Ana içeriğe geç
Sözlük

sermaye ile cümle

sermaye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şirketi sermayesi 5,6 milyar liradır.Les bénéfices nets de l'entreprise sont de 5,6 millions de dollars.
Sermayenin mal sahipleri bireyler, hane halkları, şirketler veya hükümetler olabilir.Los propietarios de los bienes de capital pueden ser particulares, hogares, empresas o gobiernos.
Sermaye az sayıda insanın elinde yoğunlaşır.La propiedad está concentrada en muy pocas manos.
Esasen yönetime katılmada sorun, sermaye ile çalışanlar arasında bir denge kurabilmektedir.Esta administración tan minuciosa puede causar disputas entre administradores y empleados.
Bununla beraber Avrupa sermayesinin etkinliği artmıştır.Paralelamente se consolidaba la implantación europea.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Por ser de propiedad municipal las cuotas de ingreso son muy accesibles.
Böylece ülkede sermaye birikimi başlar.Y la compasión empieza en casa.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.También se ha incrementado la inmigración extranjera.
Sermaye dahil tüm gelirler, aşamalı gelir vergisi yoluyla vergilendirilmelidir.Tutto il reddito, incluso il capitale, dovrebbe essere tassato attraverso la tassa progressiva sul reddito.
Falcon 1 roketi özel sermaye ile geliştirilmiştir.Il Falcon 1 è stato sviluppato con finanziamenti privati.
Şirket başlangıç olarak 950,000 frank sermayeyle kurulmuştur.Il capitale iniziale della ditta fu di 950.000 franchi.
Bunlar sermaye şirketleri ve şahıs şirketleridir.Imprese pubbliche e imprese private.
Türkiye yasalarına göre şirketler temelde ikiye ayrılır: Kişi (şahıs) şirketleri ve sermaye şirketleri.Le conseguenze che avvengono sono: a) Chiusura dell'impresa per le società e per le imprese individuali.
Sektörün toplam yabancı sermaye içindeki payı ise % 0.01 gibi oldukça düşük bir düzeydedir.È leggermente diminuita, invece, la permanenza media dei turisti stranieri di 0,1 punti percentuali.
(Değişen sermaye bölümüne sadece ücretler girer, hammaddeler vb. değişmeyen sermayenin döner kısmına aittir.)(Это часть влияет только на е — ничего не должно измениться в выполнении).
Mart 1929'da General Motors, Adam Opel AG'nin sermayesinin %80'ini satın aldı.1931 — General Motors расширила свою долю в компании Adam Opel до 100 %.
GV, risk sermayesi hizmetleri modelini sağlayan ilk risk sermayesi firmalarından biriydi.GV былa одной из первых венчурных компаний, использовавших модель венчурных услуг.
Grup 31 Mart 2009'da, 100 milyon dolar sermaye taahhüdü ile kurulmuştur.Группа была создана 31 марта 2009, с уставным капиталом в 100 млн долларов.
Şirket başlangıç olarak 950,000 frank sermayeyle kurulmuştur.Первоначальный капитал созданной компании был 950 000 франков.
Li, Pekin Ekonomi ve İşletme Sermayesi Üniversitesi'nde profesör olan Cheng Hong ile evlidir.Ли Кэцян женат на Чэн Хун, которая работает профессором в Столичном университете экономики и бизнеса в Пекине.
Ekonominin gelişmesinin temel dinamiği insan sermayesi ve yarattığı yeniliklerdir.Главными драйверами роста и развития экономики являются человеческий капитал и порождаемые им инновации.
2010'da Facebook'un sermaye ortaklarından Y Combinator ile olan ortaklığı bırakmıştır.В 2010 году между тогдашними акционерами компании разгорелся конфликт.
1929 yılından sonra neredeyse 50 yıl yabancı sermayeli banka kurulmamıştır.Понимаешь, в 24 веке денег не существует.
Sermaye Piyasası ve Yatırım Analizi.Анализ инвестиций и капитальных вложений.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Владение — недвижимое имущество.
Sermayesinin 88 milyar ABD doları olduğu biliniyor.Размер его капитала составил 84 миллиарда долларов.
Sermaye yedekleri gelir unsuru olarak gelir tablosuna aktarılamaz.Они приехали на место съёмок, не зная, что будет сниматься видеоклип.
Hotmail başlangıçta risk sermayesi şirketi Draper Fisher Jurvetson tarafından desteklendi.Он начал свою венчурную деятельность с 1985 года, когда он учредил венчурную компанию Draper Fisher Jurvetson.
Bu sistemde sermaye sahibi hammaddeyi evlerinde çalışmak isteyenlere veriyor.Это был подарок для хозяев дома, в котором они будут жить.
2012’de Üniversitenin toplam yardım sermayesi 81.919.000 dolardır.Бюджет университета составляет 138,9 млн € (2012 г.).
Mudarabe: Emek sermaye ortaklığı demektir.Эмпатия: стремление взволновать собеседника.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.Были также увеличены налоги на доходы иностранных компаний.
