sert ile cümle

sert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Katu: sert , Yarık: yarıklık manasındadır.Bror och syster: kvarnen vid Floss.
Bulgaristan'daki azınlıklara bilhassa Türkler ve Romanlara karşı sert tavırlarıyla ün yapmıştır.Han är känd för sina hårda linjer mot Bulgariens minoriteter, speciellt romer och turkar.
Erişim: 3 Mayıs 2012. ^ Pilot Lisans ve Sertifika Talimatı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü.Läst 7 oktober 2009 ^ Transportstyrelsen Har du rätt körkort?
Müzik yine agresif ve serttir.Musiken var billig och aggressiv.
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız."Och han tog en bägare, tackade Gud och gav åt dem och sade: "Drick alla av den.
Sert parçacıklar gömüldükleri yüzeyde de tahribat yaparlar.Stora färgrester finns kvar på dessa begravda delar.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Begäran prövas av samma myndighet.
Sertlik değerleri 20 FS0’dir.Avgiften är 20 öre."
Tenis müsabakaları, olimpiyat oyunlarında genel olarak sert zeminde oynanmaktadır.Fortfarande används träracketar i exempelvis real tennis.
Finn McCloud : Finn ; sert, eğlenceli bir kız.Fiffi (Wiske) Ung, tuff och handlingskraftig tjej.
Bu dönemde İttihatçılar’ı sert biçimde eleştirdi.Inom amatörsverlden voro de emellertid på sin tid mycket i rop."
Ancak, filmlerindeki rolleri genellikle sert geri dönüşler aldı.På deras senaste skivor har de dock återvänt lite till sina rötter.
Sert vurmak yasaktır.Jaktdress är strängt förbjuden.
Olta kancası sert ve güçlü olmalı ama aynı zamanda kırılgan olmamalı.Benstommen skall vara stark men inte kraftig eller grov.
Vaftiz sertifikasında adı "Jacobus Franciscus Thorpe" olarak kaydedilmiştir.Hans förnamn James Francis noteras som Jacobus Franciscus i dopattesten.
Gövde kabuğuna yapılan takviyeler genel şasi sertliğini arttırdı.De stora sillfångsterna var orsaken till platsens ökade status.
Forehandleri iyiydi ve en çok başarı gösterdiği kort sert korttu.Slagen visade sig vara snabba, men mycket mindre effektiva än han hade väntat.
SGXB’ler tipik sert X-ışını spektrumunu gösterir.Spelet innehåller Super FX-chipet.
4 adet gümüş sertifikalı teklileri vardır.Fyra silverskatter har påträffats.
Sert mizacına rağmen, Drusus hem askeri hem de politik olarak umut vadetti.Trots sitt hetsiga temperament visade han sig ha talang både för det militära och politiken.
Öte yandan Speak Now, RIAA'den 3x platin sertifikası aldı.Sången är idag certifierad 3x Platina av RIAA.
Sürüye sertifikalı hayvan girişi yapılmalıdır.En djurtransportvagn införskaffades.
Burada psikoloji sertifikasını verir.Han har avlagt teologisk ämbetsexamen.
Fiziksel olarak kuvvetli, sert ve yeteneklidir.Den är mentalt och fysiskt stark och tålig.
Bu durum da temeldeki kütlelerin çok sert olduğunu gösterir.Detta kan man notera genom att kanterna fortfarande är mycket skarpa.
Yeşimin sertliği Mohs sertlik skalasında 6,5 - 7,0 arasında yer almaktadır.Hårdheten på nefrit är 6,0-6,5 på Mohs-skalan.
Bu dönemdeki isyanlar Bolşevikler tarafından kararlılıkla ve sertçe bastırılacaktır.Särskilt vid denna tid tigger honan högt och påfallande.
RIAA tarafından Altın sertifikayla ödüllendirildi.Den tilldelades ett guldcertifikat av RIAA.
Genet'nin başını sert bir şekilde çarpmış olabileceği düşünülmektedir.Hamrandet gjorde att Zeus fick en kraftig huvudvärk.
Saldırı çok sertti.Anfallet gick dåligt.
Annesinin sert disiplini altında yetiştirildi.Han influerades av sin strikt religiösa farmor.
Amerika'nın müzik endüstrisi kuruluşu RIAA tarafından 4x platinum olarak sertifikalandırıldı.Det har av RIAA certifierats för 4x platina i USA.
Sert akıntıya bakılacak olursa, oraya kendiliğinden gelmesi olanaksızdı.Hade han vetat att Tor var så stark hade han aldrig blivit insläppt.
İyi fiziği ve sert vuruşları ile tanınırdı.Han var känd för sin taktiska skicklighet och för sina hårda tacklingar.
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Trädkult (eng. tree worship, ty. baumkult) är kulter vid eller helighållande av träd.
Sertleşme sorunu milyonlarca erkeği etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.Det rör sig om ett folkhälsoexperiment riktat mot miljontals barn...
FAA tarafından 17 Temmuz, 1970'te sertifikalandırılmıştır.Regeringens direktiv till FOA utfärdades 17 juni 1960.
Koruyucu bir örtü içinde bulunan bu sertleşmiş zamklı madde biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur.De läggs i en grop som är bäddad med några löv, strån eller mossa.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Була справжньою аристократкою, побожною, милосердною, доброчесною.
14 Eylül 2015'te Let's Encrypt ilk sertifikayı helloworld.letsencrypt.org için vermiştir.14 вересня 2015 року було випущено перший кінцевий сертифікат для домену helloworld.letsencrypt.org.
TUV CERT otobüslerin özenle hazırlaması ve üretmesine yönelik uluslararası sertifikasyon alındı.Отримано міжнародний сертифікат на розробку та виробництво автобусів TUV CERT.
Fabrika, Avrupa'da mevcut en yüksek gıda güvenliği sertifikasına - FSSC22000'a sahiptir.Завод має найвищий сертифікат безпеки — FSSC22000.
Americano'nun sertliği eklenen espresso ve suyun miktarına göre değişir.Міцність американо залежить від кількості еспресо.
Üçlü, Wicked Lester'ın daha önce yaptığından daha sert bir müzik yapmaya odaklandı.Тріо сфокусувалося на більш жорсткому рок-звучанню, ніж те, яке грало Wicked Lester раніше.
Yeri geldi mi sert mizaçlı, yeri geldi mi babacan.Як стихло, дойшли до хутора, де дід жив.
Kenneth Turan'in The Los Angeles Times'daki yorumu özellikle sertti.Вкрай негативно відгукнувся про фільм Кеннет Туран в Los Angeles Times.
Bu aşamada Pompey lejyonları Hispania'daki Quintus Sertorius isyanını bastırdıktan sonra İtalya'ya döner.В цей же час легіони Помпея повертаються в Італію після придушення повстання Квінта Серторія в Іспанії.
Zaman Bankacılığına getirlien en sert eleştirilerden bir tanesi de örgütsel sürdürülebilirlik yönündedir.Один із найсильніших критичних заперечень до банку часу є питання його організаційної стійкості.
Ocak 1980'de CAPIF, altın ve platin türünde ilk sertifikalarını verdi.В січні 1980 CAPIF вперше дало сертифікат альбому і пісні.
Saldırı çok sertti.Атака була дуже сильна.
Ayrıca ESPN röportajında da şu ifadeyi kullandı "Boyalı alanda daha sert olmalı ve ribaundları almalıyız.Пізніше він додав в інтерв'ю ESPN: «Ми повинні бути більш сильні під кільцем і підбирати м'яч.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Ця премія присуджується учню, який особливо заслуговує на Федеральний сертифікат за талановитість.
Sert, fakat faulsüz oynardı.Грав просто, але надійно.
Ayrıca Pedagojik Formasyon Sertifika Programı da vardır.Крім того, потрібний один курс педагогіки.
Uzaktan çok sert şutları vardır.В дальній частині сильний капеж.
2002 hasadı sırasında yeni sertifika sistemi devreye sokuldu.І ближче до осені 2002 року новий логотип був затверджений.
Bu sebeple, grup çalışanlarının en azından CCNA sertifikası sahibi olması zorunludur.Для отримання сертифіката потрібен сертифікат CCDA.
Ve yine BPI tarafından dört kez platin olarak sertifikalanmıştır.BPI присвоїла йому сертифікацію чотири рази платинового.
Maç çok sert başlamıştı.Матч був дуже напруженим.
Başbuğ'dan sert açıklama".Це жорстка позиція президента».

İlgili Sayfalar