Ana içeriğe geç
Sözlük

sesim ile cümle

sesim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu benim kendi sesimi duyurabildiğimi hissettiğim ilk fırsattı.וזו הייתה הפעם הראשונה שהייתה לי הזדמנות
Bu benim kendi sesimi duyurabildiğimi hissettiğim ilk fırsattı.وهذه كانت أول مرة حصلت فيها على فرصة
Bu benim kendi sesimi duyurabildiğimi hissettiğim ilk fırsattı.表現できたと感じられたのです
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Aceasta e prima versiune a vocii mele de calculator.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.C'est la première version de ma voix d'ordinateur.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Dies ist die erste Version meiner Computerstimme.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Dit is de eerste versie van mijn computerstem.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Đó là phiên bản đầu tiên cho giọng nói điện tử của tôi.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.E' la prima versione della mia voce elettronica.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Esta é a primeira versão da minha voz de computador.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Esta es la primera versión de mi voz computarizada.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Ez a számítógépes hangom első változata.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Ini adalah versi pertama suara komputer saya.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.이건 제 컴퓨터음성의 가장 첫번째 버전입니다.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.To pierwsza wersja mojego komputerowego głosu.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Toto je první verze mého počítačového hlasu.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Είναι η πρώτη έκδοση της φωνής μου από υπολογιστή.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Това е първата версия на компютърния ми глас.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.Это первая версия моего компьютерного голоса.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.זו הגרסה הראשונה של הקול הממוחשב שלי.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.هذا هو الاصدار الاول لصوتي الالكتروني
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.まだ改善が必要ですが
"Bu çocuktan uzak durun!" Sesimi kıstığımda, hepsi yanımıza geldi"běž s ním někam jinam," když jsem ztišil hlas, přišly rovnou k nám.
"Bu çocuktan uzak durun!" Sesimi kıstığımda, hepsi yanımıza geldi"Staţi departe de puştiul ăsta!" au venit imediat lângă noi când am început să vorbesc mai încet.
"Bu çocuktan uzak durun!" Sesimi kıstığımda, hepsi yanımıza geldi"μακριά απ" αυτόν" όταν χαμήλωσα τον τόνο της φωνής μου, ήρθαν κοντά μας.
"Bu çocuktan uzak durun!" Sesimi kıstığımda, hepsi yanımıza geldi"Бежим от этого парня куда подальше!" — а когда я стал говорить тише, они все пришли к нам.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Acestea sunt cuvintele mele, dar asta nu este vocea mea.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Ce sont mes mots, mais ce n'est pas ma voix.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Đây là ngôn từ của tôi, nhưng không phải giọng nói của tôi.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Dies sind meine Worte, aber es ist nicht meine Stimme.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Dit zijn mijn woorden, maar het is niet mijn stem.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Estas palavras são minhas, mas esta não é a minha voz.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Estas son palabras mías pero no es mi voz.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Ezek az én szavaim, de nem az én hangom.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Ini adalah kata-kata saya, tapi ini bukan suara saya.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.지금 듣고 계신 것은, 저의 목소리가 아닙니다.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Queste sono le mie parole, ma questa non è la mia voce.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.To są moje słowa, ale to nie mój głos.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Toto jsou má slova, ale nikoli můj hlas.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Ακούτε τα λόγια μου, αλλά αυτή δεν είναι η φωνή μου.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Това са моите думи, но не и моят глас.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Это мои слова, но это не мой голос.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.אלו מילים שלי אבל לא הקול שלי.
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.هذه كلماتي، ولكن هذا ليس صوتي
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.これはAlex という
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Also führte mein Chirug als einen letzten Versuch meine Stimme zu retten diese Prozedur selbst aus.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.De aceea m-a operat doctorul meu, ca o ultimă încercare de a-mi salva vocea.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Dus mijn eigen chirurg heeft de operatie uitgevoerd in een laatste poging om mijn stem te redden.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Então o meu cirurgião executou o procedimento numa última tentativa para salvar minha voz.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Entonces mi propia cirujana realizó la operación, en un último intento desesperado por salvar mi voz.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Et donc c'est mon propre chirurgien qui a fait le travail dans une dernière tentative pour sauver ma voix.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Ezért a saját sebészem végezte el a műtétet, hogy egy utolsó kísérlettel megmentse a hangomat.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.그래서 제 담당 의사 선생님이 제 목소리를 살리기 위해 최후의 시도까지 과정을 실행하셨습니다.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Môj chirurg teda vykonal procedúru v poslednom pokuse zachrániť môj hlas.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Quindi, i miei medici mi operarono personalmente come ultimissimo tentativo di salvarmi la voce.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Sehingga dokter bedah saya sendiri yang melakukannya dalam upaya terakhir untuk menyelamatkan suara saya.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Więc mój własny chirurg przeprowadził zabieg, jako ostatnią deskę ratunku.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Έτσι ο δικός μου χειρουργός έκανε την εγχείρηση σε μια απεγνωσμένη προσπάθεια να σώθει η φωνή μου.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.Затова собственият ми хирург извърши процедурата, в последен опит да спаси гласа ми.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.И поэтому мой хирург сам провёл эту операцию в последней отчаянной попытке спасти мой голос.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod