Ana içeriğe geç
Sözlük

sert ile cümle

sert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Grup, pek çok defa platin sertifika alan ikinci albümü The Writing's on the Wall'u 1999'da yayımladı.Le groupe sort son second album qui sera plusieurs fois disque de platine, The Writing's on the Wall, en 1999.
Ancak olaylar Almanlar tarafından sert bir şekilde bastırılır.Ils sont durement réprimés par les Allemands.
Teknik gelişim ile din arasındaki çekişme bazen çok sert geçmektedir.L'opposition entre progrès technique et religion est parfois brutale.
Bu tip sertifikalar en yaygın olandır.Ce type de sutartinés est le plus répandu.
Bu testi başarı ile geçen ürünler Wi-Fi sertifikasını elde eder ve Wi-Fi logosunu taşır.Les appareils qui réussissent les tests de certification reçoivent le logo "Wi-Fi Certified".
Dıştan bakıldığında sert bir kişi fakat yumuşak kalpli.Extérieurement, elle n'est que douceur excepté son regard pesant.
Avukatlık sertifikası sahibi de olmuştur.Il possède en outre un brevet d’avocat.
22 Eylül'de Sanaa'da sert çatışmalar olmuştur.Le 29 novembre, les combats éclatent à Sanaa.
Grubun ilk zamanlarından beri yaptığı en sert ve agresif albümlerden biridir.C'est l'un des albums les plus agressifs et les plus aventureux du groupe.
Bu çapraz bağları komşu polimer zincirleri birbirine bağlar, böylece sertlik verir.Ces chaînes latérales connectent des chaînes de polymère voisines, leur conférant leur rigidité.
Yeri geldi mi sert mizaçlı, yeri geldi mi babacan.Il sort de l’égout, pauvre clown.
2008 Sertel Demokrasi Ödülüne layık görüldü.L'objectif avancé en 1998 était de promouvoir les valeurs de la démocratie.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.La répression autrichienne est brutale.
Bu teşebbüs, şiddetli bir fırtına sırasında yapılmıştı ve körfezin dalgaları hızlı ve sertti.Il a été décapité il y a peu lors d'une forte tempête, ses ailes ont même pris la foudre.
Bu DVD, 2007'de Recording Industry Association of America tarafından platin sertifikaya layık görüldü.Le DVD est certifié disque de platine par la Recording Industry Association of America en 2007.
Bu maddeler kemiğe sertlik vermektedir.C'est l'outil qui permet de générer l'OS.
Sert bir oyun tarzı vardır.Il a un style de jeu défensif.
Elektro house, house müziğin daha sert biçimi.La danse house elle-même est bien plus vieille que la house music.
Bu ödül Fédéral de Capacité sertifikasında üstün başarı gösteren bir öğrenciye verilir.Elle débouche sur l'obtention d'un certificat fédéral de capacité.
Albüm Norveç, Danimarka, İspanya, Kanada ve Almanya'da altın sertifika aldı.Il devient disque d'or en Norvège, en Espagne, au Danemark, au Canada et en Allemagne.
1929 yılında kısıtlamalar daha da sertleşti.Pour 1792, les revenus sont toujours aussi décevants.
Vaftiz sertifikasında adı "Jacobus Franciscus Thorpe" olarak kaydedilmiştir.Il a été baptisé Jacobus Franciscus Thorpe dans l'Église catholique.
Sert kışlara dayanıklıdır, fakat bahar donlarına duyarlıdır.Il résiste bien aux froids rigoureux en hiver, mais il est très sensible aux gelées de printemps.
Yapraklar sertleşmeye başlayınca 15 günde bir daha dengeli bir gübreyle işleme devam edilir.Enfin, l'eau cesse de jaillir, le visage apparaît souriant pendant 15 secondes.
Orayı "sahte" ve "plastikten yapılsa bile yeterince sert" olarak tanımlar.Le cerveau est ainsi qualifié de « plastique » ou de « malléable ».
Annesinin sert disiplini altında yetiştirildi.Elle est soumise à l'éducation sévère d'une mère très stricte.
Bu yüzden Atatürk'ün laiklik tatbikatı çok sert oldu." demiştir.L'oncle de Alf était complètement stupide ».
Bu gereksiz ve oldukça sert faul sonrası Diaby tam 8 ay sahalardan uzak kaldı.Cette même muraille, vue dans la direction opposée, 8 jours plus tard.
Ayrıca IT sertifikasyon sınavları içinde ürünleri vardır.Il a des certificats dans le domaine des transports.
Sert kortta oynanır.Match très serré.
Walk with Me in Hell, ABD'de platin sertifikaya layık görüldü.Pursuit of Happiness est certifié disque de platine aux États-Unis.
Bütün bu sert yönetim koşulları Hollanda'da ayaklanmalara yol açtı.Ce coup de force entraîne dans toute la France des insurrections populaires.
Erişim tarihi: 10 Temmuz 2013. ^ "Önce Rock Sonra Sertab Sallayacak".Et j'entendis cette phrase : "À partir du 10 septembre, le vent va tourner...
Avustralya'dan altın sertifika kazanmıştır.Il a été certifié Disque d'or en Australie.
Tabi yükseltisi fazla olduğundan dolayı iklim serttir.Le climat est assez vif dû à l'altitude.
Ayrıca Pedagojik Formasyon Sertifika Programı da vardır.La Fondation développe également un programme pédagogique.
Bununla birlikte Kitchener'ın sert ve amansız yöntemleri karşısında kesin bir zafer kazanamadı.D'autre part, au pragmatisme de Kitchener s'opposait la ligne dure et intransigeante de Milner.
Damar sertliğine iyi gelir ve kan dolaşımını kolaylaştırır.L'idiot respire mieux, son sang circule plus vite.
Okul deneyimi özellikle ailelerinden ayrılmış ufak çocuklarda genelde sert olmuştur.On suit l'éducation parfois difficile de leurs enfants.
Sert fırçalama erişkin dönemde minenin aşınmasına neden olabilir.Le mal d'altitude peut vous foudroyer dès votre arrivée.
Sert davranmayı sever.Il déteste travailler trop dur.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.Le tournoi se joue sur dur extérieur.
Verisign 1995 yılında RSA Security sertifikasyon hizmetleri şirketinden ayrılarak kurulmuştur.Émanation de la branche « Services de certification » de RSA Security, Verisign est créée en 1995.
Tüyleri sert, kalın, düz ve fazla uzun değildir.Le poil est droit, dur, dense et pas trop court.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Il est aussi diplômé en journalisme de l'école de journalisme de Londres.
Bu yazıda da stout tipi birayla kastedilen, sert biradır.Il diffère donc du yod prononcé dans bière .
Doğrulama işlemi sertifika otoritesi tarafından denetlenir.Ce qui permet de réaliser la surveillance d'inspection de l'organisme de certification .
Yoğunluğu 3,2 g/cm³, sertliği ise Mohs sertlik cetveline göre 4'tür.Sa densité est d'environ 8 g/cm³ et sa dureté de 4 sur l'échelle de Mohs.
1620 rakımlı mahallede kış ayları çok sert geçmektedir.1658 commence par un hiver exceptionnellement rigoureux.
Türk hükümetini tepkisi sert olmuş, Irak hükümetine derhal PKK unsurlarına müdahale etmesini söylemiştir.L'attentat n'est pas revendiqué immédiatement, mais le gouvernement turc accuse le PKK.
Albüm Belçika'da, Macaristan'da, Hollanda'da ve Romanya'da altın sertifika almıştır.L'album est disque d'or aux Pays-Bas, ainsi qu'en Belgique et en Roumanie.
Bu sefer onu kullanmama konusunda çok serttim.Bien entendu, cette fois je devais danser.
Faullü hareketin sertliğine göre hakemin sarı veya kırmızı kart gösterme yetkisi vardır.Si un incident est particulièrement grave, le patineur peut recevoir un carton jaune ou rouge.
5 Temmuz - Haşhaş kararı ABD'de çok sert tepkilere yol açtı.Le coup d’État du 5 juillet a suscité peu de réactions au niveau international.
Klin, sert çatışmaların ardından 24 Kasım'da 3. Panzer Ordusu tarafından alındı.La 3e armée de panzers capture finalement Kline le 24 novembre, après d'intenses combats.
Yaptıkları yuva sadece kendilerinin girebileceği kadar bir açıklık içerir ve serttir.Les Felsins, quant à eux, ne possèdent dans leur étincelle que du loom invisible.
Bu iki takım arasındaki maçlar gergin geçmekte, ancak sertlik yaşanmamaktadır.Entre les deux hommes, le duel est physique mais sans agressivité.
1916 kışı son derece sert geçmekteydi ve mücadele yapılması neredeyse imkânsızdı.L'hiver 1916 fut particulièrement rigoureux, gelant le matériel.
Ama Vilmer ona karşı sert davranmaktadır.Mrs Hugues lui parle sévèrement.
En kalın sesleri obuadaki gibi kaba ve sert değildir.Le cri est décrit comme strident et pas enchanteur.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sert ile cümle - Sayfa 32 - sert kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App