Eriksi meyvelerde ise iç kısım (endokarp) sertleşmiştir.Frutos inmaduros (trimas) in situ.
Sırabaşına bir sertifika ve bir seneliğine bakır bir sini verildi.Permiso de residencia válido, y una copia del mismo.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.El torneo se disputa en pista dura cubierta.
Jemina Sertkaya - Fred'in halası Barni Moloztaş - Fred'in en yakın arkadaşı ve komşusu.Batán, cuyo nombre cristiano era Sebastián, es el lugarteniente y mejor amigo de Miguel.
En yaygın sertifika kullanımı HTTPS tabanlı web siteler içindir.Uno de los usos más importantes es junto a HTTP para formar HTTPS.
Bunun için kevlar yelek içerisinde çok sert seramik levhalar kullanılmaktadır.Para este fin, se utilizan cepas extremadamente virulentas.
Çok sert şut çekerdim.Nos cruzamos bastante fuerte.
Ayrıca Yunanistan'da platin sertifika aldı.Obtuvo una certificación de Platino en México.
1993 yılında Sertaç Demirtaş gruptan ayrılmıştır.En 1993 pasó a Arsenal de Sarandí.
Bu sertlikten dolayı Bastian Schweinsteiger sakatlandı.El penalti decisivo fue anotado por Bastian Schweinsteiger.
Bhansali'nin Saawariya sı gişede kötü sonuç aldı ve sert eleştirilerle karşılandı.La obra bajo la dirección de Sabatini tuvo una mejor marcha gracias a los apoyos reales.
Public Key (Açık Anahtar): Sertifika öznesine ait ortak bir anahtar.Dicho certificado vincula una clave pública con la identidad de su dueño legítimo.
Bu tip sertifikalar en yaygın olandır.Esta letrina es la más común.
Mega Charizard X formunda yeteneği Sert Pençeler (İng: Tough Claws) olmaktadır.Charizard: en su estado especial megaevoluciona en Mega-Charizard X, es de clase Potencia.
Bazı bezelyeler de parşömen denilen sert tabaka bulunmaz.Tampoco no faltan algunos elementos ornamentales que hacen referencia al trigo.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.El 4/4 significa que hay cuatro pulsos por compás.
Sonucunda da RIAA altın sertifikasını aldı..Obtuvo la certificación de oro de RIAJ.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Sünni politikacılar Maliki hükümetini sert bir şekilde eleştirmişlerdir.El primer ministro Erdoğan y otros miembros del gobierno condenaron fuertemente el asesinato.
Sert zamanlar sert önlemler gerektirir.I tempi duri richiedono provvedimenti duri.
ROSA Linux, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından sertifikalanmıştır.ROSA Linux è stato certificato dal Ministero della difesa russo.
Kişiler bu bilgileri bir e-posta sertifikasından elde etmektedir.Ottengono queste informazioni da un certificato di posta elettronica.
Ocak 1980'de CAPIF, altın ve platin türünde ilk sertifikalarını verdi.Nel gennaio 1980, CAPIF diede la prima certificazione in Oro e Platino.
Çelik silahlar ve aletler, bronzdan yapılan benzerleriyle hemen hemen aynı ağırlıkta fakat daha sert olurlar.Le armi in acciaio e gli strumenti erano pressappoco dello stesso peso di quelli in bronzo, ma più robusti.
1916 kışı son derece sert geçmekteydi ve mücadele yapılması neredeyse imkânsızdı.L'inverno 1916-17 fu molto duro, fatto che rese i combattimenti impossibili.
Web sitesi geçerli bir sertifika sağlar, yani sertifika güvenilir bir yetkili tarafından imzalanmış demektir.Il sito web fornisce un certificato valido, che significa che è stato firmato da un'autorità di fiducia.
Ä veya Ə: Kısa, kapalı, gırtlaktan gelen ve sert bir E harfidir.La lamina può essere intera (lanceolata) che pennatopartita o lobata (ma raramente).
Açık anahtar sertifikalarının en yaygın formatı X.509’a göre tanımlanmıştır.Il formato più comune per i certificati di chiave pubblica è definito da X.509.
McG, Worthington'ın birçok genç erkek oyuncudan daha sert göründüğüne karar verdi.Il regista decise che Worthington sembrava più duro della "gran parte dei giovani attori di oggi".
Abbasi komutan böylece sert şartlar içeren koşullarını imparatoriçe-naibe İrini'ye kabul ettirme şansı buldu.Il comandante abbaside fu quindi in grado di dettare termini duri all'imperatrice-reggente Irene.
Verisign 1995 yılında RSA Security sertifikasyon hizmetleri şirketinden ayrılarak kurulmuştur.Verisign nasce nel 1995 come spin-off di RSA Security, azienda specializzata in servizi di certificazione.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Questo premio è stato assegnato ad un allievo particolarmente meritevole del certificato Federale di Capacità.
