sert ile cümle
sert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
HÜRKUŞ, EASA CS 23 kurallarına göre tasarlanmış, sertifiye edilmiştir.Maszyny są certyfikowane wg regulacji EASA CS-23.
Albüm, 2011 yılında RIAA tarafından elmas sertifika ile ödüllendirildi.Album otrzymał w 2011 roku certyfikację diamentowej płyty RIAA.
Red Avustralya'da 140.000 bin kopya satarak iki platin sertifika aldı.W Australii zdobył status platynowej płyty za sprzedaż 140 tys. kopii.
İçinde ve dışında hiçbir sert parçası yoktur.Poza tem nie gorzej przedstawia się on i na zewnątrz.
Çoğunlukla süt ürünlerinde bulunan tagatozun sertlik derecesi sükroza (çay şekeri) çok yakındır.U samców nasada ogona w większości jest grubsza.
Müttefikleri ile birlikte Helvetler ve Romalılar gayet çetin ve sert bir karşılıklı mücadeleye giriştiler.Podczas kampanii Rzymianie oraz ich sojusznicy toczyli z Germanami uporczywe walki, ponosząc znaczne straty.
Dökülmüş halde sert ve kırılgandır.Po wysuszeniu staje się twardy i kruchy.
Öfkeli ve sertti.Gniewowo i Sopieszyno.
Başlarda sert ve acımasızdır, ama zamanla Buffy'nin yöntemlerine saygı duymaya başlar.Jest początkowo dość nieśmiała, ale przy Buffy nabiera śmiałości i wiary we własne możliwości.
İsrail çok sert bir cevap vermiştir.Izraelczycy odnieśli zdecydowane zwycięstwo.
1929 yılında kısıtlamalar daha da sertleşti.Ograniczenia złagodzono w 1928 roku.
Ayrıca Yunanistan'da platin sertifika aldı.Otrzymał certyfikat platynowej płyty w Japonii.
Avustralya'da platin, Fransa'da altın sertifika aldı.Singel uzyskał certyfikat złota w Australii.
Bu biralar günümüzdeki mild ale'ler ile kıyaslandığında oldukça sertti.Jednak tym razem okazali się gorsi od Milanu.
Aralık ayında gerçekleşen en sert kasırgalarından birisidir.Do największego natężenia pożarów doszło w sierpniu.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Laureaci otrzymują srebrny medal, certyfikat oraz pieniądze.
Microsoft tarafından belirlenmiş konulardan sınavlara girmek suretiyle sertifikaya yeterlilik kanıtlanmalıdır.Przed przystąpieniem do egzaminu certyfikacyjnego Microsoft, należy się przygotować.
Albüm RIAA tarafından altın olarak sertifikalanmıştır.Album został zatwierdzony jako złoto przez RIAA.
Ve yine BPI tarafından dört kez platin olarak sertifikalanmıştır.Został zatwierdzony jako czterokrotna platyna.
Bulgaristan'da sert ve etkili meyve rakıları vardır.W Polsce brakuje dużych i silnych organizacji społecznych.
Üst yüzü serttir ve küt dikenlerle kaplıdır.Głowa jest ogolona i pokryta strupami.
İç ürünler, sert plastikten üretilmiştir.Siedzenia są wykonane z twardego plastiku.
Bu sefer onu kullanmama konusunda çok serttim.Tym razem wdaje się z nim w dialog.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Przerażone buntem władze austriackie zareagowały bardzo szybko.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Według szacunków 70% bielików dożywa dorosłości.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Prawdopodobnie wysokość tego maksimum ulega pewnym wahaniom.
Sertlik derecesi çapraz bağları sayısı ile ilgilidir.Każda liczba kardynalna jest liczbą porządkową graniczną.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Odpowiedź władz była niezwykle brutalna.
AS 355 F modelinin gelişmiş bir türü olan F-2'ler 1985 yılında sertifiye edilmişlerdir.Kolejne dwa prototypy zbudowano zgodnie ze specyfikacją J 35A i oblatano w 1958.
1999 Tada fabrikası ISO 9001 sertifikası almaya hak kazandı.W 1999 spółka uzyskała certyfikat ISO 9001.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Potwierdzeniem przeprowadzenia kontroli jest podpis osoby odpowiedzialnej.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Panowała wśród nich wysoka i surowa dyscyplina wojskowa.
Burada iklim sert ve yağmurludur.Pogoda była pochmurna i deszczowa.
Ъ, Rusçada sertleştirme işareti olarak kullanılır.O oznakach rozpoznawczych SZ PRL po rosyjsku.
Bu işlemin ardından sertifika otoritesi tarafından doğrulama işlemi otomatik olarak yapılır.Udzielenie takiej licencji odbywa się w drodze wydania decyzji administracyjnej.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Bismillahi ar-Rahman ar-Rahim, som betyder "I Guds, den barmhärtiges, den nåderikes namn".
Ocak 1980'de CAPIF, altın ve platin türünde ilk sertifikalarını verdi.I januari 1980 utfärdade CAPIF sina första certifieringar för guld- och platina.
Diğer tek heceli şakımalar sosyal ilişkilerde kullanılır ve uçuş çağrısı sert bir tik sesidir.Andra enstaviga pipanden används i sociala kontakter, och flyktlätet är ett strävt teck.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA räknar dubbelalbum mot certifikat två gånger om speltiden är över 100 minuter.
Verisign 1995 yılında RSA Security sertifikasyon hizmetleri şirketinden ayrılarak kurulmuştur.Verisign grundades 1995 för att ta över RSA Securitys certifieringsaffärer.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Det högsta väsendet (Gud).
Mohs ölçeğine göre sertlik derecesi 7'dir.Hårdheten enligt Mohs skala är 1.
Her iki taarruz, sert Alman direnciyle durduruldu.Båda hölls tillbaka av det starka tyska motståndet.
Üçlü, Wicked Lester'ın daha önce yaptığından daha sert bir müzik yapmaya odaklandı.Trion började spela en hårdare typ av rock än vad Wicked Lester tidigare hade spelat.
Ana madde Elmas Arı elmas, bilinen en sert doğal maddedir.Diamant är det hårdaste naturmaterial som finns.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Nackstyvhet förekommer hos 70 % av alla vuxna med bakteriell meningit.
Polüsitin Mohs sertliği 6,5 ve özgül ağırlığı 2,9'dur.Det har en Mohs-hårdhet av 6,5 och en specifik vikt av 2,9.
Meyve eti oldukça serttir.Fruktköttet är starkt surt.
Sertifika, güvenilir bir sertifika otoritesi (CA) tarafından imzalanır.Certifikatet är signerat av en certifikatutfärdare (CA).
Safari Rallisi, dünyanın en sert rallisi olarak nitelenen yarış.Safarirallyt räknas av många som världens mest svårgenomförda rally.
Yemeden önce, böceği defalarca sert bir yüzeye vurarak iğnesini çıkarırlar.Innan den äter dem får den bort gadden genom att upprepade gånger slå insekten mot en hård yta.
Dilleri kısa ve serttir.Tungan är kort och kraftig.
1975'e kadar banka, İsveç anayasasına göre kâğıt-sertifikaları altına çevirmek zorundaydı.Enligt Sveriges grundlag var banken ända till 1975 skyldig att kunna byta sedlar mot guld.
Kışlaklarda da kullanılan temas çağrısı sert bir çirrrp sesi, alarm çağrısı da tiz ziip sesidir.Kontaktlätet, som också framförs i vinterkvarteren, är ett hårt tsrr eller vid varningsrop ett skarpt sir.
Jadeit kadar sert değildir.Är ingen meer så eländ som jagh worden?
Bu sefer onu kullanmama konusunda çok serttim.Denna gång ansträngde han att behålla sin ställning.
Albüm RIAA tarafından altın olarak sertifikalanmıştır.Albumet har blivit certifierad guld av RIAA.
En belirgin özelliği sertliğidir.Troligen står den allra närmast speciosus.
Sert su genellikle alkali iken, yumuşak su ise genellikle nötr olan su asitliğine sahiptir.Hårt vatten har ofta hög alkalinitet medan mjukt vatten ofta har låg alkalinitet.
Çok sert şut çekerdim.Han tålde mycket stryk.