Ana içeriğe geç
Sözlük

sert ile cümle

sert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa sert ve kuvvetli bacaklara sahiptir.Má velice krátké silné nohy.
Çarpışmalar giderek sertleşti.Boj se stále přiostřuje.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Službu zajišťuje certifikační autorita.
Meyve eti oldukça serttir.Plody bývají poměrně těžké.
Sessiz Harflerde: Sert ve vurgulu bir söyleyiş kazandırır.Jen se ptám, tichým, přiměřeným hlasem.
Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekmektedir.Při těžbě dřeva se vyhnout použití těžkých strojů.
Iki taraf arasındaki mücadele çok sert geçti.Konfrontace mezi oběma stranami se stala nevyhnutelnou.
Açık anahtar altyapısı Açık anahtar sertifikası ^ a b "Usage of SSL certificate authorities for websites".Novinářská fotografie "Why S.
ISS uzay istasyonunda kullanılma sertifikasına sahip tek modeldirler.Jak se žije na vesmírné stanici ISS.
Gemiye ulaşırlar ama çok sert bir iniş olur.Vchod do lodi je jednoduchý, s přímým nadpražím.
Bu teşebbüs, şiddetli bir fırtına sırasında yapılmıştı ve körfezin dalgaları hızlı ve sertti.Tento pokus se udál za bouřky, tudíž proud byl obzvláště rychlý a silný.
Ama Vilmer ona karşı sert davranmaktadır.Homer kousne do něčeho tvrdého.
Andre Breton ve Sartre ile sert polemikleri oldu.Tím si vysloužil ostrou kritiku André Bretona i J.-P. Sartra.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Ke ztuhnutí šíje u dospělých dochází v 70 % případů bakteriální meningitidy.
Havaya sıçrayan Schumacher, kalçasıyla çok sert bir şekilde Battison'a çarptı.Schumacher vyskočil do vzduchu nohou napřed a v plné rychlosti trefil Battistona.
Sert kışlara dayanıklıdır, fakat bahar donlarına duyarlıdır.Odrůda dobře odolává jarním mrazům, vůči zimním mrazům je ovšem citlivá.
Avustralya'da 10.000 satışla altın sertifika kazandı.V Kanadě získalo ocenění zlatá deska za prodej přes 40 000 kusů.
Öte yandan Speak Now, RIAA'den 3x platin sertifikası aldı.Album tak již, i díky streamingu, od RIAA získalo ocenění 3x platinová deska.
Bu görüşünden dolayı muhaliflerince sert şekilde eleştirilir.Za tento svůj pevný antikomunistický postoj je mnohými kritizována.
Kışlar sert yağışlı ve soğuk gecer nisan ayina kadar ayaz olayları gorulur.V červnu deštivo a chladno způsobí rok neúrodný snadno.
Mohs ölçeğine göre sertlik derecesi 7'dir.Jeho tvrdost podle Mohsovy stupnice tvrdosti je 7,5.
Sert doğa ve iklim koşulları bu bölgenin insanlarının yaşam tarzlarını derinden etkilemiştir.Zároveň nástinem drsné přírody a nepřívětivého počasí podtrhuje drsné charaktery tamějších obyvatel.
Sertligi 6 dir.Dostupné 6.
Verisign 1995 yılında RSA Security sertifikasyon hizmetleri şirketinden ayrılarak kurulmuştur.Společnost byla založena v roce 1995 a převzala certifikační služby do té doby poskytované RSA Security.
Bu eleştiriler, yönetimin fazla sert ve tutucu olduğu yönündeydi.Kritikům však toto dílo připadalo příliš brutální a banální.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Odpověď belgické vlády byla zcela vlažná.
Doğu bölgelerde, kışlar oldukça sert geçer.Naopak na východním pobřeží mohou být zimy dost studené.
Kısa, sert postu herhangi bir alışılmış köpek renginde olabilir.Nos černý, u játrově zbarvených psů může být játrově zbarvený.
Kurt modacı kıyafetleri giyen sert bir çocuk."Ten praštěný kluk s kapucí.'
