사람들을 연결시키는 일에 대한 것입니다.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.O przybliżanie do siebie ludzi poprzez film, aby niezależne głosy miały szansę się przebić.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Se trata de unir a la gente a través de la cinematografía, de propagar estas voces independientes.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.О том, чтобы объединить людей с помощью фильма, услышать независимые голоса.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.Става въпрос за това да се обединят хората чрез кинематографията, да се разпространят тези независими гласове.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.זה על לחבר אנשים דרך סרטים, להוציא את הקולות הבלתי תלויים האלה החוצה.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.الأمر حول تواصل الناس عبر الأفلام، وإبراز تلك الأصوات المستقلة هناك.
Film ile insanlar arası bağlantı kurmak, bağımsız sesleri açığa çıkartmak.名も無い人の声を届けること ジョシュは退役し
[fon sesleri][voces de fondo]
[fon sesleri][voci di sottofondo]
[fon sesleri][ أصوات خلفية]
(Frekans sesleri) Bu kırmızı, TED gibi.(Sons de fréquence)
(Frekans sesleri)(Dźwięk)
(Frekans sesleri)(Frekvencia hangok)
(Frekans sesleri)(Frekvenčné zvuky)
(Frekans sesleri)(Frequentiegeluid)
(Frekans sesleri)(Frequenztöne)
(Frekans sesleri)Isto é vermelho, como "TED".
(Frekans sesleri)(주파수 소리)
(Frekans sesleri) Mesela bu çimen rengi.Por exemplo, este é o som das ervas.
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa-- Bu morun sesi.Então, se eu tiver, por exemplo, isto (Sons da frequência) este é o som do violeta.
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa-- Bu morun sesi.これは紫の音ですね
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Dźwięk) Wydają one różne dźwięki.
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Frekvencia hangok) Például --
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Frekvenčné zvuky) Napríklad, keď mám niečo ako ...
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Frequentiegeluid) Dit bijvoorbeeld.
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Frequenztöne) Also, wenn ich zum Beispiel so etwas -
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(주파수 소리) 예를 들어
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Sonidos de frecuencia) Entonces, si tengo por ejemplo...
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Sons de fréquence) Donc, par exemple, si j'ai, par exemple :
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Suara frekuensi) Contohnya, jika ada --
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Sunete de frecvență) De exemplu, dacă am --
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Suoni di frequenze) Per esempio, se di fronte ho --
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Tiếng sóng âm) Ví dụ, nếu tôi nghe tiếng thế này,
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Zvuk frekvence) Takže například, pokud mám něco jako —
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--Οπότε, για παράδειγμα, αν έχω -- (Ήχοι συχνοτήτων)
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(Звукови честоти) Например, ако вземем това,
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(звук частоты) Так, например,
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(частотні звуки) Для прикладу, ось
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(רעשי תדירות) - כך לדוגמא, אם יש לי, נאמר -
(Frekans sesleri) Örneğin, eğer önümde şu varsa--(أصوات تردد) لذا، على سبيل المثال، إذا كان لدي، مثل -
(Frekans sesleri)(Sonidos de frecuencia)
(Frekans sesleri)(Suara frekuensi)
(Frekans sesleri)(Sunete de frecvență)
(Frekans sesleri)(Suoni di frequenze)
(Frekans sesleri)(Tiếng sóng âm)
(Frekans sesleri)Voici le rouge, comme TED.
(Frekans sesleri)(Zvuk frekvence)
(Frekans sesleri)(Ήχοι συχνοτήτων)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod