Van Dale'nin fitness hocalığı üstüne ve profesyonel eğitmenlik alanlarında sertifikası vardır.Van Dale jest instruktorką fitness i trenerką personalną.
Akdağlar ilçeyi sert rüzgarlara karşı koru maktadır.Wymaga ochrony przed silnymi wiatrami.
Ancak içme suyu tadı acı ve serttir.W smaku jest to piwo ciężkie i kwaśne.
Bölgenin elden çıkma olasılığı karşısında da, halk son derece sert tepki vermiştir.Wbrew oczekiwaniom jednak, reakcja ludności na tego rodzaju program była skrajnie negatywna.
ISS uzay istasyonunda kullanılma sertifikasına sahip tek modeldirler.Był to zarazem setny spacer kosmiczny na stacji ISS.
Sert ve dolgun bir S sesi verir.Mówi śmiesznym, nosowym głosem.
Kartaca bu gayet sert koşulları kabul etmedi.Alfons nie przystał na tak surowe warunki.
Bu sırada grup üyeleri arasında sert kişisel problemler meydana geldi.Do problemów osobistych, doszły te zawodowe.
Sert bir darbe alması durumunda sıkıntı yaşayabilecekti.Miałoby to fatalne skutki w przypadku uderzenia.
Sessiz Harflerde: Sert ve vurgulu bir söyleyiş kazandırır.Ruchom ręki towarzyszy głośne i wyraźne mówienie.
İlk albümleri "Chasing Lights" platin sertifika almıştır.Utwór znalazł się na reedycji debiutanckiego albumu Chasing Lights.
Jadeit kadar sert değildir.Nie ma on tak wielkich mocy jak Eden Raid.
Albüm Avustralya listelerinde 2. sıraya yükseldi ve 2x platin ile sertifikalandırıldı.Album uplasował się na 2. pozycji wśród albumów w Australii i pokrył się platyną 4x.
1896'da sol gözünü kaybettiği bir kazadan sonra karakteri git gide sertleşti.W 1896 r. stracił lewe oko po bójce, która jak wspominał miała podłoże polityczne.
Sertab Erener) "Gizli Aşk (feat."Amans amés secretement" ("Kochankowie, kochajcie dyskretnie").
1998 Kyoto fabrikası ISO 14001 sertifikası almaya hak kazandı.1998 wrzesień: uzyskanie certyfikatu ISO 14001.
Ve bugüne kadar yaklaşık 2000 sertifikalı öğrenci yetiştirdi.Do tej pory przyznano około czterystu stypendiów.
HÜRKUŞ, EASA CS 23 kurallarına göre tasarlanmış, sertifiye edilmiştir.Maszyny są certyfikowane wg regulacji EASA CS-23.
Albüm, 2011 yılında RIAA tarafından elmas sertifika ile ödüllendirildi.Album otrzymał w 2011 roku certyfikację diamentowej płyty RIAA.
Red Avustralya'da 140.000 bin kopya satarak iki platin sertifika aldı.W Australii zdobył status platynowej płyty za sprzedaż 140 tys. kopii.
İçinde ve dışında hiçbir sert parçası yoktur.Poza tem nie gorzej przedstawia się on i na zewnątrz.
Çoğunlukla süt ürünlerinde bulunan tagatozun sertlik derecesi sükroza (çay şekeri) çok yakındır.U samców nasada ogona w większości jest grubsza.
Müttefikleri ile birlikte Helvetler ve Romalılar gayet çetin ve sert bir karşılıklı mücadeleye giriştiler.Podczas kampanii Rzymianie oraz ich sojusznicy toczyli z Germanami uporczywe walki, ponosząc znaczne straty.
Dökülmüş halde sert ve kırılgandır.Po wysuszeniu staje się twardy i kruchy.
Öfkeli ve sertti.Gniewowo i Sopieszyno.
Başlarda sert ve acımasızdır, ama zamanla Buffy'nin yöntemlerine saygı duymaya başlar.Jest początkowo dość nieśmiała, ale przy Buffy nabiera śmiałości i wiary we własne możliwości.
İsrail çok sert bir cevap vermiştir.Izraelczycy odnieśli zdecydowane zwycięstwo.
1929 yılında kısıtlamalar daha da sertleşti.Ograniczenia złagodzono w 1928 roku.
Ayrıca Yunanistan'da platin sertifika aldı.Otrzymał certyfikat platynowej płyty w Japonii.
Avustralya'da platin, Fransa'da altın sertifika aldı.Singel uzyskał certyfikat złota w Australii.
Bu biralar günümüzdeki mild ale'ler ile kıyaslandığında oldukça sertti.Jednak tym razem okazali się gorsi od Milanu.
Aralık ayında gerçekleşen en sert kasırgalarından birisidir.Do największego natężenia pożarów doszło w sierpniu.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Laureaci otrzymują srebrny medal, certyfikat oraz pieniądze.
Microsoft tarafından belirlenmiş konulardan sınavlara girmek suretiyle sertifikaya yeterlilik kanıtlanmalıdır.Przed przystąpieniem do egzaminu certyfikacyjnego Microsoft, należy się przygotować.
Albüm RIAA tarafından altın olarak sertifikalanmıştır.Album został zatwierdzony jako złoto przez RIAA.
Ve yine BPI tarafından dört kez platin olarak sertifikalanmıştır.Został zatwierdzony jako czterokrotna platyna.
Bulgaristan'da sert ve etkili meyve rakıları vardır.W Polsce brakuje dużych i silnych organizacji społecznych.
Üst yüzü serttir ve küt dikenlerle kaplıdır.Głowa jest ogolona i pokryta strupami.
İç ürünler, sert plastikten üretilmiştir.Siedzenia są wykonane z twardego plastiku.
Bu sefer onu kullanmama konusunda çok serttim.Tym razem wdaje się z nim w dialog.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Przerażone buntem władze austriackie zareagowały bardzo szybko.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Według szacunków 70% bielików dożywa dorosłości.
Bu sert karasallıklta elbette yükseltinin etkisi büyüktür.Prawdopodobnie wysokość tego maksimum ulega pewnym wahaniom.
Sertlik derecesi çapraz bağları sayısı ile ilgilidir.Każda liczba kardynalna jest liczbą porządkową graniczną.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Odpowiedź władz była niezwykle brutalna.
AS 355 F modelinin gelişmiş bir türü olan F-2'ler 1985 yılında sertifiye edilmişlerdir.Kolejne dwa prototypy zbudowano zgodnie ze specyfikacją J 35A i oblatano w 1958.
1999 Tada fabrikası ISO 9001 sertifikası almaya hak kazandı.W 1999 spółka uzyskała certyfikat ISO 9001.
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Potwierdzeniem przeprowadzenia kontroli jest podpis osoby odpowiedzialnej.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Panowała wśród nich wysoka i surowa dyscyplina wojskowa.
Burada iklim sert ve yağmurludur.Pogoda była pochmurna i deszczowa.
Ъ, Rusçada sertleştirme işareti olarak kullanılır.O oznakach rozpoznawczych SZ PRL po rosyjsku.
Bu işlemin ardından sertifika otoritesi tarafından doğrulama işlemi otomatik olarak yapılır.Udzielenie takiej licencji odbywa się w drodze wydania decyzji administracyjnej.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Bismillahi ar-Rahman ar-Rahim, som betyder "I Guds, den barmhärtiges, den nåderikes namn".
Ocak 1980'de CAPIF, altın ve platin türünde ilk sertifikalarını verdi.I januari 1980 utfärdade CAPIF sina första certifieringar för guld- och platina.
Diğer tek heceli şakımalar sosyal ilişkilerde kullanılır ve uçuş çağrısı sert bir tik sesidir.Andra enstaviga pipanden används i sociala kontakter, och flyktlätet är ett strävt teck.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA räknar dubbelalbum mot certifikat två gånger om speltiden är över 100 minuter.
Verisign 1995 yılında RSA Security sertifikasyon hizmetleri şirketinden ayrılarak kurulmuştur.Verisign grundades 1995 för att ta över RSA Securitys certifieringsaffärer.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Det högsta väsendet (Gud).
Mohs ölçeğine göre sertlik derecesi 7'dir.Hårdheten enligt Mohs skala är 1.
Her iki taarruz, sert Alman direnciyle durduruldu.Båda hölls tillbaka av det starka tyska motståndet.