Yeni kurulmakta olan devleti koruyabilmek adına sert davrandı.Oltretutto tanto pronto a servire il nuovo regime.
Bumbum çok sert bir kokteylin adıdır.Il Nightly è un cocktail.
Aynı ülkelerde dört kez platin sertifika ile ödüllendirildi.Il singolo è stato certificato quattro volte disco di platino in Svezia.
Daha sert okunur.Fuck Me Harder!
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Fleming chiede aiuto a Judy, scusandosi per il suo precedente comportamento.
Yeşimin sertliği Mohs sertlik skalasında 6,5 - 7,0 arasında yer almaktadır.La durezza è compresa tra 6-7 della scala Mohs.
Sonra sert olarak Paolo'yu çağırır.Per la precisione sta guidando Pablo.
Prens Philippe, savaş pilotluğu, paraşütçü ve bir komando olarak sertifika aldı.Ha ottenuto le ali da pilota di caccia, il certificato da paracadutista e un comando.
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.Ma la lotta è difficile e disperata.
Fakat Tony kadını dinlemez, kadına sert bir tokat atarak bildiğini okumaya devam eder.Leo tuttavia non si fida di lui, perché capisce che sta nascondendo qualcosa.
Mohs sertlik skalasında 7 değerine sahiptir.La durezza è 7 sulla scala di Mohs.
FAA tarafından 17 Temmuz, 1970'te sertifikalandırılmıştır.Venne certificato dalla FAA il 30 giugno 1970.
Muson sezonu sert rüzgarlar ve yüksek denizleri getirir.Nel periodo dei monsoni vi sono forti venti e mare molto mosso.
Burada sert Sovyet direnciyle durduruldu.Si risolse con una dura disfatta sovietica.
Ölümünün ardından kendisi ve ailesi sert politik eleştirilere maruz kaldı.Dopo la liberazione, anche sua moglie e i suoi figli furono trattati severamente.
Sertavul geçidine çok yakındır.Si trova molto vicino al caravanserraglio.
Dönemin bilinen en sert albümlerinden biridir.Risulta uno degli album più violenti di quel periodo.
Tabi yükseltisi fazla olduğundan dolayı iklim serttir.Grazie all'altitudine, il clima è tutto sommato temperato.
Tüyleri sert, kalın, düz ve fazla uzun değildir.Non deve mai essere rozzo, troppo pesante, troppo fine o troppo a punta.
Colindres sert bir acıyla uyandı ve bir şeyin üzerine yattığını fark etti.Lillian restò traumatizzata dall'accaduto, ritenendosi in parte responsabile.
Albüm Billboard 200 listesine 44 numaradan giriş yaptı ve 1992'de altın sertifika kazandı.Il disco raggiunse il 40º posto nella classifica di Billboard e fu certificato disco d'oro nel 1992.
Pratikte STARTTLS genellikle kendinden imzalı sertifikalar ile dağıtılır.Eukleidas per lo più firma i propri conii con il nome completo.
Sertifikalar ve Kimlikler.Documenti e testimonianze.
Iki taraf arasındaki mücadele çok sert geçti.Lo scontro tra i due è estenuante.
4 adet gümüş sertifikalı teklileri vardır.A ciò aggiunse quattro medaglie d'argento.
Moral bakımından sert ve güçlü bir insan.È un uomo all'antica e dal forte senso morale.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.La copertura è a volte a crociera estradossate.
Orkların sert sesleri havayı doldurdu.Improvvisamente, il suono di un motore riempie l'aria.
Sert bağlama kişinin tamamen hareketsiz kalması anlamına gelir.La commovente vicenda di un essere costretto a non essere.
Kış mevsimi genelde çok sert geçer ve uzun sürer.Il manto d'inverno diventa particolarmente spesso e pesante.
OHSAS 18001 sertifikasyonu almıştır.URL consultato il 18-01-10.
Kılları serttir.Il lato debole.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Lavorava sodo e aveva un comportamento severo.
Dolma lastik sert gidiş sağlar ama patlamazdı.Un altro proiettile colpì lo Harpy ma non esplose.
2002 hasadı sırasında yeni sertifika sistemi devreye sokuldu.Ciò nonostante fino al 2002 lo sviluppo di questo nuovo apparecchio era andato a rilento.
Ama Vilmer ona karşı sert davranmaktadır.Diderot fu molto severo con lui.
Et penisinin sertleşmiş hali, inik (sönük) halinin 1,2-1,4 katı kadar büyüyebilir.Il rapporto tra pesce e carne grassa di maiale deve essere di circa 2:1.
Kahramanlar doğarken avuçlarında sertleşmiş bir kan pıhtısı tutarlar.Nei neonati, si preleva invece un campione di sangue capillare.
Yapı olarak güçlü ve sert insanlar olarak izah ediliyorlar.Vengono eseguite così Crazy e Stronger.
Camsı parlaklıkta, sertliği 7.5-8, yoğunluğu 2.66-2.92'dir.Ha sfaldatura basale imperfetta, durezza 7,5-8; peso specifico 2,63-2,92.
Öğretmen, öğrenciyi sertçe azarladı.Учитель строго отругал ученика.
Alice sert annesinden korkmuştu.Алиса боялась свою строгую мать.
O ona sert tekme attı.Она сильно пнула его.
Gölet sert donduruldu.Пруд был сильно замёрзшим.
Bu viski çok sert.Это виски очень крепкое.
Öğretmenimiz aynı zamanda sert ve iyi.Наш учитель одновременно строгий и добрый.
Sert bir şekilde kapıyı açtı.Она резко открыла дверь.
OHSAS 18001 sertifikasyonu almıştır.В 2009 году получить сертификат OHSAS 18001.
Bu tür ilk sertifikalar Moskova ve Petrogradda birkaç yüz işçi tarafından alındı.Первыми такие грамоты получили несколько сотен рабочих Москвы и Петрограда.
Samir’in olduğu sert savaşlarından biri Terter cephesindeydi.Одним из напряженных сражений Самира было на фронте Тертерского района.
14 Eylül 2015'te Let's Encrypt ilk sertifikayı helloworld.letsencrypt.org için vermiştir.14 сентября 2015 года был выпущен первый конечный сертификат для домена helloworld.letsencrypt.org.
Fabrika, Avrupa'da mevcut en yüksek gıda güvenliği sertifikasına - FSSC22000'a sahiptir.Завод имеет самый высокий сертификат безопасности — FSSC22000.
Bu aşamada Pompey lejyonları Hispania'daki Quintus Sertorius isyanını bastırdıktan sonra İtalya'ya döner.В это же время легионы Помпея возвращаются в Италию после подавления восстания Квинта Сертория в Испании.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Винета, точнее Юмнета (нем.
Verisign 1995 yılında RSA Security sertifikasyon hizmetleri şirketinden ayrılarak kurulmuştur.Фирма Verisign была основана в 1995 году как дочерняя компания сертификационного сервиса RSA Security.
Ă: Kısa, kapalı, gırtlaktan gelen ve sert bir E harfidir.Слабое место — ствол, а также вылезающие из него головы.
Bunun yerine albüme sertlik ve tatlılık anlamı taşıyan "Hard Candy" adını koydu.Вместо этого, она назвала альбом Hard Candy, который ссылается на сопоставлении жесткости и сладости.
Müzik yine agresif ve serttir.Музыка — жёсткая и агрессивная.
Kanada'da 25 Haziran 2014'te altın sertifika aldı.25 июня 2014 года альбом получил золотую сертификацию в Канаде.
Doktor belki düşebilir ama sert rekabette ayakta durabilir.Его Доктор, быть может, и пал, однако сам он с достоинством выдерживает жёсткую конкуренцию.