Bankanın kuruluş sermayesi 1 milyon liraydı.Общая сумма расходов на замок превысила миллион фунтов.
Şirket Kickstarter kampanyası ile sermaye kazanmış, 450.000 ABD.Кампания Kickstarter получила в общей сложности $ 400 000.
Yabancı sermayeyi teşvik yasası çıkarıldı.Запрещается коллективная высылка иностранцев.
Diğer bir önemli ilke ise yabancı sermayenin teşvik edilmesiydi.أما المبدأ الأخر الهام كان تشجيع روؤس الأموال الاجنبية.
Bu süreç devlet seviyesine hızlıca ulaşarak devleti sermayedarların gücü haline getirir.يصل ذلك إلى مستوى الدولة بسرعة مما يجعل الدولة في خدمة الممولين.
Ancak yabancı sermayenin gelmesi solcuları Turistlerin gelmesi ise dincileri rahatsız ediyordu.من المهم أن نميز السياح من المقيمين الأجانب لأن السياح يأتون لقضاء عطلهم فقط.
Sermayenin mal sahipleri bireyler, hane halkları, şirketler veya hükümetler olabilir.يمكن للمدينين تكون الحكومة أو الشركات أو المنازل الخاصة.
Kalite maliyetleri en az etkileyen, sermayeye en az bağlı üretkenliği artırma yoludur.وبالتأكيد سينتقل العمال من الوظيفة الأقل ربحًا إلى القطاع الأكثر ربحًا.
GV, risk sermayesi hizmetleri modelini sağlayan ilk risk sermayesi firmalarından biriydi.A GV foi uma das primeiras empresas de capital de risco que empregou o modelo de serviços de capital de risco.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.As fontes de capital estrangeiro também aumentaram.
Li, Pekin Ekonomi ve İşletme Sermayesi Üniversitesi'nde profesör olan Cheng Hong ile evlidir.Li é casado com Cheng Hong, professora da Universidade Capital de Economia e Negócios, em Pequim.
Şubat 1995 yılında, 50,000,000 Won'luk sermayesi ile SM Entertainment'ı kurdu.Em fevereiro de 1995, a SM cria o seu fundo de capital em ₩50,000,000.
Ortak ekonomi ve para birimi uygulamasına geçilene dek sermaye gelişimi işlemleri oldukça yavaş olmuştur.Até a criação da união económica e monetária, o desenvolvimento das disposições de capital foi lento.
Bu süreç devlet seviyesine hızlıca ulaşarak devleti sermayedarların gücü haline getirir.Alcançando o nível do estado de forma bastante rápida coloca o estado no poder dos financiadores.
Çeyrek milyonum var ve sermayemin faizlerinin yarısını bile harcamıyorum.Há menos de cinco que possuem metade de minha realização.
Şirketlerde zaman içinde büyük sermayeler birikmiştir ve rekabet düşüktür.A família ganhou ao longo do tempo fortes inimigos e caem.
"300 milyon sermayeyle kuruldu üç şirketli dev olup çıktı".«Mais de mil motoristas serão demitidos com fim de empresas Capital e Ilha Tropical».
Bu sermayeler merkez bankası bilançosunun (7) pozisyonunun altında listelenmiştir.O restante está sob controle do Banco Central (BC).
Bankanın kuruluş sermayesi 1 milyon liraydı.O clube caiu com dívidas de mais de £1 milhão.
Borçlanma, sermaye akınına yol açmış, bu da ülke kaynaklarının kurutulmasına neden olmuştur.Actualmente, a fonte encontra-se num processo de restauro, o que obrigou à deslocação dos leões.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Tot 1997 werd door Azië bijna de helft van de totale kapitaalinvoer van ontwikkelingslanden aangetrokken.
Sermaye yoğun olan araba üretimi ise S1'den S2'ye doğru azalış gösterir.De productie van auto's, het kapitaalintensieve goed, zal dalen van punt S1 naar punt S2.
Marx, Sermaye birikim yasası'nı açıklamıştır.Marx sprak oorlogstaal.
Yani , KAMAZ ilk on yılda inşaat yatırım sermayesini ödedi.Boonen hoeft de eerste tien jaar geen huishuur te betalen.
Türk şirketlerinin yaklaşık 100 milyon dolar civarı Polonya'da büyükçe bir DYY sermayesi vardır.Daarnaast hebben Turkse bedrijven forse DBI aandelen geregistreerd in Polen (100 miljoen dollar).
Nor Zartonk sermayeye karşı emekten yanadır.Connexxion maakt echter bezwaar tegen de gunning.
Bankanın sermayesi kurulduğunda 45 milyon TL idi ve 31 şubesi bulunuyordu.Uiteindelijk kostte het hele project 45 miljoen BEF, inclusief het meubilair.
Ülkeye sermaye girişleri çoğaldı; ancak enflasyonda düşüş beklendiği kadar hızlı olmadı.Het geboortecijfer steeg weliswaar, maar niet zoveel als gewenst.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sermaye ile cümle - Sayfa 6 - sermaye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App