Ana içeriğe geç
Sözlük

sert ile cümle

sert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu iki takım arasındaki maçlar gergin geçmekte, ancak sertlik yaşanmamaktadır.Kilpailutilanne johti pelaajien kesken välillä sanaharkkoihin muttei pahempaan.
Sert fakat elastiktir.Hidas mutta tehokas.
Jackson, toplamda 56 kez RIAA sertifikası kazanmıştır.Kenraali Jackson sai 56 % äänistä.
Bu sertlik içinde hissettiği güvensizliğin bir maskesi."Se liukuu sulavasti hätkähdyttävään falsettiin, jota hän käyttää rohkeasti.”
Yeni parti teşkilatı, reformistler, sertlik yanlıları ve ulusalcılar olmak üzere bölünmüştü.Mutta Deng joutui tasapainoilemaan uudistusmielisten ja vanhoillisten välillä.
2015 yılı itibarıyla, sertifikaların tümü iptal edilmiştir.Vuoteen 2015 mennessä kaikki Tarjoustalot olivat muuttuneet Tokmanneiksi.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA laskee yli 100 minuuttiset albumit kahteen kertaan.
En yaygın sertifika kullanımı HTTPS tabanlı web siteler içindir.Tavallisin TLS:n käyttötapa on suojata WWW-sivujen siirtoa HTTPS-protokollalla.
Yine de sertifikaların sahtesi yapılabilir.Tuen paperihakemuksia voi yhä käyttää.
Sertralin'in ağır depresyon durumlarında daha etkili olduğu tespit edilmiştir.Sertraliini on havaittu epätyypillisessä masennuksessa moklobemidia tehokkaammaksi.
Okuyucu tarafından sert tepkiler aldıktan sonra, orijinal konseptinde geri getirdi.Kaikkien hämmästykseksi se palautui alkuperäiseen muotoonsa.
Bilimin işleyişi üzerine sert eleştiriler yaptı.Hän harkitsi vakavasti jopa tieteellisen työn jättämistä.
3. Sertlik ve Likidite üzerine.5. Rakkautta ja pätkätöitä.
Bunlardan bazıları, yumuşak baskılı, diğer bazıları ise sert baskılıdır.Joillekin se aiheuttaa alakuloisuutta, toisille vakavaa masennusta.
Sert ve hırçın dış politikasıyla Irak'ı Müslüman komşuları arasında yalnızlığa itti.Ulkopolitiikassaan Joosef ärsytti jokaista naapuriaan tasapuolisesti.
Sert ve Hızlı Techno’dur.Gervinho on nopea ja erittäin tekninen laitapelaaja.
Sertliği ile dikkat çeker.Hän vaipui tainnoksiin.
1998 Kyoto fabrikası ISO 14001 sertifikası almaya hak kazandı.Kesäkuu 1996: Tokorozawan tehdas saa ISO 14001 kelpuutuksen.
Dolma lastik sert gidiş sağlar ama patlamazdı.Pommi läpäisi kannen, mutta ei onneksi räjähtänyt.
Çok güçlü ve sert görünmesine rağmen duygusal biridir.Hän on hyvin päättäväinen ja tunteellinen, vaikka esittääkin kovaa.
Fakat sert davranan küçük çocuklardan uzak tutulmalıdır.Hyljeksittyjen lasten on vaikea tulla mukaan.
Gear Live toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Puhelin on IP67-sertifikoitu, eli pölyn- ja vedenkestävä.
Muhtelif renklerde yapılan ustukalar gayet sert olur.Meteli räyskän pesimäyhdyskunnissa voi olla todella voimakasta.
Yeni olduklarında, ayakkabılar serttir.Uusina kengät ovat jäykät.
Nikki'nin sert ve tatlı yanını sevdim.Μου άρεσε η σκληρή πλευρά της Nikki αλλά και η γλυκιά.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Με το βραβείο αυτό τιμάται ένας ιδιαίτερα ταλαντούχος σπουδαστής του Certificat Fédéral de Capacité.
Albüm RIAA tarafından altın olarak sertifikalanmıştır.Το άλμπουμ ανακηρύχθηκε Χρυσό από την RIAA.
II. Şapur, sert bir dini politika yürüttü.Ο Σαπώρης Β' ακολούθησε σκληρή ανελαστική θρησκευτική πολιτική.
Schnaps kelimesi her iki tür sert likörleri ifade etmektedir.Ο όρος Schnaps αναφέρεται και στα δύο είδη δυνατών λικέρ.
DQS 1985´te ilk Alman sertifikalandırma kurumu olarak Frankfurt Almanya´da kurulmuştur.H DQS ιδρύθηκε το 1985 στη Φρανκφούρτη και αποτέλεσε τον πρώτο γερμανικό Φορέα Πιστοποίησης.
