Ama önplan seslerine tepki gösteriyorlar.Но те реагират на звуци на преден план.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.(18:5) По всей земле проходит звук их, и до пределов вселенной словаих. Он поставил в них жилище солнцу,
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Der er ei tale, der er ei ord, ei høres deres* røst. / {* himlenes.}
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.det är ej ett tal eller språk vars ljud icke höres.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Het is duidelijk dat dat geen echte woorden zijn; het is immers niet te horen.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.그 소리가 온 땅에 통하고 그 말씀이 세계 끝까지 이르도다 하나님이 해를 위하여 하늘에 장막을 베푸셨도다
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.m [olyan] szó, sem [olyan] beszéd, a melynek hangja nem hallható:
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.når Himlens Røst over Jorden vide, dens Tale til Jorderigs Ende. På Himlen rejste han Solen et Telt;
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Neníť řeči ani slov, kdež by nemohl slyšán býti hlas jejich.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Niemasz języka ani mowy, gdzieby głosu ich słychać nie było.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Nieto reči ani nieto slov, aby nebolo čuť ich hlasu.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Non è linguaggio e non sono parole, di cui non si oda il suono
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Se ei ole puhetta, se ei ole kieltä, jonka ääni ei kuuluisi.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.בכל הארץ יצא קום ובקצה תבל מליהם לשמש שם אהל בהם׃
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.في كل الارض خرج منطقهم والى اقصى المسكونة كلماتهم. جعل للشمس مسكنا فيها
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.他 的 量 帶 通 遍 天 下 、 它 的 言 語 傳 到 地 極 。 神 在 其 間 為 太 陽 安 設 帳 幕
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.他 的 量帶通 遍 天下 、 它 的 言語傳 到 地極 。 神 在 其 間為 太 陽安 設帳幕
Ama sesler yokolmadıAle hałas nie zniknął.
Ama sesler yokolmadıA zaj azonban nem szűnt meg.
Ama sesler yokolmadıDoch das Geräusch verschwand nicht.
Ama sesler yokolmadıÎnsă zgomotul nu a dispărut.
Ama sesler yokolmadı하지만 그 잡음은 사라지지 않았습니다.
Ama sesler yokolmadıMaar het geluid verdween niet.
Ama sesler yokolmadıMa il rumore non scomparve.
Ama sesler yokolmadıMais le bruit ne disparaissait pas.
Ama sesler yokolmadıMas o ruído não desapareceu.
Ama sesler yokolmadıMen oljudet försvann inte.
Ama sesler yokolmadıNamun suara itu tidak hilang.
Ama sesler yokolmadıNhưng âm thanh ấy không biến mất.
Ama sesler yokolmadıOnen zvuk ale nezmizel.
Ama sesler yokolmadıPero el ruido no desapareció.
Ama sesler yokolmadıTento šum však nezmizol.
Ama sesler yokolmadıΑλλά ο ήχος δεν εξαφανίστηκε.
Ama sesler yokolmadıНо шум не исчез.
Ama sesler yokolmadıНо шумът не изчезнал.
Ama sesler yokolmadıТа звук не зникав.
Ama sesler yokolmadıאבל הרעש לא נעלם.
Ama sesler yokolmadıولكن الضوضاء لم تختفي.
Ama sesler yokolmadıペンジアとウィルソンが聞いていた
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Aber ich höre das Grollen der Räder.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Ale já jsem slyšel rachot kol.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Ale ja som počul rachot kolies.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Ale słyszę dudnienie kół.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Ampak sem slišal ropot koles.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Dar am auzit vuietul roţilor.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.De hallom a morgás a kerekek.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.하지만 바퀴의 굉음 소리.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Maar ik hoor het gerommel van de wielen.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Mais j'entends le grondement des roues.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Ma sento il rombo delle ruote.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Men jag hör mullret av hjulen.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Men jeg hører rumlen af hjul.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Mutta kuulen jyrinää pyörät.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Nhưng tôi nghe rumble của bánh xe.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Tapi aku mendengar gemuruh roda.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Αλλά ακούω το rumble των τροχών.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Але я чую стукіт коліс.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Но чувам тътена на колелата.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Но я слышу стук колес.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.אבל אני שומע רעש של גלגלים.