Uzun bir İ sesidir (Letonca ii olarak izah edilir).مجرد مزاح (الموضوع الثاني الذي ينشر بصفة دورية).
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.عندما حاصرت الشرطة العسكرية الأمريكية منزله في 8 سبتمبر ، سمعوا صوت إطلاق نار.
İnsan sesi ile diğer sesler arasındaki ayrımları anlayabilir.يستطيع الإنسان أن يميز الكلام إذا تحدث الناس بقربه بأصوات عالية.
Baktım kürsüde, Nutuk söylüyor, O'nun sesini, Dünya dinliyor.عوكرت ونخيب، قُصَّه أَبَدْ ما تغيب، يجلجل صداها الكون.
Bir süre sonra zilin sesi nedeniyle sağır olur.يظهر بعد حرف مخفف بالصوت وُ.
Örneğin kendi sesini kalınlaştırmak yerine insanların sesini inceltmeyi tercih eder.يميل الأطفال إلى التمسك بوجهة نظره الخاصة، بدلا من النظر في نظرة الآخرين.
Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur.يرافقه عادة صوت مميز، وفي بعض الأحيان، ترافقه الرائحة.
Kemanımla ona bir ses verebilseydim eğer, Bu sesimle ona ersem bana dünyaya değer.ربما إذا كنت سأعيش حتى أعود ، قد يكون لدي الشجاعة لخوض الحرب معهم.
Sesi hoştur ve çok fazla yüksek değildir.ولكن صوته ليس منخفضا جدا بل مسموع.
Sessiz Harfler - Çengel İmi Ķ: İnce K sesidir.تعب الهوى قلبي: كلمات فتحي قورة.
Vietnam'ın Sesi.حرب فيتنام.
Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler.على الأبوين أن ينصتا لحديث طفلهم ولا يقاطعانه، ولا بدّ أن يشعر الطفل باهتمامهم له ولما يقوله.
Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.الانقسام الوظيفي للصوت القلب الثاني.
(Tükçede normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır).(يمكن أن تلاحظ هذا الاختلاف بينما تعدّل نبرة صوتك).
Türkçedeki J sesini karşılar.يُقابلها في الروسية الـ(Г - г).
İ'ye yakın bir I sesi veya Y gibi telaffuz edilir.تسمى هذه الأصوات بالأصوات شبه المصوتية أو شبه العليلة.
Çello yayını gitarda kullanması ve falsetto (tiz erkek sesi) sesiyle bilinir.وهو مشهور لاستخدامه قوس تشيلو للعزف على الغيتار وبصوته الكاونترتينور عالي الطبقة.
Sesi azaltmak için kamera sıvı azotla 190 kelvine (yaklaşık -80 °C ye) soğutulur.وبغرض خفض الشوشرة تبرد الكاميرا إلى 190 كلفن، أي نحو -80 درجة مئوية وذلك باستخدام النيتروجين السائل.
C'ye yakın bir ses olan /d͡ʑ/ sesini verir.الحرف ك بالعربية يأتي ترتيبه الحرف 22 - بحسب الترتيب الهجائي - ويكتب «ك».
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.رأسان أفضل من رأس واحد.
Rick, tuzağın nasıl çalıştığını anlatırken, yardım çığlığı atan bir adamın sesini duyarlar.Enquanto Rick explica como a armadilha funciona, eles ouvem um homem gritando por ajuda.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.A voz normal de Castellaneta não tem similaridade com a de Homer.
İlerleyen saat sesi bu mesajı daha da vurgulamaktadır.O som de um relógio tocando enfatiza ainda mais esta mensagem.
Smith'in sesi bir erkek çocuğu için fazla tizdi, bu nedenle ona Lisa rolü verildi.A voz de Smith era alta demais para um menino, então ela recebeu o papel de Lisa.
MacFarlane, Brian'ı seslendirirken kendi normal konuşma sesini kullanır.MacFarlane usa sua voz falando normalmente ao representar Brian.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Quando levaram os judeus, eu não protestei, porque, afinal, eu não era judeu.
O, meydan okumayı tanımladı: "Bu, sesin soundu hakkında bir filmdir.Ele caracterizou o desafio: "Este é um filme sobre o som da voz.
Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.Quando eles prenderam os sociais-democratas, eu calei-me, porque, afinal, eu não era social-democrata.
Benim sesimi işitecekler ve tek sürü, tek çoban olacak".Também tenho de as conduzir; elas ouvirão a minha voz e haverá um só rebanho e um só pastor).
Music, sesin geleceği."Music é o futuro do som".
Bundan iki sene önce Michigan hükümeti Franklin'in sesini "doğal kaynak" olarak nitelendirdi.Dois anos antes, o governo do Michigan havia decretado sua voz como um "fenômeno natural".
Voice of America (Amerika'nın Sesi) (İngilizce).Voice of America (em inglês).
ABD Enformasyon Ajansı, resmi hükümet istasyonu olarak Amerikanın Sesi radyosunu işletmiştir.A Agência de Informação dos Estados Unidos operava a Voz da América como uma estação oficial do governo.
Carl sesin geldiği yöne doğru koşmaya başlar ve Rick ile Michonne onu takip eder.Carl atenta-se em direção ao som, com Rick e Michonne seguindo-o.
Mezarda olanların' hepsinin O'nun sesini işitecekleri ‘saat' geliyor.”Das lutas na tempestade Dá que ouçamos tua voz!".
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Quando chega um helicóptero.
Daha sonra bir varlık Heather'a saldırarak kamerasının düşmesine ve sesinin kesilmesine neden olur.Algo desconhecido ataca Heather, fazendo-a derrubar a câmera e silenciando-a também.
İşçinin Sesi.A Voz do Trabalhador.
Rusya'nın Sesi.A Voz da Rússia.
Ben sesimin ana enstrüman olmasını istiyorum."Eu queria que minha voz fosse o instrumento principal.
1968 yılı heavy metal olarak tanınan sesin birleşmeye başladığı yıl olarak bilinir.Em 1968 o som que se tornaria conhecido como heavy metal começou a coalescer.
Sojung bir yarışmada finalist oldu ve Kore Sesinin ilk sezonunda Top 8'de bitirdi.SoJung foi finalista e acabou no Top 8 na primeira temporada do The Voice of korea.
Castellaneta, Homer'ın sesini canlandırmak için çenesini göğsüne indirdi ve "IQ'sunu koyver." dedi.Para executar a voz de Homer, Castellaneta abaixa o queixo ao peito e diz para "deixar seu QI ir".
Ardından bir silah sesi duyulur.Logo depois, se ouve um tiro.
Bir gün, Sarah şarkı söylerken yerel bir tavernanın sahipleri onun sesini duydular.Um dia, os proprietários turcos de uma taberna local escutaram cantar a Sara.
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Acorda todos de manhã com o seu cocoricó.
Martha bu sesi tanıdığını söyler.Ângela diz que sua voz é familiar.
Halkın Sesi.A Voz do Povo.
Türkiye pek çok ünlü oyuncuyu onun sesinden tanıdı.Muitos atores famosos do Japão emprestaram suas vozes no jogo.
Jennifer Donnelly’nin sesli kitabı olan Deep Blue: Songspell için sesi ile katkıda bulundu.Bea contribuiu sua voz ao livro de áudio de Jennifer Donnelly, Deep Blue: Songspell.
Kısa süren bu sessizliği şiddetli bir yağmur sesi bozar.Sua voz, de tão desafinada, faz até chover.
Fakat sesin beynin içindeymişcesine bilinen ses gibi işitildiği söylenir.Deus sabe o que se estava a passar através do seu cérebro.
"Babamın Sesi".«A história do pai».
Amerika'nın Sesi.Voz da América.
Eskiden bir sesim vardı.Era Uma Vez Uma História.
Halkın Sesi Gazetesi.Jornal A Voz do Povo.
Johnson ayrıldıktan biraz sonra bir tüfek sesi duyar ve Johnson'un vurulmuş olduğu içine doğrar.Depois de sair, Minnie ouve um tiro e descobre que Johnson havia sido ferido.
Vietnam'ın Sesi.A Guerra do Vietnã.
Bu nedenle D sesine benzer.Isto é diferente com α.
Carl geyiğe doğru yaklaşırken, uzaktan bir silah sesi duyulur.Quando Carl se aproxima cada vez mais do veado, uma arma é disparada.