sert ile cümle
sert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bilimin işleyişi üzerine sert eleştiriler yaptı.Intensamente involucrado en el trabajo científico.
Tartışmalar giderek sertleşiyordu.La discusión fue cada vez más tensa.
Saltanatı sert ve zalimceydi.La ejecución fue rápida y cruel.
Egosantrizmin oldukça sert bir formudur.Por lo tanto, la autofecundación es algo difícil.
Ayrıca Euro Latex ve LGA sertifikalarına sahip ürünler üretmektedir.Adicionalmente, Grupo Imsa produce paneles y otros productos de acero.
Caligula'nın dinle ilgili politikalardaki uygulamaları öncüllerinden sert biçimde ayrılır.La política religiosa de Calígula rompía totalmente con la de sus predecesores.
Sert fakat elastiktir.Fuerte, pero flexible.
Şarkı 1.46'lık süresiyle albümün en kısa şarkısı ancak en sert şarkısıdır.Con menos de un minuto, esta canción es la más breve del ciclo.
“Fildişi” sert ve dokulu bir malzemedir.La materia prima es el tule, una planta de carácter textil.
Nikki'nin sert ve tatlı yanını sevdim.Me gustó su lado dulce y duro.
Genellikle betonun suyunun buharlaşması sonucu sertleştiği zannedilir.Suele ser típico ir a coger siempre agua del caño.
Müzik yine agresif ve serttir.La música es mucho más agresiva y emocional.
Albümün en sert şarkısısı da Visionare'dir.Su hit más famoso del álbum es I'll be Waiting.
Ancak bu yazıda stouttan siyah bir bira olarak değil, sert bir bira türü olarak söz edilmiştir.Aunque en la versión del libro se menciona simplemente como cerveza.
Amerika Birleşik Devletleri'nden başka diğer ülkeler de buna benzer sertifika sistemlerine sahiptir.Otros países, como Reino Unido y Estados Unidos, también tienen equipos parecidos.
Bulgar ordusunun sert direnişi, Osmanlı ordusunun geri çekilmesine sebep oldu.El ejército búlgaro consiguió forzar la retirada de las fuerzas otomanas.
Bu maddeler kemiğe sertlik vermektedir.Estos gases inflaman el cuerpo.
Sertifikalar ve Kimlikler.Nombres y signos.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.La protesta ante aquella respuesta fue enérgica.
Taht mücadeleleri her zamankinden daha sert geçecektir.La pelea es algo más violenta de lo habitual.
Aynı ülkelerde dört kez platin sertifika ile ödüllendirildi.Filipinas fue certificado cuatro veces Platino.
"Sertab iyi döndü".«Los Almacenes Óptimo se Volvieron Éxito».
Sessiz Harflerde: Sert ve vurgulu bir söyleyiş kazandırır.Su voz es fácil de escuchar en los atardeceres: una serie de reclamos agudos y fuertes.
Tekli Kanada'da 1985 yılında Gold (Altın) olarak sertifikalandı.La canción fue certificada con el Disco de Oro en Canadá en 1985.
Yoğunluğu 3,2 g/cm³, sertliği ise Mohs sertlik cetveline göre 4'tür.Su densidad es de alrededor de 8 g/cm³ y su dureza es de 4 en la escala de Mohs.
Amerika Birleşik Devletleri'nde altın sertifika kazandı.Ha sido certificado Oro en los EE.
Avustralya'dan altın sertifika kazanmıştır.Por otra parte, ganó el Masters de Australia.
Sesi ‘viit-çat-çat’; ötüşü ise daha sert notalar ve triller ile tatlı bir şakıma şeklindedir.¡NADA! solo es más bonito y agrega unos curiosos sonidos de risas al rayo de curación.
Türk hükümetini tepkisi sert olmuş, Irak hükümetine derhal PKK unsurlarına müdahale etmesini söylemiştir.El Alto Mando pide al brazo político iniciar inmediatamente negociaciones de paz.
Progresif etki önceki albümlere nazaran azalmış, sözler ve melodiler sertleşmiştir.Las guitarras distorsionadas de discos anteriores dejan lugar a bajos intensos y melodías potentes.
Dramborleg: tok sesli sert (Sindarin) Tuor'un kullandığı büyük balta.Atecocolli: caracol marino usado como trompeta por su sonido grave y profundo.
