Kazanan eserlerin yayıncıları, alanında benzersiz olan sertifikalarla onurlandırılır.Neobișnuit, editorii lucrărilor câștigătoare sunt onorate cu un certificat.
Sert fakat elastiktir.Flexibilă dar de fier.
Burada iklim sert ve yağmurludur.Clima este caldă, umedă și ploioasă.
Iki taraf arasındaki mücadele çok sert geçti.Ambele părți au luptat din greu.
Bu okullar sertifika ve ön lisans diplomaları verirler.Ateliere de lucru au început să ofere diplome de certificare.
Sert ve güçlü asker "Fats" rolündedir.Unul din cei mai activi și dur luptător al Grupului "Ilașcu".
Aralık ayında IŞİD ile Ahraruş Şam arasında Halep kırsalında sert çarpışmalar yaşanmıştır.Luna decembrie a fost plină de încăierări în Boemia.
Sertligi 6 dir.Cuțit 6.
Genelkurmay Başkanlığı Kırca'nın ölümü üzerine, basında yer alan haberlere sert tepki gösterdi.Autoritatile maghiare l-au condamnat la moarte prin spanzuratoare pe pr.
Ben, sert bir futbolcu değilim.Ei bine, nu sunt un escroc.
Sertellerin anısı Gazetecilik Vakfı ve Demokrasi Ödülü ile yaşatılmaktadır.Chestiunea rugăciunilor în școlile publice ilustrează tensiunea dintre democrație și un guvern constituțional.
Aynı fakülteden suç bilimleri alanında sertifika sahibi olmuştur.A urmat un masterat în Științe Penale în cadrul aceleiași universități.
Gear Live toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Telefoanele sunt clasificate la IP67 pentru rezistența la apă.
Yazlar sıcak, kışlar ise yolları kapatacak kadar fazladır. kış mevsimi oldukça sert geçmektedir.Uneori iarna vremea este atât de nefavorabilă încât drumul trebuie închis temporar.
Bu açıklama sert tepkiyle karşılaşınca kapatılmasından vazgeçildi.După o serie de discuții dificile, au fost de acord să plece.
Bunlardan bazıları, yumuşak baskılı, diğer bazıları ise sert baskılıdır.Unele sunt de asemenea otrăvitoare sau necomestibile, altele sunt savuroase.
Yeni Zelanda'da ise şarkıya RIANZ tarafından Altın Sertifika verilmiştir.Cântecul a fost în cele din urmă certificat Gold de către RIAA.
II. Şapur, sert bir dini politika yürüttü.Daher Al Omar a adoptat o politica de largă toleranță religioasă.
Odunu sert ve ağırdır, 100 sene yaşar.Trăiește mult, ajungând chiar până la 100 de ani.
Sert killi topraklara delikler açarlardı.Pe teren deschis se mișcă greoi.
Alaşımlarda, özellikle çeliğin sertliğini artırıcı olarak kullanılmaktadır.În meteorologie se folosește mai ales amplitudinea totală.
Bölge ılıman ve sert, soğuk iklimin tüm özelliklerini yansıtır.Inculeț în toate împrejurările a dovedit un calm desăvârșit și sânge rece.
Sert özellikteki fırçalar yumuşak olanlara tercih edilir.Taxele indirecte sunt preferate celor directe.
Aşağıda satılan albüm sayısına göre verilen sertifikalar görülmektedr.Albumele sunt ordonate în funcție de numărul de copii vândute.
Bu rekorların karşılığında kendisine bu rekorların sertifikaları verildi.Pentru această abilitate a intrat în Cartea Recordurilor.
Sertab özel showlarla şarkılarını görsel olarak sergilemiştir .Spectacolele muzicale în special, au permis Caterinei să exprime darurile ei creative.
Sertifika, web sitesini doğru bir şekilde tanımlar (ör., Tarayıcı " (yardım)Cum să vă protejați datele atunci când utilizați un punct public Wi-Fi? ^ (ajutor)
Yine de sertifikaların sahtesi yapılabilir.Clientul poate de asemenea trimite un astfel de certificat.
Patronumun yüzündeki ifade sertti.Privirea șefului meu era dură.
II. Şapur, sert bir dini politika yürüttü.II. Sápúr szigorú valláspolitikát folytatott.
Daha önce Wi-Fi ittifakı tarafından sadece EAP-TLS (Transport Layer Security) sertifika alabilmiştir.Azelőtt csak az EAP-TLS-t (Transport Layer Security – vivőréteg biztonság) hitelesítette a Wi-fi szövetség.
RIAA Sertifikası) Nobody's Home bu albümün üçüncü single'ıdır.A „Nobody’s Home” az album harmadik kislemeze.
Sertifika, 1 yılda 5 krediyi tamamlayan öğrencilere sağlanır.Azok kapják meg a bizonyítványt, akik egy év alatt 5 pontot szereznek meg.
Uluslararası alanda albüm, çeşitli sertifikalar elde etti.Az album számos tanúsítványt kapott világszerte.
Kutsal İttifak birlikleri saldırılarını sertleştirdi.A Szent Szövetség hadseregei leverik a mozgalmakat.
Bunun üzerine çiftçiler sert protesto eylemleri düzenledi.Emiatt a farmerek valóságos irtó hadjáratokat kezdtek ellene.
Bunun yerine albüme sertlik ve tatlılık anlamı taşıyan "Hard Candy" adını koydu.Végül a Hard Candy név mellett döntött, ami kifejezi az album "keménységét és édességét" egyben.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Mindenesetre annyi biztos, hogy ez a sav erősen maró hatású.
Hastalık ciltte 2 ila 5 santimetre yarıçapında yuvarlak ve sert kabarmalar ile başlar.A betegség egy kerek és kemény, 2–5 centiméter átmérőjű bőrduzzanattal kezdődik.
Avustralya'da, tekli yedinci sıraya ulaştı ve 35.000 kopya satarak ARIA tarafından altın sertifikalandırıldı.A dal hetedik lett az ARIA listáján, és 35 000 eladott példány után az arany minősítést is elérte.
Yolsuzluk ve suçla mücadelede sert tedbirler uygulamak.Gondosan előkészíti, és végrehajtja a bűncselekményt.
Elektronik gitarlar şarkının daha sert bölümlerinde girer.Az elektromos gitárok egy nehezebb részben kapnak helyet és végig szerepelnek a dalban.
Bestelerinde genelde kesik ve sert gitar riffleri kullanırdı.Általában torzított, tenyérrel tompított gitárakkordokat és szinkópás riffeket.
En sert direniş emekçi sınıfların daha yoğun olduğu doğu bölgelerinden geldi.A megszállással szemben a legintenzívebb ellenállás a keleti tartományokban alakult ki.
1999 Tada fabrikası ISO 9001 sertifikası almaya hak kazandı.1997-ben a társaság megszerezte az ISO 9001 minősítést.
Rus takımlarının iç saha maçları ise sert hava şartlarından dolayı son grup maçlarına denk getirilmemiştir.Oroszország) nem játszanak mérkőzést az utolsó játéknapon a hideg időjárás miatt.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.Jellegzetes vonása a 4/4-es tört ütem.
G Watch toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.A kialakítás IP67-es víz- és porálló.
Akdağlar ilçeyi sert rüzgarlara karşı koru maktadır.A sejteket védeni kell az erős napsütéstől.
Bu durum ek koşullarla Seviye 2 ve 3 sertifikasyonu için de geçerlidir.Ezt a szabályt alkalmazni is kellett a középsúly 2. és 3. helyének eldöntésére.
Avustralya'dan altın sertifika kazanmıştır.A kupát Ausztrália válogatottja nyerte meg.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.A vesszők olykor vastag paralécesek.
Bu değişiklik ile beraber başlık daha sert bir görünüm almıştır.Rugalmasságával együtt a bunda bársonyosabb hatást kelt.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Képtelen volt szigorúan és határozottan megfegyelmezni a zenekart.
Madonna sert olmaktan korkmuyor.A vastagcsőrű kitta nem fél az embertől.
27 Ekim 1957 günü yapılan seçimler öncesinde kampanya oldukça sert geçti.1945 tavaszán elég nehéz körülmények között indult meg a mezőgazdasági termelés.
Bu sertifikalar Alternatif Özne İsmi alanına da sahiptir.A diakritikus betűknek volt alternatív neve is.
Tom Cruise ; Les Grossman: Tropic Thunder filminin arkasındaki sert para babasıdır.Tom Cruise, mint Les Grossman, a "Trópusi vihar" mocskos szájú, forrófejű executive producere.
Tekli 1996 senesinin sonunda 280.000 kopya satarak BPI tarafından gümüş sertifikalandırıldı.A kislemezből 280 000 példányt adtak el 1996 végére, a BPI ezüstlemezzé nyilvánította.
İğne yapraklar sert değil, yumuşak ve elastikidir.A szila nem merev, hanem rugalmas.