SunExpress Türkiye'de ISO 9001, ISO 14001, ISO 10002 ve OHSAS 18001 sertifikalarına sahip havayolu şirketidir.SunExpress è l'unica compagnia aerea turca che è certificata ISO 9001, ISO 14001 e OHSAS 18001.
Figürlerindeki pozlar ve duygular Canovanınkilerden daha resmi ve serttir.Le pose ed espressioni delle sue figure sono molto più rigide e formali di quelle di Canova.
Bu durumda PMP sertifikası adayı eğitimi aldığı kuruma başvurarak bu bilgileri almalıdır.In questo contesto la RFA fornisce loro la necessaria consulenza.
Kullanıcı sertifika otoritelerinin yalnızca meşru web sitelerini onaylayacağına güvenir.L'utente si fida dell'autorità di certificazione che garantisce solo siti web legittimi.
Crisp'in bağımsızlığı, sert üslubu ve tahmin edilemez tavrı yaşlılığında da devam etti.Crisp rimase fortemente indipendente e imprevedibile nella tarda età.
Saltanatı sert ve zalimceydi.L'occupazione fu dura e crudele.
Kesin olarak bilinen Thorpe’un Yerli Toprakları’nda doğduğudur ancak doğum sertifikası bulunamamıştır.Di sicuro si sa che nacque in territorio indiano, ma non è stato trovato nessun certificato di nascita.
Bilimin işleyişi üzerine sert eleştiriler yaptı.Abituatevi a fare i lavori pesanti della scienza.
TLS sunucusu kendinden imzalı (self-signed) sertifikasıyla da yapılandırılabilir.Un server TLS può essere configurato con un certificato auto-firmato.
Yeni sertifikanın geçerlilik zamanı eskisinin süresi bitince başlar.Si può inoltrare la richiesta di un nuovo passaporto solo quando il precedente è scaduto.
Bu Yaz, 2000 yılında çıkan bir Sertab Erener teklisi.A Ripatransone, d'estate, ad esso viene dedicata un'apposita sagra.
Silikon karbid (SiC), bilinen en sert maddelerden biridir.Sono realizzati in carburo di silicio, uno dei materiali più duri conosciuti.
Geleneksel olarak Alpenliebe tatlıları sert, oval şekilli fakat yassıdır.Tradizionalmente le caramelle Alpenliebe sono dure, di forma ovalizzata ma schiacciata.
G Watch R de toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Il G Watch R ha una certificazione IP67 di resistenza a polvere ed acqua.
Nietzsche kitapta Hristiyanlığa çok sert eleştirilerde bulunmaktadır.Cristianesimo Il cristianesimo assume in Nietzsche un valore assolutamente negativo.
Tekli Kanada'da 1985 yılında Gold (Altın) olarak sertifikalandı.Il disco è stato certificato disco d'oro in Canada nel 1985.
İnce ve uzundur fakat çelik gibi sert, güçlü bir görünümü vardır.VerdeFoglia: È fortissimo ed ha un guscio duro come roccia.
Bağlaç olan "de" ve "da" ayrı yazıldığı için yazımda ünsüz sertleşmesi kuralına uymaz.Inoltre si tatua le parole “si” e “no” sui palmi delle mani.
Martensiti dengeli hale getirerek, malzemenin sertleştirilme özelliğini geliştirir.Rende più stabile la martensite quindi rende meno sensibile la lega al rinvenimento.
Amerika Birleşik Devletleri'nde altın sertifika kazandı.Ha ottenuto la certificazione oro negli USA.
Madonna sert olmaktan korkmuyor.Madonna è una persona senza paura.
Hüsker Dü ilk olarak hızlı tempolu ve sert vokalli bir hardcore punk grubu olarak tanınmıştır.Gli ENT inizialmente sono nati come gruppo hardcore punk.
Mohs ölçeğine göre sertlik derecesi 7'dir.La durezza secondo la scala di Mohs è 5.
Bir sertifika birden fazla sunucu isimleri (ya da web siteleri) için geçerli olabilmektedir.Un certificato può essere valido per più nomi host (più siti web).
Sertifikasyon Programı Google AdWords'un partner sertifikasyon programı.Elenco dei partner certificati Google AdSense, su google.com.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Dopo l'università ha frequentato a Londra la scuola di giornalismo.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.La reazione al suo omicidio è stata molto forte.
Köyün iklimi, sert bir karasal iklim yapısına sahiptir.I monti formano un'importante barriera climatica.
Kuzey kilisenin duvarları tuğla ve küçük sert taş blokların birlikte kullanılmasıyla inşa edilmişti.La muratura della chiesa nord fu eretta alternando file di mattoni a file di piccoli blocchi di pietra grezza.