Sesimi çıkarmadım çünkü aranız iyi gibi görünüyordu.You two went out happily, so I didn't open my mouth.
Aslında, bazı insanlar güzel bir sesim olduğunu söyler.Well, some people say I have a cute voice.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.So the polyphony problem: I've only got one voice.
Sesimiz duyuluyor.There is no going back.
Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!The loud one. The quiet one.
Sonik bir çerçeve oluşturmak için sesim ve çellom katmanlıdır.My cello and my voice are layered to create this large sonic canvas.
Buradaki benim sesimi dinliyor.So this guy's listening to my voice here.
YemenTimes.com sitesini ziyaret etmeniz çok önemli, ve sesimizi dinlemeniz çok önemli.It's very important for you to go to YemenTimes.com, and it's very important to listen to our voice.
Bu yüzden, sesimi iyice kıstım.So I hushed my voice.
"Bu çocuktan uzak durun!" Sesimi kıstığımda, hepsi yanımıza geldi"Get the hell away from this kid!" -- when I lowered my voice, they all came right up to us.
Sesimizi nasıl yükseltmeliyiz?How do we speak up?
Karşılığında sana sesimi veririm.I'll give you my voice in exchange.
Şimdi ilgini çekebildim değil mi? Sesimin ne kadar güzel olduğunu bilirsin.You're listening to me now so you can tell how beautiful my voice is.
Sesimi duymak istiyorsun.You want to hear my voice.
Sesimi tanımadın mı?Don't you recognize my voice?
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.They'll like me since I have the same voice.
Alo? Sesim geliyor mu?[film whirrs]
Korkmayacağız, sesimiz utanç dolu değil ve vücudumuz ucuz değil.I tell them, rest assured for your revolutionary and honored women are safeguarded and dignified.
Şimdi tek yapmam gereken, başka bir hüzme yaratmak, alttaki hüzme benim sesim değil mi?All I need now is to flip on another beam, and the bottom beam is me talking, right?
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.I performed here and there, but as my condition deteriorated, so did my voice.
Bunun üzerine ameliyatı benim doktorum yaptı, sesimi kurtarabilmek için son bir hamle.So my own surgeon performed the procedure in a last-ditch attempt to save my voice.
Konuşmamı yavaşça yitirdikçe, sesimi kazandım.As I slowly lost my speech, I gained my voice.
Sesim mi?My voice?
Sesime ne olmuş?What about my voice?
Sesimin cırlama sesi olduğunu söylüyor.Now he says I make squeaking sounds.
Sizin yüzünüzden sesim kısıldı aqIonako je rat sad izgubljen
Tamam, şimdilik sesimi kesiyorum.Alright, I'll shut up now
Bizim sesimizi ve gücümüzü grup olarak yükseltmemize izin verir.It allows us to amplify our voices and our power as a group.
Ben de burada kendi robotum Chris'le uğraşırken, o da benim sesimdeki tonlamaya dikkat ediyordu.And when I was dealing with my robot over here,
- Ýyi akţamlar! - Çok yaţa Woeste, meclisteki sesimiz!E os socialistas!
Bunlar benim kelimelerim, fakat bu ses benim sesim değil.Roger Ebert: These are my words, but this is not my voice.
Fakat kendi sesimize ne kadar değer veriyoruz?But what value do we place on the sound of our own voice?
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.I thought it would be creepy to hear my own voice coming from a computer.
Ve kulağa benim sesim gibi geliyordu, gerçekten de.And it sounded like me, it really did.
Bu bilgisayar sesimin ilk versiyonu.This is the first version of my computer voice.
Bir şey okuduğumda, benim sesimle o okuyacak.When I read something, it will read in my voice.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.As you can hear, it sounds like me, but the words jump up and down.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.The good people in Scotland are still improving my voice, and I'm optimistic about it.
Ve internette, gerçek sesim kendisini ifade edebiliyor.And on the Web, my real voice finds expression.
-Yirmi Bakanlar olduğunu söylüyorlar... bize, binlerce ve sesimizi alamıyoruz.After 911, I was really concerned with the security of my family.
Sesimde bir ţey yok Mümtaz Bey!There is nothing wrong with my voice Mr. Mumtaz
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.If I had called, and he had answered me, yet I wouldn't believe that he listened to my voice.
Sana yakarıyorum, ya RAB, kulak ver sesime, Lütfet, yanıtla beni!Hear, Yahweh, when I cry with my voice. Have mercy also on me, and answer me.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Evening, morning, and at noon, I will cry out in distress. He will hear my voice.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.But my people didn't listen to my voice. Israel desired none of me.
Sevgin uyarınca sesime kulak ver, Hükümlerin uyarınca, ya RAB, yaşam ver bana!Hear my voice according to your loving kindness. Revive me, Yahweh, according to your ordinances.
Sesimi işit, ya Rab, Yalvarışıma iyi kulak ver!Lord, hear my voice. Let your ears be attentive to the voice of my petitions.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Give ear, and hear my voice! Listen, and hear my speech!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Rise up, you women who are at ease! Hear my voice! You careless daughters, give ear to my speech!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.You heard my voice; don't hide your ear at my breathing, at my cry.
Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.My sheep hear my voice, and I know them, and they follow me.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!but I could wish to be present with you now, and to change my tone, for I am perplexed about you.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Hear my voice, O God, in my prayer: preserve my life from fear of the enemy.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!LORD, I cry unto thee: make haste unto me; give ear unto my voice, when I cry unto thee.
Sayın Valim, emniyet müdürüm, milletvekilleri sesimizi duysunlar.Dear governor, chief of security, senator hear us.
Sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.We will continue to make noise.
SETimes'a konuşan Cozma, "En azından sesimizin duyulup hükümetin düşmesinden memnunum."I have at least the satisfaction our voices were heard and the government fell.
Mektupta, "Sayın Bakan, bizim de sesimiz var, biz de duyuyor ve görüyoruz."Mr. Minister, we have a voice, and we hear and see.
Sesim gölge gibi şehirde yerde kalıyor.Meine Stimme liegt wie ein Schatten auf der Stadt.
Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.Als sie die Sozialdemokraten einsperrten, habe ich geschwiegen; ich war ja kein Sozialdemokrat.