"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Các bạn nghe đấy, nó giống hệt tôi, nhưng các từ cứ lên lên xuống xuống.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Come vedete, sembro io, ma le parole vanno su e giù.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Comme vous pouvez l'entendre, ça sonne comme moi, mais les mots ont des tonalités inégales.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Como podem ouvir, soa como se fosse eu, mas as palavras saltam para cima e para baixo.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor."Como pueden oír, suena como si fuera yo pero las palabras saltan.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Jak můžete slyšet, zní to jako já, ale slova skáčou nahoru a dolů.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Mint hallják, úgy hangzik, mint én, de a szavak föl-le ugrálnak.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Sebagaimana Anda dengar, suara itu terdengar seperti saya, tapi kata-katanya melompat naik-turun.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Słyszeliście, brzmi jak ja, ale intonacja słów jest nierówna.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Wie Sie hören können, klingt das wie ich, aber die Wörter springen noch etwas hoch und runter.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Zoals je kan horen, dit klinkt als mijzelf, maar de woorden springen op en neer.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Όπως ακούτε, ακούγεται όπως εγώ, αλλά οι λέξεις ανεβοκατεβαίνουν.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Как вы можете слышать, это звучит как я, но интонация прыгает то выше, то ниже.
"Duyduğunuz üzere, kulağa benim sesim gibi geliyor fakat kelimeler zıplayıp duruyor.Както можете да чуете, звучи като мен, но думите скачат нагоре-надолу.
Eğer sesim biraz boğuk çıkıyorsa özür dilerim.제 목소리가 쉰 소리처럼 들린다면 죄송합니다
Eğer sesim biraz boğuk çıkıyorsa özür dilerim.Omlouvám se, že můj hlas zní trochu chraplavě.
Evet, benim. Sesim mi?مرحبا...انها انا
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Also, das Problem der Polyphonie: Ich habe nur eine Stimme.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Het polyfonie probleem: ik heb maar één stem.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Il problema della polifonia: ho una voce sola.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Jadi masalah pada polifonik: Saya hanya memiliki satu suara.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.폴리포니의 문제를 생각해봅시다. 제 목소리는 하나 밖에 없습니다.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Le problème de la polyphonie : je n'ai qu'une seule voix.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Nu till det polyfoniska problemet: Jag har bara en röst.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Problema polifoniei e că am doar o singură voce.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Problem polifonii: mam tylko jeden głos.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Problém polyfónie: Mám len jeden hlas.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Takže problém polyfonie: mám jenom jeden hlas.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Tehát a több szólam problémája: csupán egy hanggal rendelkezem.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Temos o problema polifónico: Eu só tenho uma voz.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Vấn đề về tính phức điệu: Tôi chỉ có một giọng.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Το πρόβλημα της πολυφωνίας: Έχω μόνο μια φωνή.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Проблема полифонии: у меня есть только один голос.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.Так, у нас є проблема поліфонічності: у мене лише один голос.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.אז בעיית החד-קוליות: יש לי רק קול אחד.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.لذا فمشكلة تعدد الأصوات هي: كوني أملك صوتا واحدا فقط.
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.同時にほしいだけの数の声を
Evet, çok seslilik problemi: benim sadece bir sesim var.首先係複調音樂問題,我只有一把聲
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Til sangmesteren; en salme av David.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Az éneklõmesternek; Dávid zsoltára.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Een psalm van David voor de koordirigent.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.För sångmästaren; en psalm av David.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Hỡi Ðức Chúa Trời, xin hãy nghe tiếng than thở tôi, Gìn giữ mạng sống tôi khỏi sợ kẻ thù nghịch.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , xin hãy nghe tiếng than_thở tôi , Gìn_giữ mạng sống tôi khỏi sợ kẻ thù_nghịch .
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.하나님이여 나의 근심하는 소리를 들으시고 원수의 두려움에서 나의 생명을 보존하소서
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Náčelníkovi speváckeho sboru. Žalm Dávidov.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Přednímu z kantorů, žalm Davidův.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.(Przedniejszemu śpiewakowi psalm Dawidowy.)
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Salmo. Di Davide. Al maestro del coro
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Til Korherren. Salme af David Hør, o Gud, min røst, når jeg klager, skærm mit Liv mod den rædsomme Fjende;
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.Veisuunjohtajalle; Daavidin virsi.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.למנצח מזמור לדוד שמע אלהים קולי בשיחי מפחד אויב תצר חיי׃
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.لامام المغنين. مزمور لداود. استمع يا الله صوتي في شكواي. من خوف العدو احفظ حياتي.
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.〔 大 衛 的 詩 、 交 與 伶 長 。 〕 神 阿 、 我 哀 歎 的 時 候 、 求 你 聽 我 的 聲 音 . 求 你 保 護 我 的 性 命 、 不 受 仇 敵 的 驚 恐
Ey Tanrı, kulak ver sesime yakındığım zaman, Hayatımı düşman korkusundan koru.〔 大衛 的 詩 、 交與 伶長 。 〕 神阿 、 我 哀歎 的 時候 、 求 你 聽 我 的 聲音 . 求你 保 護 我 的 性命 、 不 受 仇敵 的 驚恐
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Dengarlah, hai wanita-wanita yang hidup enak, bebas dari kesusahan
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Donne spensierate, suvvia ascoltate la mia voce; figlie baldanzose, porgete l'orecchio alle mie parole
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!,,Femei fără grijă, sculaţi-vă şi ascultaţi glasul meu! Fiice nepăsătoare, luaţi aminte la cuvîntul meu!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Femmes insouciantes, Levez-vous, écoutez ma voix! Filles indolentes, Prêtez l`oreille à ma parole!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Hỡi những đờn bà sung sướng, hãy dậy mà nghe tiếng ta! Hỡi những con gái không hay lo, hãy để tai nghe lời ta!