sersem ile cümle
sersem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.Tout a commencé avec le site de Gottfrid " America's Dumbest Soldiers ".
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.Tutto e' iniziato col sito di Gottfrid "I soldati piu' stupidi d'America".
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.Wszystko zaczęło się od strony Gottfrid'a "America's Dumbest Soldiers".
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.Όλα ξεκίνησαν με την ιστοσελίδα του Γκότφριντ, "Οι πιο Βλάκες Στρατιώτες της Αμερικής".
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.Всичко започна със сайта на Готфрид "Най-тъпите войници на Америка".
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.הכל התחיל באתר של גוטפריד ."החיילים האמריקנים הכי מטומטמים"
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı."كل هذا بدأ بسبب موقع "غوتفريد "أغبى جنود أميركا"
Herşey Gottfrid'in yaptığı "Amerika'nın En Sersem Askerleri" sitesiyle başladı.イラク戦争で死んだ兵士を 点数にするサイトさ
İspanya büyük güzel bir partiden sonra ekonomik bir sersemliğe battı.Spagna, dopo una grande festa sprofonda nel malessere dei postumi di una grande sbronza economica.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Das bedeutet, dass sie nicht - sie fühlen sich
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Dat houdt in dat ze niet - ze voelen zich licht in het hoofd.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Det innebär att de har inte--de känner lightheaded.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Eso significa que tienen no--que están sintiendo mareado.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Itu berarti bahwa mereka tidak - mereka merasa pusing.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.이러죠, 무슨말이냐면 어지럽다는거에요 밥을 못먹어서
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Oznacza to, że nie jadł i czuje się słabo.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Significa che non...-- che si sente stordito.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.Znamená to, že sa cítia na odpadnutie.
İşte onlar var demektir hissettiğiniz sersemleme.感じることが多いんだけど。 それは血液の中に、十分な糖がない状態で、
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir.Ascultă. Scapă. Dar petrelul e năucit.
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir.Nó nghe ngóng Nó lánh qua một bên
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir.Poslouchá. Nevyšlo to.
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir.Ακούει. Ξεφεύγει. Αλλά ο θαλασσοβάτης είναι εμβρόντητος.
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir.Сова прислушивается. Добыча вылетает наружу. Кучурка попалась
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir..הוא מקשיב .הוא מתחמק .אך היסעור המום
Kaçıyor. ancak kırlangıç sersemlemiştir.يستمع يبتعد لكن طائر المازور مذهل
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("Bạn là người bạn Israel đầu tiên của tôi.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.["Du bist mein erster israelischer Freund.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum."Ești primul prieten israelian.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.('Jij bent mijn eerste Israëlische vriend.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("당신은 제 첫 이스라엘 친구입니다. 우리 두 나라에 멍청한 정치인들이 없었으면 좋겠어요. 아무튼 만나서 반갑습니다!")
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Ojalá ambos pudiésemos deshacernos de nuestros políticos idiotas.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Spero che ci sbarazzeremo entrambi dei politici idioti, comunque è un piacere vederti!") ("Mi piace quel blu.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.["Szeretem azt a kéket.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Voi kun pääsisimme eroon tyhmistä poliitikoistamme, oli kiva nähdä!") ("Rakastan tuota sinistä.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Да можеше и двамата да се отървем от идиотските си политици.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum."Ты мой первый израильский друг.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("אתה החבר הישראלי הראשון שלי. אני מקווה ששנינו ניפטר מהפוליטיקאים האידיוטים
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("أنت أول صديق اسرائيلي لي. اتمني ان يتخلص كلًا منا من سياسيينا الحمقي، علي أي حال سعدت لرؤياك!")
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.(青い星の旗 好きよ) このメッセージはとても感動的です
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!¿Crees que te lo voy a decir, idiota?
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Esperam que eu fale, idiotas?!
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!E vi aspettate che parli, stupidi?
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Jag säger inget.
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Jeg siger ikke noget.
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Luuletteko, että kerron?
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Miałbym coś mówić, głupki?
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Περιμένεις να μιλήσω, ανόητε;
Konuşmamı mı bekliyorsun, sersem?!Хочешь, чтобы я заговорил, глупец?
Lee Seol aptal ve sersem olabilir. Ama insanları yanına çekme konusunda yetenekli.Lee Seol est peut-être idiote et stupide, mais elle est très douée pour mettre les gens de son côté.
Lee Seol aptal ve sersem olabilir. Ama insanları yanına çekme konusunda yetenekli.Lee Seol talán buta és lassú, de képes rá, hogy az embereket maga mellé állítsa.
Lee Seol aptal ve sersem olabilir.على الرغم من ان لي سول غبية وبطيئة الفهم
Maddox, şu sersemlere bak! Budalalar! Hadi, hadi!Glej tega kretena!
Maddox, şu sersemlere bak! Budalalar! Hadi, hadi!القنابل اليدويه!
Maddox, şu sersemlere bak! Budalalar!Maddoxi, pozor na ty svině!
Maddox, şu sersemlere bak! Budalalar!Maddox, oIha para aqueIes imbecis!
Maddox, şu sersemlere bak! Budalalar!Maddox, pozor na tých hajzlov!
Maddox, şu sersemlere bak! Budalalar!מדוקס .תראה את האידיוטים האלה
Maddox, şu sersemlere bak!- C-2 konvojen er på vej.
Maddox, şu sersemlere bak!¡Maddox, mira a esos idiotas!