Eskiden bir sesim vardı.Thì mé trước lại có tiếng reo.
Şimdi yüz sesim var.Hiện còn khoảng 100 bài.
Şimdi yüz sesim var.^ 第100話。
Şimdi insanlar gerçekten sesimi ve şeklimi tanıyo.その素顔や正体は誰も知らないまま。
Canlı yayında kendi iç sesimi dinlemekten arayan kişinin konuşmasını dinleyemedim." dedi.自分が関わった事故を放送で聞くとは思わなかった」と話した。
Tekrardan hiç konuşmamayı, çünkü sesimin birini öldüreceğini düşündüm.''之後我想我不可以再說話了,因為我的聲音會殺死人”。
Eskiden bir sesim vardı.这里曾经有一个神谕。
Yardım istedim ölüler diyarının bağrından, Kulak verdin sesime.我僻處荒徼,幸入朝睹天子声光,即死無憾。
Benim sesimi işitecekler ve tek sürü, tek çoban olacak".如来烧亦尽,唯有一群僧”。
Şimdi yüz sesim var.十信有百。
Ama sesimi çıkarmadım.나는 내 목소리를 치켜세우지 않았다.
Eskiden bir sesim vardı.예전에 연인이 한 명 있었다.
Eskiden bir sesim vardı.פעם היה לי לב.
Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.אינני מקבל זאת; אתם יודעים שאינני צעיר כל כך ונשארתי סוציאליסט.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.כשהיתר לא הצטרפו לטבוח ביהודים ולא התערבו לטובת הטובחים כי נפל עליהם פחד מהיהודים.
Sesimden nefret ediyorum.אני שונא את הקול שלי.
Sesimden nefret ediyorum.אני שונאת את הקול שלי.
Sesimden nefret ediyorum.אני שונא את קולי.
Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.Когато дойдоха за социалдемократите, аз мълчах; не бях социалдемократ.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Когато дойдоха за евреите, аз мълчах; не бях евреин.
Şimdi yüz sesim var.Mate 11 glasova.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Keď prišli po židov, mlčal som; nebol som predsa žid.
Meğer ben bugüne kadar sesimi çok doğru ve profesyonel kullanmamışım.Také dobré a otvorené srdcia som ešte nikde nenašla.
Şimdi yüz sesim var.Tých sú stovky.
Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.Doslovný preklad: Keď nacisti prišli po komunistov, mlčal som; nebol som predsa komunista.
Şimdi yüz sesim var.Prejela je 100 glasov.
Sesimi beğeniyorum ve kimseyi bu sesten mahrum bırakmak istemedim." sözleriyle dile getirmiştir.Čakal sem, nisem jih ubil, preden ne slišim vaše besede o tem."
Şimdi yüz sesim var.Dabar jų yra šimtai.
Şimdi yüz sesim var.Valikuid on sadu.
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,제 목소리를 17년 동안 듣지 못했기 때문에 뒤돌아보고 이랬어요.
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Ich hatte sie 17 Jahre nicht gehört, also habe ich mich umgeschaut und sagte:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Ik had mijn stem in geen 17 jaar gehoord. Dus keek ik zoekend om en ik zei,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Jag hade ju inte hört min egen röst på 17 år, så jag vände mig om och såg mig omkring, jag sade,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Je n'ai pas entendu le son de ma voix depuis 17 ans, je me suis donc retourné, j'ai regardé et j'ai dit :
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Não ouvia a minha voz há 17 anos, portanto voltei-me e olhei e disse:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nem hallottam a hangomat 17 évig, ezért hátrafordultam, és azt mondtam:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nepočul som ho 17 rokov, a tak som sa otočil, pozrel sa a povedal,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Neslyšel jsem svůj hlas 17 let, tak jsem se otočil a zíral a říkal si,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nie słyszałem mojego głosu od 17 lat, więc odwróciłem się, spojrzałem i powiedziałem:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Non sentivo la mia voce da 17 anni. Così mi voltai, mi guardai intorno e dissi:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nu-mi auzisem vocea timp de 17 ani, așa că m-am întors, m-am uitat și am spus,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Tôi đã không nghe được tiếng nói của mình trong 17 năm qua, nên tôi quay lại nhìn rồi nói.
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Yo no había oído mi voz en 17 años, así que dí la vuelta, miré y dije:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Не бях чувал гласа си от 17 години затова се обърнах и си казах -
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Я не слышал своего голоса 17 лет, поэтому я оглянулся, осмотрелся и сказал себе,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,לא שמעתי את הקול שלי במשך 17 שנים, אז הסתובבתי והסתכלתי ואמרתי,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,لم أسمع صوتي منذ 17 سنة، لذلك التفت حولي و نظرت ثم قلت،
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,それで振り返って言ったのです 「誰が私の考えを声に出しているんだ?」
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Also konnte ich nicht wissen, dass ich nicht sprechen oder etwas verstehen konnte, bis ich es versuchte.
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."A říkám si: "Bože, i já zním jako zlatý retrívr!"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Ezt gondolom: "Jaj, istenem, én hangzom úgy, mint egy Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."J'ai besoin d'aide !"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Ja też brzmiałam jak pies.
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Jeg tænker: "Åh du godeste, jeg lyder som en Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Jösses, JAG låter som en golden retriever"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."저는 몰랐던 거죠. 시도해 볼때까지는
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Mă gândesc "O, doamne, parcă-s un Golden Retriever!"
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Meu Deus! Eu pareço um Golden Retriever."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Mutta ääneni kuulostaa seuraavalta "Hau hau hau hau hau."
"Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim."Penso, "Oh santo cielo, sembro un Golden Retriever."