Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!〔 大衛 的 詩 。 〕 耶和華 阿 、 我 曾 求告 你 . 求你 快快 臨到 我 這裡 . 我 求告 你 的 時候 、 願 你 留心 聽 我 的 聲音
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?Głosem gramy wszyscy, ale ilu z nas uczono go używać? Nauczcie się.
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?목소리는 우리 모두가 연주할 수 있는 악기입니다, 아직도 여러분 대다수가 목소리를 가꾸는데 얼마나 훈련할까요? 훈련하세요.
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?La voz es el instrumento que todos usamos ¿y cuántos entrenamos la voz? Entrenémosla.
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?Голос - це інструмент, на якому граємо ми всі, але чи багато хто з нас навчався їм володіти? Тренуйтеся.
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?הקול הוא הכלי שבו כולנו מנגנים, אך כמה מאיתנו מאומנים בשימוש בו? השיגו הכשרה בו.
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?بأدوات موسيقية مثلاً .. والتي نعزف بها جميعاً كم واحد منا يتعلم اليوم كيف استخدام صوته ؟ .. تعلم ذلك
Ses hepimizin kullandığı bir enstrüman, ve şimdiye kadar hangimiz sesimizi kullanmanın eğitimini aldık?でも発声法を習ったことはありますか?習って下さい 歌や楽器も習いましょう
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Họ sẽ thích mình vì giọng của mình vẫn như vậy.
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Ils m'aimeront puisque j'ai la même voix.
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Les gustaré por que tengo la misma voz.
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Les gustaré por que tengo la misma voz.
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Mereka akan menyukaiku karena aku memiliki suara yang sama
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Mi prenderanno, visto che ho la stessa voce.
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Spodobam im się, bo mam ten sam głos
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.Tetszenék nekik, mert a hangom az ugyanolyan.
Sesim aynı olduğu için beni beğenirler.سيحبونني لدي نفس الصوت
Sesimde bir şey var galiba.De signalerer til militsen at vi er på vej! Ok, 56, ser ud som om de har venner i marken.
Sesimde bir şey var galiba.- <i>Tenho dados sobre mensagens deles.</i> - <i>Tenho pneus a arder, escuto.</i>
Sesimde bir şey var galiba.Tengo información interceptada.
Sesimde bir şey var galiba.Θα λεγε κανείς πως έχω αναγνωριστικό σήμα στη φωνή μου.
Sesimde bir şey var galiba.Изглежда препредават звука.
Sesimde bir şey var galiba..אני רואה צמיגים בוערים. עבור
Sesime ne olmuş? Hayır, öyle değil.Τι έχει η φωνή μου;
Sesime ne olmuş? Hayır, öyle değil.صوتي؟ ما بهي صوتي؟
Sesime ne olmuş?Mi van a hangommal?
Sesim geliyor mu?Mă aude?
Sesim geliyor mu?Me sliši?
Sesim geliyor mu? Sorun nedir? - Bağlantı koptu.- Il m'entend ? - <i>Qu'est-ce qui se passe ?</i> - <i>La radio ne marche plus.</i>
Sesim geliyor mu? Sorun nedir?Que se passa?
Sesim geliyor mu? Sorun nedir?-Slyší mě?
Sesim geliyor mu? Sorun nedir?- Чува ли ме той?
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Čuješ môj hlas, len nezakrývaj svojho ucha pred mojou prosbou o úľavu, pred mojím pokorným volaním o pomoc!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Du hör min röst; tillslut icke ditt öra, bered mig lindring, då jag nu ropar.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Du hørte min røst; lukk ikke ditt øre for mitt rop, men la mig få lindring!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.du hørte min Røst: "O, gør dig ej døv for mit Skrig!"
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.en U luisterde naar mij! U hoorde mijn smeekbeden en zag mijn tranen!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Glas moj si čul; ne skrivaj ušesa svojega zdihovanju mojemu, vpitju mojemu.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Głos mój wysłuchiwałeś; nie zatulajże ucha twego przed wzdychaniem mojem, i przed wołaniem mojem.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Hallottad az én szómat; ne rejtsd el füledet sóhajtásom és kiáltásom elõl.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Hlas můj vyslýchával jsi; nezacpávejž ucha svého před vzdycháním mým a voláním mým.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.주께서 이미 나의 음성을 들으셨사오니 이제 나의 탄식과 부르짖음에 주의 귀를 가리우지 마옵소서
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Mi voz has oído: '¡No escondas tu oído cuando clamo por alivio!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Ngài chúng con đã nghe tiếng tôi , xin đừng bịt tai khỏi hơi thở và lời kêu_van tôi .
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Ngài chúng con đã nghe tiếng tôi, xin đừng bịt tai khỏi hơi thở và lời kêu van tôi.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Ouviste a minha voz; não escondas o teu ouvido ao meu suspiro, ao meu clamor.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Sinä kuulit minun huutoni: "Älä peitä korvaasi minun avunhuudoltani, että saisin hengähtää".
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Tu as entendu ma voix: Ne ferme pas l`oreille à mes soupirs, à mes cris!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Tu hai udito la mia voce: «Non chiudere l'orecchio al mio sfogo»
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Tu mi-ai auzit glasul: ,,Nu-Ţi astupa urechea la suspinurile şi strigătele mele.``
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.und du erhörtest meine Stimme: Verbirg deine Ohren nicht vor meinem Seufzen und Schreien!
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Ηκουσας την φωνην μου μη κλεισης το ωτιον σου εις τον στεναγμον μου, εις την κραυγην μου.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Ти чу гласа ми; не затваряй ухото Си за въздишането ми, за вопъла ми;
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.Ты слышал голос мой; не закрой уха Твоего от воздыхания моего, от вопля моего.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.קולי שמעת אל תעלם אזנך לרוחתי לשועתי׃
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.لصوتي سمعت. لا تستر اذنك عن زفرتي عن صياحي.
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.你 曾 聽 見 我 的 聲 音 . 我 求 你 解 救 、 你 不 要 掩 耳 不 聽
Sesimi, ‹‹Ahıma, çağrıma kulağını kapama!›› dediğimi duydun.你 曾聽見 我 的 聲音 . 我 求你 解救 、 你 不 要 掩耳 不 聽
Sesimi çıkarmadım çünkü aranız iyi gibi görünüyordu.Boldogan mentek el, ezért nem járt el a szám.
Sesimi çıkarmadım çünkü aranız iyi gibi görünüyordu.Vous êtes partis joyeusement tous les deux, alors je n'ai rien dit.