Ana içeriğe geç
Sözlük

sesim ile cümle

sesim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Saya mengadakan pertunjukan di mana-mana namun saat kondisi saya semakin buruk suara saya juga semakin buruk.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Tôi vẫn biểu diễn nay đây mai đó, nhưng khi bệnh tình tệ hơn, thì giọng hát của tôi cũng vậy.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Vystupovala som tu a tam, ale ako sa zhoršoval môj zdravotný stav, rovnako sa zhoršoval aj môj hlas.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Występowałam tu i tam, jednak zarówno moja kondycja, jak i głos pogarszały się.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Пях тук-там, но докато заболяването ми се влошаваше се влоши и гласа ми.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Я выступала во многих местах, но когда моё состояние ухудшилось, хуже стал и мой голос.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.הופעתי פה ושם, אבל כפי שהמצב שלי הידרדר כך גם הקול שלי.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.قمت ببعض الادوار من حين الى آخر ولكن حالتي الصحية بدأت تتضعضع وكذلك صوتي
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.体調が悪化するに従って 声も出なくなってきました 医者には肺移植の予約を入れるべきだと
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.예를 들자면, 왼쪽의 이것은 제 목소리에 약간의 울림을 첨가할수 있게 해주고,
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.Napríklad, jeden tu naľavo mi umožňuje pridať trochu ozveny do hlasu, čo mi dáva tú -- (trúbka) -- príchuť.
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.Například tento nalevo mi umožňuje přidávat trochu dozvuku, což mi dodává - (Trubka) - příchuť.
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.Ten po lewej pozwala mi dodać do dźwięków trochę pogłosu, co pozwala mi na taki... (Trąbka) ...smaczek.
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.Наприклад, оцей зліва додає невеликого ехо до мого голосу, що дає мені ось такий - (Труба) - відтінок.
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.למשל, זה פה משמאל מאפשר לי להוסיף מעט הדהוד לקול שלי,
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.على سبيل المثال، التي على اليسار هنا تسمح لي بإضافة القليل من الصدى لصوتي،
Örneğin, şu soldaki sesime biraz yankı verebilmeme imkan tanıyor, bana sağladığı şey; (Trompet) gerçek lezzet.これを使うと 声がよく響くようになります そして僕の声に...
Pekala 56, galiba yerde bazı siviller var. Sesimde bir şey var galiba.- Obveščajo milico, da prihajamo.
Roger Ebert: "Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.로저 에버트 : 들으신대로 제 자신의 목소리와 비슷하지만,
Roger Ebert: "Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.רוג'ר אברט: כמו שאתם שומעים, זה נשמע כמוני,
Roger Ebert: "Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.روجير إيبرتت : كما ترون الصوت يشبه صوتي تماما
Roger Ebert: "Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.単語があちこち 飛んでいる感じです
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.(54:18) Вечером и утром и в полдень буду умолять и вопиять, и Он услышит голос мой,
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.(55:18) Le soir, le matin, et à midi, je soupire et je gémis, Et il entendra ma voix.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Al anochecer, al amanecer y al mediodía oraré y clamaré; y él oirá mi voz
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Ale ja do Boga zawołam, a Pan mię wybawi.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Ale ja volám na Boha, a Hospodin ma zachráni.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Buổi chiều , buổi_sáng , và ban trưa , tôi sẽ than_thở rên - siết ; Ngài ắt sẽ nghe tiếng tôi .
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Buổi chiều, buổi sáng, và ban trưa, tôi sẽ than thở rên-siết; Ngài ắt sẽ nghe tiếng tôi.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Des Abends, Morgens und Mittags will ich klagen und heulen, so wird er meine Stimme hören.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.De tarde, de manhã e ao meio-dia me queixarei e me lamentarei; e ele ouvirá a minha voz.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Én az Istenhez kiáltok, és az Úr megszabadít engem.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Io invoco Dio e il Signore mi salva
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Já pak k Bohu volati budu, a Hospodin vysvobodí mne.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Jeg klager og stønner ved Kvæld, ved Gry og ved Middag; min Røst vil han høre
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Jeg vil rope til Gud, og Herren skal frelse mig.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.저녁과 아침과 정오에 내가 근심하여 탄식하리니 여호와께서 내소리를 들으시리로다
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Maar ik weet wat ik moet doen: ik roep naar God; de HERE zal mij bevrijden.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Men jag ropar till Gud; HERREN skall frälsa mig.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Mutta minä huudan Jumalaa, ja Herra pelastaa minut.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Seara, dimineaţa, şi la amiază, oftez şi gem, şi El va auzi glasul meu.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Siang malam aku mengeluh dan menangis, dan Ia mendengar suaraku
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Zvečer in zjutraj in opoldne bom tožil in stokal, dokler ne usliši mojega glasu.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Εσπερας και πρωι και μεσημβριαν θελω παρακαλει και φωναζει και θελει ακουσει της φωνης μου.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Вечер и заран и на пладне ще се оплаквам и ще стена; И Той ще чуе гласа ми.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.ערב ובקר וצהרים אשיחה ואהמה וישמע קולי׃
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.‎مساء وصباحا وظهرا اشكو وانوح فيسمع صوتي‎.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.我 要 晚 上 、 早 晨 、 晌 午 、 哀 聲 悲 歎 . 他 也 必 聽 我 的 聲 音
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.我 要 晚上 、 早晨 、 晌午 、 哀聲悲歎 . 他 也 必 聽 我 的 聲音
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.(5:4) Éternel! le matin tu entends ma voix; Le matin je me tourne vers toi, et je regarde.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.(5:4) Господи! рано услышь голос мой, – рано предстану пред Тобою, и буду ожидать,
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.Akta på mitt klagorop, du min konung och min Gud; ty till dig vill jag ställa min bön.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.Årle hører du, HERRE, min Røst, årle bringer jeg dig min Sag og spejder.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.Ascolta la voce del mio grido, o mio re e mio Dio, perché ti prego, Signore
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.Doamne, auzi-mi glasul, dimineaţa! Dimineaţa eu îmi îndrept rugăciunea spre Tine, şi aştept.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.God, U bent mijn Koning en ik zal tot niemand anders bidden dan alleen tot U.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.GOSPOD, zgodaj boš slišal glas moj, zgodaj položim prošnjo pred teboj in bom čakal.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.HERR, frühe wollest du meine Stimme hören; frühe will ich mich zu dir schicken und aufmerken.
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.여호와여 아침에 주께서 나의 소리를 들으시리니 아침에 내가 주께 기도하고 바라리이다
Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim.Kuuntele huutoni ääntä, minun kuninkaani ja Jumalani, sillä sinua minä rukoilen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sesim ile cümle - Sayfa 15 - sesim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App