Ana içeriğe geç
Sözlük

sesim ile cümle

sesim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.너희는 귀를 기울여 내 목소리를 들으라 자세히 내 말을 들으라
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Kuunnelkaa ja kuulkaa minun ääntäni, tarkatkaa ja kuulkaa minun sanojani.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Lyssnen och hören min röst, akten härpå och hören mitt tal.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Lyt til og hør min Røst, lån Øre og hør mit Ord!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Nadstawiajcie uszów, a słuchajcie głosu mego; bądźcie pilni, a słuchajcie mowy mojej.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Nagnite ušesa in čujte glas moj, poslušajte in čujte govor moj!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Nastavte uší, a slyšte hlas můj; pozorujte, a poslechněte řeči mé.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Nehmet zu Ohren und höret meine Stimme; merket auf und höret meine Rede:
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.,,Plecaţi-vă urechea, şi ascultaţi glasul meu! Fiţi cu luare aminte, şi ascultaţi cuvîntul meu!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Porgete l'orecchio e ascoltate la mia voce, fate attenzione e sentite le mie parole
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Pozorujte ušima a počujte môj hlas; nakloňte ucho a počujte moju reč!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Prêtez l`oreille, et écoutez ma voix! Soyez attentifs, et écoutez ma parole!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Vegyétek füleitekbe és halljátok szavam', figyeljetek és hallgassátok beszédem'!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Vend øret til og hør min røst, gi akt og hør min tale!
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Ακροασθητε και ακουσατε την φωνην μου προσεξατε και ακουσατε τον λογον μου.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Дайте ухо и слушайте гласа ми. Внимавайте и слушайте думите ми,
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.Приклоните ухо, и послушайте моего голоса; будьте внимательны, и выслушайте речь мою.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.האזינו ושמעו קולי הקשיבו ושמעו אמרתי׃
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.اصغوا واسمعوا صوتي انصتوا واسمعوا قولي.
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.你 們 當 側 耳 聽 我 的 聲 音 、 留 心 聽 我 的 言 語
Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.你 們當側 耳 聽 我 的 聲音 、 留心 聽 我 的 言語
Milise geldiğimizi haber veriyor! Pekala 56, galiba yerde bazı siviller var. Sesimde bir şey var galiba.-Semnalează miliţia că venim.
Milise geldiğimizi haber veriyor! Pekala 56, galiba yerde bazı siviller var. Sesimde bir şey var galiba.Signály milícii, že sa blížime.
Milise geldiğimizi haber veriyor! Pekala 56, galiba yerde bazı siviller var. Sesimde bir şey var galiba.Signály vojáky, že se blížíme.
Onları beklemeyeceğiz. Sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.Non siamo disposti ad attendere i tempi del governo e continueremo a farci sentire.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Ač bych pak i volal, a on mi se ozval, neuvěřím, aby vyslyšel hlas můj,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Ainda que eu chamasse, e ele me respondesse, não poderia crer que ele estivesse escutando a minha voz.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Choćbym go wzywał, a onby mi się ozwał, przecię nie wierzę, aby przypuścił do uszów głos mój:
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Et quand il m`exaucerait, si je l`invoque, Je ne croirais pas qu`il eût écouté ma voix,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Ha segítségül hívnám és felelne is nékem, még sem hinném, hogy szavamat fülébe vevé;
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Jos minä huutaisin ja hän minulle vastaisikin, en usko, että hän ottaisi korviinsa huutoani,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Keby som volal, a ozval by sa mi, neuveril by som, že uslyšal môj hlas,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.가령 내가 그를 부르므로 그가 내게 대답하셨을지라도 내 음성을 들으셨다고는 내가 믿지 아니하리라
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Ko bi ga klical in bi mi odgovoril, jaz bi ne veroval, da je slišal moj glas,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Mặc dầu tôi kêu cầu, và Ngài đáp lời tôi, Tôi cũng không tin rằng Ngài lắng tai nghe tiếng tôi.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Mặc_dầu tôi kêu_cầu , và Ngài đáp lời tôi , Tôi cũng không tin rằng Ngài lắng_tai nghe tiếng tôi .
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Nævned jeg ham, han svared mig ikke, han hørte, tror jeg, ikke min Røst,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Och om han än svarade mig på mitt rop, så kunde jag ej tro att han lyssnade till min röst.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Om jeg ropte, og han svarte mig, kunde jeg ikke tro at han hørte min røst,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Seandainya Ia menjawab bila aku berseru, aku ragu, benarkah Ia sudi mendengar suaraku
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Se io lo invocassi e mi rispondesse, non crederei che voglia ascoltare la mia voce
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Şi chiar dacă m'ar asculta, cînd Îl chem, tot n'aş putea crede că mi'a ascultat glasul;
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Si yo le invocara y él me respondiese, yo no podría creer que escuchara mi voz
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Wenn ich ihn schon anrufe, und er mir antwortet, so glaube ich doch nicht, daß er meine Stimme höre.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Zelfs als Hij zou antwoorden op mijn roepen, zou ik niet kunnen geloven dat Hij naar mij zou luisteren.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Εαν κραξω, και μοι αποκριθη, δεν ηθελον πιστευσει οτι εισηκουσε της φωνης μου.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Ако извиках, и ми отговореше, Не щях да повярвам, че е послушал гласа ми.
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.Если бы я воззвал, и Он ответил мне, – я не поверил бы, что голос мой услышал Тот,
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.אם קראתי ויענני לא אאמין כי יאזין קולי׃
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.لو دعوت فاستجاب لي لما آمنت بانه سمع صوتي
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.我 若 呼 籲 、 他 應 允 我 、 我 仍 不 信 他 真 聽 我 的 聲 音
Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi, Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.我 若 呼籲 、 他應允 我 、 我 仍 不 信 他 真聽 我 的 聲音
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Eu atuei aqui e ali mas, à medida que a minha saúde se deteriorava a minha voz também.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Había actuado aquí y allá, pero conforme mi condición se deterioraba también lo hacía mi voz.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Ich trat hier und da auf, aber als sich meine Gesundheit verschlechterte, tat es auch meine Stimme.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Ik deed hier en daar optredens, maar naarmate mijn toestand verslechterde, ging mijn stem ook achteruit.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Itt-ott előadtam, de ahogy az állapotom romlott, úgy a hangom is.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.J'ai fait des représentations ici et là, mais comme mon état se détériorait ma voix faisait de même.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.저는 여기 저기서 공연을 했지만, 제 컨디션이 악화되었고, 목소리도 그랬습니다.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Mai cântam din când în când, dar odată cu starea mea, mi s-a înrăutățit și vocea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sesim ile cümle - Sayfa 14 - sesim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App