Guş Etzion’dan Kudüs’e giden yol, sert protestolardan dolayı kapatıldı .Návštěva Kathariny Wagnerové v Izraeli byla zrušena pro protesty přeživších obětí holokaustu.
Sertifikalar ve Kimlikler.Účty a k některým i hesla.
Colindres sert bir acıyla uyandı ve bir şeyin üzerine yattığını fark etti.Prochorov byl z toho tak vystrašený, že omdlel.
Sert bir T sesidir.Má to mohutný zvuk.
En belirgin özelliği sertliğidir.Nejvíce ceněný druh pro vzhled.
Martensiti dengeli hale getirerek, malzemenin sertleştirilme özelliğini geliştirir.Při této proceduře se zlepšuje struktura martenzitu a dochází k rozpadu zbytkového austenitu.
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Byli hladoví, nemocní, v otrhaných uniformách se třásli zimou.
Farenin dişlerinin özelliği çok sert cisimleri dahi kemirebilirler.Díky velkým silným zubům však mohou pozřít i tvrdší brouky.
Saygın mağazalar için hediye sertifikaları sıklıkla Japonya'da resmî hediye olarak verilir.Jeho oficiální podobizny často sloužily jako dary pro různé evropské dvory.
Çok sert şut çekerdim.Byla velice vleklá.
Oyun biraz daha sertleşti.Hra se tím stala složitější.
2008 yılında teknik direktörlük sertifikasını (NSCAA Regional and State Diploma) almıştır.Od září 2008 je generálním ředitelem státní technologické firmy Rosnano (pův.
Ayrıca İsveç, İspanya ve Kanada gibi ülkelerde de platin sertifika alarak bu ülkelerde de zirveye yükseldi.V některých zemích, včetně Kanady a Švýcarska, se stalo platinovým.
Kenneth Turan'in The Los Angeles Times'daki yorumu özellikle sertti.Recenzia lui Kenneth Turan de la Los Angeles Times a fost caustică în mare parte.
İsrail’in Filistinli ayaklanmasına cevabı sert oldu.Răspunsul israelian la revolta palestiniană a fost foarte dur.
Burnu oldukça büyüktür ve sert deri ile kaplıdır.Nasul său e destul de mare și e acoperit de piele tare.
Şehrin idaresini çok hoşgörüsüz sert bir hakim olarak bilinen Angelo'nun eline bırakır.Ca atare, lasă conducerea orașului în mâinile unui judecător foarte strict, Angelo.
Guş Etzion’dan Kudüs’e giden yol, sert protestolardan dolayı kapatıldı .Drumul dintre Ierusalim și Gush Etzion a fost închis ca urmare a protestelor violente.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Acest premiu este decernat unui elev ce are dreptul îndeosebi la Certificatul Federal de Capacitate.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclius nu impune condiții dure, știind că și imperiul său a avut momente de colaps.
Oyun biraz daha sertleşti.Jocul a primit mai multe DLC-uri.
Avukatlık sertifikası sahibi de olmuştur.Deține licență de avocat.
Bu sert kadın imajı, göstermek istediğim şeylerden biriydi.Acel spirit de duritate feminină este ceva ce am vrut să aduc în acest proiect.
Ametistin sertliği 7'dir.Unde dreptatea se găsește 7.
Gitar tonları çok sert olabilir.Vămile pot fi foarte stricte.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Răspunsul președintelui a fost violent.
Sürüye sertifikalı hayvan girişi yapılmalıdır.Este atestată domesticirea animalelor.
Latin Amerika'da albüm, Meksika'da üç numara oldu ve iki altın sertifika aldı.În America Latină, Hard Candy a ajuns pe locul trei și a primit două discuri de aur.
Ulaşım ağı ilkeldi ve sert zeminli yollar istisnaydı.Rețeaua de drumuri era slab dezvoltată, iar drumurile pavate erau rare.
Olta kancası sert ve güçlü olmalı ama aynı zamanda kırılgan olmamalı.Dresajul trebuie să fie ferm dar fără pedepse severe.
Sert ve isabetli şutları onu diğerlerinden ayıran özelliğidir.Discursul extremist și radical îi seduce pe unii și-i demobilizează pe alții.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod