Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!Van aki hangos, van aki csendes.
Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!Vi samlar in och dricka te.
Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!Yang nyaring. Yang pendiam.
Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!Οι φωνακλάδες. Οι ήσυχοι.
Hiç bir sentezleyici yok. Tamamen benim sesimin değiştirilmiş hali.Literalmente, es mi voz manipulada.
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Az emberiség tudásának robbanása miatt, a digitális forradalom miatt, van hangom, és nem kell üvöltenem."
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Datorită dezvoltării cunoașterii umane, datorită revoluției digitale, am o voce, și nu trebuie să țip."
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Devido ao ímpeto do conhecimento humano, devido à revolução digital, tenho uma voz, e não preciso de gritar."
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Díky prudkému rozvoji lidských znalostí, díky digitální revoluci mám hlas a nemusím křičet."
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Dzięki szalonemu postępowi ludzkiej wiedzy, dzięki rewolucji cyfrowej, mam głos i wcale nie muszę krzyczeć."
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."인류의 지식이 넘쳐난 덕분에, 그리고 디지털 혁명 덕분에, 저의 목소리를 갖게 되었습니다.
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Por el ímpetu del conocimiento humano, gracias a la revolución digital, tengo una voz, y no necesito gritar".
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."Заради напредъка на човешкото познание, заради дигиталната революция имам глас и няма нужда да крещя."
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."בגלל ההאצה של הידע האנושי, בגלל המהפכה הדיגיטלית, יש לי קול,
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."وبسبب التقدم العلمي والفكر الانساني والثورة الالكترونية انا لدي صوت الآن
İnsan bilgisinin hızı sayesinde, dijital devrim sayesinde, bir sesim var ve haykırmama gerek yok."デジタル革命のおかげで 私は言いたいことが言え 叫ぶ必要がないのです
İranlı kadın kendine yeni bir ses bulmuştur ve o ses bana kendi sesimi vermiştir.이란 여성들이 새 목소리를 찾았고, 그것이 제 목소리를 내게 한다고 강조합니다.
İranlı kadın kendine yeni bir ses bulmuştur ve o ses bana kendi sesimi vermiştir.שנשים איראניות מצאו קול חדש, והקול שלהן נותן לי את הקול שלי.
İranlı kadın kendine yeni bir ses bulmuştur ve o ses bana kendi sesimi vermiştir.لقد وجدت النساء الإيرانيات صوت جديد، وصوتهن اعطاني صوتي.
İranlı kadın kendine yeni bir ses bulmuştur ve o ses bana kendi sesimi vermiştir.そのことを伝えたいです 今は西欧で活動しなくてはならなくとも
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.A boa gente da Escócia ainda está a trabalhar a minha voz, e sinto-me optimista.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.A kedves emberek Skóciában még mindig fejlesztik a hangom, és én optimista vagyok.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Ci dobrzy ludzie ze Szkocji nadal pracują nad moim głosem przyglądam się temu z optymizmem.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.De goede mensen in Schotland zijn mijn stem nog steeds aan het verbeteren, en ik ben er optimistisch over.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Die guten Leute in Schottland arbeiten noch immer an meiner Stimme und ich bin sehr optimistisch.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Esa buena gente en Escocia está tratando de mejorar mi voz y soy optimista.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Gli scozzesi stanno ancora cercando di migliorare la mia voce, e sono ottimista al riguardo.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.스코틀랜드의 그 친구들이 아직 개선중입니다. 저도 잘 될거라고 보고 있어요.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Les gens sympa d'Ecosse travaillent encore à améliorer ma voix, et je suis optimiste.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Những người tốt bụng ở Scotland vẫn đang cải tiến giọng nói của tôi, và tôi rất lạc quan về điều đó.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Oamenii buni din Scoția continuă să-mi îmbunătățească vocea, și sunt optimist în această privință.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Orang-orang baik di Skotlandia masih berusaha menyempurnakan suara saya. dan saya optimis tentang hal itu.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Ti dobří lidé ze Skotska stále vylepšují můj hlas a já jsem v tomhle optimista.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Οι καλοί άνθρωποι στη Σκωτία ακόμα βελτιώνουν τη φωνή μου, κι είμαι αισιόδοξος γι' αυτήν.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Добрите хора от Шотландия продължават да подобряват гласа ми и съм оптимист относно резултата.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.Эти славные люди из Шотландии всё ещё улучшают мой голос, и я настроен оптимистично.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.האנשים הטובים בסקוטלנד עדיין משפרים את הקול שלי, ואני אופטימי בנושא.
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.ولكن الناس في اسكتلندا يحسنون صوتي وانا متفائل بخصوص ذلك
İskoçya'daki iyi insanlar hala sesimi geliştiriyorlar, ben de bu konuda iyimserim.今後 もっと良くなると思います でも今の所 アップル社のAlex が
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan... Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!Der er den lidenskablige og der er den som er med paa en tur den hoejlydte og den stille
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan... Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!集まって茶を飲めば どうやって真実を得られるか分かる
Karşılığında sana sesimi veririm.Dam ci w zamian mój głos.
Karşılığında sana sesimi veririm.Ich gebe Ihnen dafür meine Stimme.
Karşılığında sana sesimi veririm.În schimb, îþi dau vocea mea.
Karşılığında sana sesimi veririm.Je vous donnerai ma voix pour vous rémunérer.
Karşılığında sana sesimi veririm.Θα σου δώσω την φωνή μου για αντάλαγμα.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Azt hittem hátborzongató lesz a hangomat a számítógépből hallani.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Ich dachte, es wäre gruselig, meine eigene Stimme von einem Computer zu hören.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Ik dacht dat het akelig zou zijn om mijn eigen stem uit een computer te horen komen.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Je pensais que ça me donnerait la chair de poule d'entendre ma propre voix sortir d'un ordinateur.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.컴퓨터를 통해 제 자신의 음성을 듣는다는 게 왠지 오싹할 거 같아서요.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.M-am gândit că ar fi sinistru să-mi aud propria voce venind dintr-un calculator.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Myślałem, że dziwacznie byłoby słyszeć własny głos dochodzący z komputera.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Myslel jsem si, že to bude hrozné, když uslyším svůj vlastní hlas z počítače.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Pensaba que sería horrible oír mi propia voz saliendo de un computador.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Pensavo che sarebbe stato troppo inquietante sentire la mia stessa voce provenire da un computer.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Pensei que ia ser arrepiante ouvir a minha própria voz a sair de um computador.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Saya pikir, pasti mengerikan mendengar suara sendiri keluar dari komputer.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Tôi nghĩ sẽ rất rùng rợn khi nghe giọng của chính mình phát ra từ một cái máy tính.
Kendi sesimi bir bilgisayardan duymanın ürkütücü olacağını düşünüyordum.Σκεφτόμουν ότι θά 'ταν τρομακτικό να ακούω τη φωνή μου από έναν υπολογιστή.