Eğilme kaynağı sertliği dönüş hızından bağımsızdır.Η τριβή ολισθήσεως είναι ανεξάρτητη της ταχύτητας ολισθήσεως.
Bu sertlik içinde hissettiği güvensizliğin bir maskesi."Η σκληρότητα είναι μόνο μια μάσκα για την ευπέθεια που νιώθει μέσα της."
İglo yapmak için, çok sert kar gerekir.Για να επιβιώσεις χρειάζεται να είσαι εντελώς ψεύτικος.
Ayrıca çok sert bir derileri olup kolayca hasara uğramazlar.Επιπλέον τους δίνουν τη δυνατότητα να παραμορφώνονται χωρίς να σπάνε εύκολα.
Annesinin sert disiplini altında yetiştirildi.Της δόθηκε αυστηρή ανατροφή υπό την επίβλεψη της μητέρας της.
Subject (Özne): Sertifikanın ait olduğu varlık: bir cihaz, birey, ya da kurum.Αριθμός: Δηλώνει αν το υποκείμενο είναι ένα ή πολλά πρόσωπα, ζώα ή πράγματα.
Kışı ilçeye göre çok sert geçmemektedir.Το χειμώνα όμως γινόταν δύσκολη ως αδύνατη.
Tekli Kanada'da 1985 yılında Gold (Altın) olarak sertifikalandı.Το 2012 το Elevate πιστοποιήθηκε και αυτό ως Χρυσό στο Μεξικό.
1995'te albüm platin sertifika ile ödüllendirildi.Βραβεύθηκε ως πλατινένιος δίσκος το 1995.
Alüminyum kullanımı sönümleme kalitesini arttırırken, magnezyum kullanımı kubbe sertliğini artırır.Η χρήση του αλουμινίου βελτιστοποιεί την απόσβεση, ενώ το μαγνήσιο αυξάνει την ακαμψία του θόλου.
Ayrıca albüm altın sertifika aldı.Ο δίσκος έγινε χρυσός.
Ancak bu yazıda stouttan siyah bir bira olarak değil, sert bir bira türü olarak söz edilmiştir.Σε κάποιες περιπτώσεις το άγαλμα αντί για νερό ουρεί μπύρα.
Bu sefer onu kullanmama konusunda çok serttim.Αυτή τη φορά την εγκαταλείπουν μαζικά.
Saldırı çok sertti.Η μάχη είναι έφιππη.
Sertab Erener ile "Aşk/Fos(Φως, ışık)" adlı düeti yaptı.Το 2000 έκανε ντουέτο με την Τουρκάλα τραγουδίστρια Σερτάμπ Ερενέρ το τραγούδι Φως/Aşk'.
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Η Μάγκι, αν και βρέφος, φαίνεται να είναι το εξυπνότερο μέλος της οικογένειας.
Sertliği yaklaşık 5.0-5.5 arasındadır.Η τιμή του α υπολογίστηκε γύρω στο 5,5.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Γι' αυτό και οι αντιδράσεις απέναντί του ήταν τόσο έντονες.
Yakutun sertliği 9.0'dır.Η διηλεκτρική σταθερά του φθοριούχου λιθίου είναι 9,0.
Oldukça sert, kırılgan ve parlaktır.Είναι πολύ τρυφερά, ευπαθή και βραχύβια.
Sert bir T sesidir.Είναι καυτό μελωδικά.
Adanın yerlileriyle de karşılaşan grup onların sert tepkileriyle karşılaşırlar.Ο εποικισμός συνάντησε τη σκληρή αντίδραση των ιθαγενών.
Roma Katoliklerine yönelik sert yasalar bu yasayla iptal edildiler.Οι Ρωμαίοι πολίτες ήταν προστατευμένοι από το νόμο.
Çocukları sever ama, hoşlanmadığı insanlara karşı sert davranabilir.Αγαπά πολύ τα παιδιά και δεν θέλει να είναι αυστηρός μαζί τους.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Ήταν άνθρωπος της ολόθερμης προσευχής και της αυστηρής άσκησης.
Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekmektedir.Στην σχάρα της οροφής πρέπει να αποφεύγονται τα μεγάλα φορτία.
Iki taraf arasındaki mücadele çok sert geçti.Η αναμέτρηση ανάμεσα στους δύο υποψηφίους αναμενόταν σκληρή.
Sertligi 6 dir.Βιζύη 6.
Kişiler bu bilgileri bir e-posta sertifikasından elde etmektedir.Θα πρέπει να εγγραφείτε σε αυτή την υπηρεσία ώστε να λαμβάνετε ειδοποιήσεις μέσω ηλεκτρονικού μηνύματος.
Sert bir kumandan olan Kuteybe büyük bir askeri harekata girişti.Οι κατάφρακτοι ως επίλεκτη μονάδα του στρατού έφεραν βαρύ οπλισμό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod