Sesleri biraz daha iyidir.Alguns estão escrevendo melhor.
Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır.Um otoscópio é um equipamento médico utilizado para observar o interior da orelha.
Hayvanlar birbirleriyle tiz ıslıklar ve cikleme sesleriyle iletişime geçer.Os animais se comunicam uns com os outros através de assobios agudos e gritos.
Disk, videoları H.264/MPEG-4 AVC, sesleri ise ATRAC3plus formatında depolar.Os vídeos são comprimidos no formato H.264/MPEG-4 AVC, com o áudio em ATRAC3plus.
Benzer şekilde, Yud harfi (ܝ) y ünsüzüyken, aynı zamanda i ve e seslerini temsil edebilir.Da mesma maneira, a letra Yōḏ (ܝ) representa a consoante y, mas também pode representar as vogais i e e.
Albüm kapağını, renkleri ve sesleri biliyorum.Eu re-descobri o mundo de sons, cores.
Sesleri online olarak internette bulunmaktadır.Aparentemente terá funções online.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Cedo, nas manhãs de Elul se ouve o som do shofar.
Çan sesleri durmuştur.A campainha tocou.
Buda jhānalar için "tathāgata’nın ayak sesleri" ifadesini kullanmıştır.Buddha descreve os Jhanas como "os passos de tathagata".
Frekansları aynı olan seslerin tonlarıda aynı olur.A programação nessas freqüências é a mesma da OM.
Bunlar /ä/, /e/, /ɛ/, /i/, /ɯ/, /o/, /ø/, /u/, /y/ sesleridir.Os principais fonemas são: /i/, /y/, /u/, /e/, /ɛ/, /ɔ/ e /a/.
Bu şekilde seslerini tüm dünyaya duyurmaya başladılar.E assim o método começou a difundir-se pelo mundo.
Sesleri çok güzeldir.Seus sermões são lindos.
Kuşların sesleri, "düdelio - gögü" şeklindedir.Auspícios significam "observações de pássaros."
Ayrıca, frekansı çok düşük uzun dalga alt sesleri de duyarlar.Musaranhos também usam a localização, a partir de pulsos sonoros de curta duração e alta frequência.
Akord sesleri pesten tize sol, re, la ve mi'dir.Antastha aksharas íncluem as sílabas ya, ra, la e va.
Vokal yeteneğini överek "Pop müziğin muazzam seslerinden biri ve beraber şarkılar yapmaya başlayacağız," dedi.E supostamente deveria conter a versão original da música "And Then We Kiss".
Ayrıca bu işlem boyunca üretim sesleri video resim çerçeveleri ile senkronize edilir.Mas nós estamos fazendo audições via submissão de vídeos.
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.Os vizinhos da casa da ex-esposa, que ouviram vários disparos, chamaram a polícia pelo telefone.
Şarkı bir antika dükkânında kaydedilmiş saat sesleriyle başlar.Cada relógio foi gravado separadamente em uma loja de antiguidades.
Fakat o esnada dışarıdan silah sesleri gelir.Naquele momento, tiros foram ouvidos do lado de fora.
Unutulmasın diye, son sesleri...Zijn laatste wens was, vergeten te worden.
Kısa bir süre sonra makineli tüfek sesleri ve üç patlama duyuldu.Er werd ongeveer 30 minuten geweervuur en explosies gehoord.
Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır.Een stethoscoop (Grieks stèthos = borst(kas)) is een instrument om naar geluiden in het lichaam te luisteren.
Balinalar iletişim için de sesleri kullanırlar.Walvissen steunen sterk op geluiden om te communiceren.
Prens bu bağırtı seslerinin nereden geldiğini araştırmak ister.Ze zoeken waar dat geluid vandaan komt.
Sesleri online olarak internette bulunmaktadır.Alle nummers staan online:
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.Toen die vrouw acht was is haar huis ook afgebrand en later hoorde zij ook 's avonds stemmen en geluiden.
Çan sesleri durmuştur.De stemmen staakten.
Baştaki b- sesleri w- sesine dönüşmez.De ch-klank is stemloos, terwijl de g stemhebbend is.
Uzaktan askerlerin gittikçe yaklaşan yürüyüş sesleri duyulur.Naderende politiemotoren zijn vanaf grote afstand hoorbaar.
Sonuncusu apaçıktır ki bilyelerin çıtlama seslerini duyarız.Alsof je de vliegen kunt horen zoemen.
Her iki mağdur da, tutuldukları evde uçak iniş sesleri duyduklarını belirtmişlerdi.De luisteraars kregen nauwkeurige aanwijzingen hoe ze thuis hun twee toestellen moesten plaatsen.
Bunlar /ä/, /e/, /ɛ/, /i/, /ɯ/, /o/, /ø/, /u/, /y/ sesleridir.Vergelijk ε /e/, η /ε:/ en ο /o/, ω /ɔ:/.
Windows Ses Düzenleri olarak yeni sistem sesleri tüm Windows sürümlerinde bulunur.Met geluidenschema's wordt alle geluiden uit Windows bedoeld.
Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler.Beloega's kunnen een relatief groot aantal geluiden uitbrengen.
Örneğin polislerin şarkı sesleri çok tiz ve gıcırtılıdır.De kraai van de hanen is zingend en bijzonder zacht van klank.
Zombi sesleri çıkartarak oyuncuyu korkutmaya çalışması buna iyi bir örnektir.Psychologische horrorspellen draaien om het bang maken van de speler.
Bu yüzden birçoğu sesleri taklit edebilir.Hierdoor kunnen geluiden goed gelokaliseerd worden.
Henry David Thoreau 1838'de bu seslerin kalp atışı sesine benzediğini öne sürmüştür.Henry David Thoreau sugerował w 1838 roku, że owady te brzmią podobnie jak bicie serca.
İnsanlar 20 kHz’e kadar sesleri işitirken köpekler 40 kHz’e kadar sesleri işitir.Gryzonie słyszą dźwięki do 30 kHz, podczas gdy człowiek słyszy dźwięki do 20 kHz.
Aralarında çeşitli tık ve ıslık sesleri ile anlaşırlar.W tym czasie są oni agresywni i hałaśliwi.
Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler.Ptaki wydają przy tym dość doniosłe odgłosy.
Ayrıca bu seslerin uzun biçimleri de kullanılır (Â, Ê).Podobnie używa się słowa tasuki (jap.
Hayvanlar birbirleriyle tiz ıslıklar ve cikleme sesleriyle iletişime geçer.Są zwierzętami socjalnymi i komunikują się między sobą między innymi za pomocą wydawanych dźwięków.
Çan sesleri durmuştur.Stopiły się nawet dzwony.
Suoni la tromba - "Eğer seni rakip kurtarmak ...Trompet sesleri").Hand Of God – When You Pull the Trigger (ang.).
Adam kuyunun içine düşerken insan sesleri duymaya başlar.Gdy więc ten zaczyna spadać na dno studni, słyszy ludzkie głosy.
Dışarıda ahalinin eğlenme sesleri duyulur.Podczas niej można usłyszeć odgłosy stosunku seksualnego.
Bu yüzden birçoğu sesleri taklit edebilir.Potrafią wydawać różnorodne odgłosy.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Własowcy na odgłos strzałów rzucili się do ucieczki.
Kemençeyi tutan sol el, parmakları tellere basarak istenen sesleri bulur.Lewą ręką chwyta szyjkę, palcami naciskając struny w odpowiednich miejscach dla pożądanego dźwięku.
Egenin tuzlu suları çocuk sesleriyle dolmuş.Utwory solowe na głos dziecięcy.
Daha sonra, geminin duvarından ritmik şekilde vuruş sesleri gelir.Wokół statku pojawiły się przyciągnięte hałasem rekiny.
Ses bilimi, (fonoloji, fonetik dil) belirli dil seslerini (fonemler) inceleyen bir bilim dalıdır.Fonologia (dawniej głosownia) – nauka o systemach dźwiękowych języków.
Kısa bir süre sonra makineli tüfek sesleri ve üç patlama duyuldu.W krótkim odstępie czasu doszło do trzech eksplozji i sześciu strzelanin.
Albüm kapağını, renkleri ve sesleri biliyorum.Pamiętam kolory, dźwięki, wszystko.
Çan sesleri durmuştur.Klockorna ringer.
Balinalar iletişim için de sesleri kullanırlar.Vissa fåglar använder även mekaniska ljud för att kommunicera.