(Frekans sesleri)(звукови честоти)
(Frekans sesleri)(Звукови честоти)
(Frekans sesleri)(звук частоты)
(Frekans sesleri)(частотні звуки)
(Frekans sesleri)(أصوات تردد)
(Frekans sesleri)例えば...これは草の音
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Acordei a meio da noite com o som de uma explosão pesada.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Az éjszaka közepén nagy robbanások zajára ébredtem.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Ich erwachte mitten in der Nacht vom Lärm einer schweren Explosion.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Ik werd midden in de nacht wakker door het geluid van een krachtige explosie.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Je me suis réveillée au milieu de la nuit avec le bruit d'une forte explosion.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.한밤중 엄청난 폭발음에 저는 잠을 깼습니다.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.M-am trezit în mijlocul nopții din cauza unei explozii puternice.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Me desperté en medio de la noche con el sonido de una fuerte explosión.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Mi svegliai a notte fonda al suono di una potente esplosione.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Obudziłam się w środku nocy na dźwięk głośnej ekspolozji.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Saya terbangun di tengah malam karena suara ledakan yang sangat keras
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Tôi thức dậy vào giữa đêm trong thanh âm hỗn loạn của một vụ nổ lớn
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Vzbudila jsem se uprostřed noci zvukem těžké exploze.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Zobudila som sa uprostred noci na zvuk silného výbuchu.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Ξύπνησα στη μέση της νύχτας από τον ήχο μιας ισχυρής έκρηξης.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Събудих се посреднощ от звука на силна експлозия.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Я прокинулася посеред ночі від звуку сильного вибуху.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.Я проснулась посреди ночи от звука мощного взрыва.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.התעוררתי באמצע הלילה לצלילי פיצוץ כבד.
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.لقد إستيقظت في منتصف الليل على صوت إنفجار هائل .
Gece yarısı şiddetli patlama sesleriyle uyandım.夜中に目覚めました 深夜でしたが
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Nevetés) (Taps)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Risos) (Aplausos)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Smích) (Potlesk)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Смях) (Аплодисменти)
GITHUB KULLANANLAR - AVUKATLAR (Gülüşme ve alkış sesleri)(웃음) (박수)
GITHUB KULLANANLAR - AVUKATLAR (Gülüşme ve alkış sesleri)(Γέλια) (Χειροκροτήματα)
GITHUB KULLANANLAR - AVUKATLAR (Gülüşme ve alkış sesleri)(צחוק) (מחיאות כפיים)
GITHUB KULLANANLAR - AVUKATLAR (Gülüşme ve alkış sesleri)(ضحك) (تصفيق)
GITHUB KULLANANLAR - AVUKATLAR (Gülüşme ve alkış sesleri)これは確かに原因の一部では ありますが 全部ではありません
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!(44:9) Все одежды Твои, как смирна и алой и касия; из чертогов слоновойкости увеселяют Тебя.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!af Myrra, Aloe og Kassia dufter alle dine Klæder. Du glædes ved Strengeleg fra Elfenbenshaller,
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!왕의 모든 옷은 몰약과 침향과 육계의 향기가 있으며 상아궁에서 나오는 현악은 왕을 즐겁게 하도다
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Pakaianmu berbau mur, gaharu dan cendana; pemain musik di istana gading membuat engkau gembira
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Szereted az igazságot, gyûlölöd a gonoszságot, azért kent fel Isten, a te Istened öröm olajával társaid fölé.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Vsa oblačila tvoja dišé miro in aloo in kasijo, iz palač slonokoščenih te razveseljuje godba na strune.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!מר ואהלות קציעות כל בגדתיך מן היכלי שן מני שמחוך׃
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!كل ثيابك مرّ وعود وسليخة. من قصور العاج سرّتك الاوتار.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!你 的 衣 服 、 都 有 沒 藥 沉 香 肉 桂 的 香 氣 . 象 牙 宮 中 有 絲 絃 樂 器 的 聲 音 、 使 你 歡 喜
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!你 的 衣服 、 都 有 沒藥 沉香 肉桂 的 香氣 . 象牙 宮 中 有 絲絃樂器 的 聲音 、 使 你 歡喜
[gıcırtı sesleri][gekraak]
[gıcırtı sesleri][knagen]
[gıcırtı sesleri][knarrar]
[gıcırtı sesleri][삐걱거리는 소리]
[gıcırtı sesleri][narinaa]
[gıcırtı sesleri][nyikorgás]
[gıcırtı sesleri][scricchiolio]
[gıcırtı sesleri][skřípění]
[gıcırtı sesleri][skrzypienie]
[gıcırtı sesleri][τρίξιμο]
[gıcırtı sesleri][скрежет]
[gıcırtı sesleri][صرير]
[gıcırtı sesleri][ピアノが崩れる]
Görevlerinden biri ise balina seslerini kaydetmek.Dan salah satu pekerjaan adalah untuk merekam suara paus.