Bunlar, yüksek değerli Çin sert hamur porselen’i ni taklit etmek için bir uğraşta geliştirildi.Estos tipos de porcelanas se fueron desarrollando para imitar la porcelana china de pasta dura.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Sesenta y más (Imserso).
Ülkede tüm yıl boyunca sert fırtınalar, yağış sezonu boyunca yaygın toprak kaymaları görülmektedir.Se sabe que las lluvias en todo el país persisten por hasta una semana durante la estación seca.
Türkmenlerin bu isyanının bastırılması hayli sert olmuştur.La reacción de la comunidad polaca a estos arrestos fue muy negativa.
Eriksi meyvelerde ise iç kısım (endokarp) sertleşmiştir.Frutos inmaduros (trimas) in situ.
Sırabaşına bir sertifika ve bir seneliğine bakır bir sini verildi.Permiso de residencia válido, y una copia del mismo.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.El torneo se disputa en pista dura cubierta.
Jemina Sertkaya - Fred'in halası Barni Moloztaş - Fred'in en yakın arkadaşı ve komşusu.Batán, cuyo nombre cristiano era Sebastián, es el lugarteniente y mejor amigo de Miguel.
En yaygın sertifika kullanımı HTTPS tabanlı web siteler içindir.Uno de los usos más importantes es junto a HTTP para formar HTTPS.
Bunun için kevlar yelek içerisinde çok sert seramik levhalar kullanılmaktadır.Para este fin, se utilizan cepas extremadamente virulentas.
Çok sert şut çekerdim.Nos cruzamos bastante fuerte.
Ayrıca Yunanistan'da platin sertifika aldı.Obtuvo una certificación de Platino en México.
1993 yılında Sertaç Demirtaş gruptan ayrılmıştır.En 1993 pasó a Arsenal de Sarandí.
Bu sertlikten dolayı Bastian Schweinsteiger sakatlandı.El penalti decisivo fue anotado por Bastian Schweinsteiger.
Bhansali'nin Saawariya sı gişede kötü sonuç aldı ve sert eleştirilerle karşılandı.La obra bajo la dirección de Sabatini tuvo una mejor marcha gracias a los apoyos reales.
Public Key (Açık Anahtar): Sertifika öznesine ait ortak bir anahtar.Dicho certificado vincula una clave pública con la identidad de su dueño legítimo.
Bu tip sertifikalar en yaygın olandır.Esta letrina es la más común.
Mega Charizard X formunda yeteneği Sert Pençeler (İng: Tough Claws) olmaktadır.Charizard: en su estado especial megaevoluciona en Mega-Charizard X, es de clase Potencia.
Bazı bezelyeler de parşömen denilen sert tabaka bulunmaz.Tampoco no faltan algunos elementos ornamentales que hacen referencia al trigo.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.El 4/4 significa que hay cuatro pulsos por compás.
Sonucunda da RIAA altın sertifikasını aldı..Obtuvo la certificación de oro de RIAJ.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Sünni politikacılar Maliki hükümetini sert bir şekilde eleştirmişlerdir.El primer ministro Erdoğan y otros miembros del gobierno condenaron fuertemente el asesinato.
Sert zamanlar sert önlemler gerektirir.I tempi duri richiedono provvedimenti duri.
ROSA Linux, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından sertifikalanmıştır.ROSA Linux è stato certificato dal Ministero della difesa russo.
Kişiler bu bilgileri bir e-posta sertifikasından elde etmektedir.Ottengono queste informazioni da un certificato di posta elettronica.
Ocak 1980'de CAPIF, altın ve platin türünde ilk sertifikalarını verdi.Nel gennaio 1980, CAPIF diede la prima certificazione in Oro e Platino.
Çelik silahlar ve aletler, bronzdan yapılan benzerleriyle hemen hemen aynı ağırlıkta fakat daha sert olurlar.Le armi in acciaio e gli strumenti erano pressappoco dello stesso peso di quelli in bronzo, ma più robusti.
1916 kışı son derece sert geçmekteydi ve mücadele yapılması neredeyse imkânsızdı.L'inverno 1916-17 fu molto duro, fatto che rese i combattimenti impossibili.
Web sitesi geçerli bir sertifika sağlar, yani sertifika güvenilir bir yetkili tarafından imzalanmış demektir.Il sito web fornisce un certificato valido, che significa che è stato firmato da un'autorità di fiducia.