Ana içeriğe geç
Sözlük

sesi ile cümle

sesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
(Arya: Taci, lo voglio, e basti / Sesini çıkartma!Você, cale a boca!Eu disse pra calar a boca!
Bu davranış sesi görsel olarak sembolize etmek için gerçekleştirilmektedir.Esta mudança de cor é convencionalmente utilizada para o monitoramento visual da síntese.
Sesi beğenenler 1'e beğenmeyenler 2'ye basar.Veja Quem Não Está Falando 2.
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.Provavelmente, só pode ouvir sons altos.
Those Were the Days (şarkı), Mary Hopkin'in sesiyle ünlü olmuş 1968 tarihli şarkı."Those Were the Days" foi a primeira música lançada por Mary Hopkin, em 30 de agosto de 1968.
1970'lerin popüler birçok karakterine sesiyle hayat vermiştir.Desde os anos 90, cede a sua voz a muitos personagens.
"Selena kalbinin sesini dinliyor".O Ceará escuta"».
Örneğin "ş" sesini vermek için İngilizcede "sh", Almancada "sch" kullanılmaktadır.Um exemplo é a combinação "sch" em alemão.
Doğa tarihi programlarının yüzü ve sesi olarak kariyerine 50 yıldan fazla süredir devam etti.Sua carreira representa a voz e a face dos programas sobre história natural nos últimos 57 anos.
Bir pilot olan Nick Mason'ın da sesi şarkının ortalarında duyulmaktadır.O baterista Nick Mason, também aviador gravou vocais falados no meio da obra.
Vietnam Alfabesi'nin 9. harfidir ve veya sesini temsil eder.Ê é a nona letra do alfabeto vietnamita e representa /e/.
Hoparlör: Sesi duymamıza imkan veren parçadır.Você tem uma voz que precisa ser ouvida.
Tyreese bir süre sonra Mika'nın tabancasının sesini duyar.Em seguida, ele ouve o disparo da arma de fogo de Mika, ao longe.
Sunuş Konuşması (Kendi Sesinden) 02.Satura(Sacrifício) 02.
Az sonra sesi giderek homurtuya dönüştü.""E, como de costume, começou a elevar-Se em direção ao nascente."
Ve sesini duyarlar.Então a voz é ouvida.
Akustik müzik yapan kişiler, müziğin sesini elektronik amfilerle arttırırlar.Entres outros, sendo em que o ritmo das músicas são batidas eletrônicas.
Bu sayede en doğal sesin oluştuğu varsayılır.É aquela que resultar mais natural para você.
Uzun İ sesi ise kalın I şeklinde yazılmıştır.A longa declaração é lida em voz alta.
Tekrardan hiç konuşmamayı, çünkü sesimin birini öldüreceğini düşündüm.''Vocês nunca irão vencer novamente uma World Series novamente pois insultaram meu bode.”
Yeter ki onun sesini dinlesin.Apenas se ouve o canto dele.
İlk cilt, sesin yayılımı ile ilgili kuramı barındırır.Abaixo, a primeira coisa que você ouve quando coloca seus fones.
Tony Iommi’nin geçirdiği iş kazası Black Sabbath’ın ağır sesini kendine özgü kılmıştır.Amy Poehler fez um ótimo trabalho com sua voz de avó assustadora."
Dinlediği kayıtlar onun müzik sesini belirlenmesinde etkili oldu.Eles disseram à polícia que eram influenciados pela minha música.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.A primeira patente de fotografia da Nokia foi solicitada em 1994, e revelada em 2013.
Eklerde /i/ sesi /ı/ olmuştur: benım ‘benim’, evım ‘evim’ vb.A palavra "eu" pode significar eu, me, mim, o meu, a minha.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Em seu amor, Deus elege.
Bu yeni modelin sesi yüksek, tınısı da farklıydı.A banda era completamente outra, o som era diferente.
Genç erkek Dişi Erkek SesiTurma da Mônica Turma da Mônica Jovem
"Bavulun sesi".«Definição de Bagaço».
Simon tavsiyelere uyarak müzikale ara verdi ve kendi sesini aramaya başladı.Simon então decidiu seguir o conselho deles e deixou de atuar em musicais.
Sessizlik işitilebilir sesin kısmen ya da tümüyle yokluğudur.Ela pode variar em tamanho, ou estar completamente ausente.
Şölen ve Sanat Postası adlı dergiler ile Halkın Sesi gazetesinin yayınlarına katkı sağladı.Tornou-se repórter e titular do programa A Voz do Povo.
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.Os vizinhos da casa da ex-esposa, que ouviram vários disparos, chamaram a polícia pelo telefone.
1943'te radyo aracılığıyla sesini duyurmuştur.Saiu da rádio em 1943.
Şarkı, son dörtlüğe kadar akustik gitar sesiyle desteklenmektedir.A música continua subindo até o último verso, o qual é apoiado pelo som de uma guitarra acústica.
Onun sesini duyduğunda geriye döndü.Ela virou quando ouvir sua voz.
Bir elin nesi var iki elin sesi var.Duas cabeças pensam melhor do que uma só.
Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.Toen ze de sociaaldemocraten gevangenzetten, heb ik gezwegen; ik was immers geen sociaaldemocraat.
Ќ harfi /c/ sesi verir.Reprezentuje dźwięk /f/.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Toen ze de Joden opsloten, heb ik niet geprotesteerd; ik was immers geen Jood.
Sabah top sesiyle uyanırlar.Het offervuur wordt in de ochtend opgerakeld.
Sunuş Konuşması (Kendi Sesinden) 02.De ontmoeting (dubbele aflevering) 02.
Mezarda olanların' hepsinin O'nun sesini işitecekleri ‘saat' geliyor.”Bij de derde strofe luiden alle kerkklokken in het Rijk“).
Aynı sesi duyunca McDaniel birden kapıyı açar ve gözlerine inanamaz.Wanneer Charlie terugkomt en de boom ziet, kan hij aanvankelijk zijn ogen niet geloven.
Yeter ki onun sesini dinlesin.Men krijgt enkel hun stemmen te horen.
Sesi kazı andırır.Een doodsklok klinkt.
Başka kimse onun sesini duymamaktadır.Niemand anders blijkt de stem te kunnen horen.
Konuşamaz Sadece Islık Sesi Çıkartır.Praten kan ze niet, alleen geluiden uitstoten.
Vietnam'ın Sesi.De Vietnamoorlog.
Silah sesi geldikten sonra baktım Kıvanç şoktaydı.Nadat hij werd neergeschoten, ontstond er een groot schandaal.
Eskiden bir sesim vardı.Hier bevond zich vroeger een schans.
Bu durumda ise ]] sesi verir.Dit wordt uitgedrukt als luidheid (loudness).
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Heel vroeg in de ochtend worden ze gewekt door het geluid van de zaagmolen.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Er werden vier kanonnen buitgemaakt.
Artık tam anlamıyla annesinin yerine geçmiştir ve annesinin sesiyle konuşmaktadır.Yusuf praat als gevolg daarvan niet meer met zijn moeder.
Bunlar arasında Brian'ın sesi de vardı.Hier zit ook de stem van Betty bij.
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.Toen die vrouw acht was is haar huis ook afgebrand en later hoorde zij ook 's avonds stemmen en geluiden.
Polisin biri, bir telefon sesi duyar.Een man luistert het gesprek af.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Later op de avond hoort men twee geweerschoten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod