Bir tek serçe duyulmuyordu.Not a single sparrow was to be heard.
Eldeki serçe çalılıktaki keklikten iyidir.A bird in the hand is worth two in the bush.
Eldeki serçe damdaki güvercinden iyidir.A bird in the hand is better than two in the bush.
Serçe cıvıldıyor.The sparrow is cheeping.
Serçeler cıvıldıyor.The sparrows are cheeping.
Biz serçeler gibi cıvıldıyoruz.We are cheeping like sparrows.
Bir serçeye nişan aldım ama bir kaz vurdum.I aimed at a sparrow, but shot down a goose.
Patates soyarken serçe parmağımı kestim.I cut my little finger peeling potatoes.
Tom'un sol elinde serçe parmağı eksik.Tom is missing the little finger on his left hand.
Tom, Noel için oğluna bir serçe hediye etti.Tom gave his son a sparrow for Christmas.
Serçe kedi tarafından öldürüldü.The sparrow was killed by the cat.
Bu serçe uçamaz. Onun kanatları kırık.This sparrow can't fly. Its wings are broken.
O kuş muhtemelen bir serçedir.That bird is probably a sparrow.
Ağaç serçesi bazı bölgelerde haşere olarak görülmektedir.The tree sparrow is seen as a pest in some areas.
Ağaç serçeleri aynı zamanda bakteri ve virüs enfeksiyonlarına da maruz kalmaktadırlar.Tree sparrows are also subject to bacterial and viral infections.
Serçeler Köyü Kürtçe adı ile Şıdada, Bismil'e bağlı bir köy.People who follow Vaishnavism perform Govardhan Puja, which is worship towards Govardhan mountain.
İrlanda'da 1990'ların sonunda yalnızca 1.000 ila 1.500 çift ağaç serçesi kalmıştır.In fact, by late 1711 only around 1,200 of the Palatines remained in Ireland.
Serçe kadar küçük olanları da vardır.Some are as small as insects.
Ağaç serçesi ile bayağı serçe arasında melezleşme birçok yerde görülmüştür.Among the trees Keora is much seen.
Serçeler de bu gruba dahildir.Bees also feature in this collection.
Bunların birçoğu "serçe" sözcüğünün türevleridir.Others are highly dismissive of this "slashy speak."
Bu kuşların büyüklükleri yaklaşık olarak bir serçe kadardır.This is a nearly unmistakable bird as an adult.
Çılgınca yiyen bir serçeA finch eating frenzy
Ve bu Savannah serçesi gibi kuşların genelde uğultuya benzer (Ses dosyası:And birds like this Savannah sparrow, they tend to have a buzzing (Sound clip:
Savannah serçesinin şarkısı) bir ötüşü oluyor.Savannah sparrow song) type call.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.And he would grab my pinkie, because what he wanted to do every day is he wanted to go visit.
Hadi benim küçük serçelerim.Go, my little sparrows.
Bu erkek serçe,yuvasını incelemesi için dişiyi ikna etmeye çalışıyorThis male finch tries to entice the female to inspect his nest
Bunların hepsi serçeThese are all finches
Galapagos'ta diğer farklı türlerin yerini, serçenin 13 farklı türü alıyorIn Galapagos there are 13 different species of finch taking the place of the other birds
Hatta bir tane de ağaçkakan serçesi bile varThere's even a woodpecker finch
Farklı gagaları olan küçük kuşlar gördü ama bunların hepsinin serçe olabileceğini tahmin edemediHe saw the little birds with their different beaks but didn't guess they were all finches
Öteye beriye uçuşan serçe Ve kırlangıç gibi, Hak edilmemiş lanet de tutmaz.Like a fluttering sparrow, like a darting swallow, so the undeserved curse doesn't come to rest.
Onun için korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.Therefore don't be afraid. You are of more value than many sparrows.
"Kartalın yaşlılığı, bir serçenin gençliğine (değerdir)"."An eagle's old age (is worth) a sparrow's youth".
Ardından serçe parmak eklemine (şimdi Ağustos) dönün ve kalan aylar boyunca devam edin.Then return to the little finger knuckle (now August) and continue for the remaining months.
Gözlemlenen kuş türleri ispinoz, saksağan, serçe, Batı küçük kargası, ve ağaçkakandır.Observed bird species are finch, magpie, sparrow, Western jackdaw, woodpecker.
Tom, serçe gibi yer.Tom isst wie ein Vögelchen.
"Kaldırım Serçesi". tap.taraf.com.tr.Figur Farbe Raum, in: Ausst.-Kat.
Kaya serçesi (Petronia petronia), serçegiller (Passeridae) familyasından bir serçe türü.Der Steinsperling (Petronia petronia) ist eine Vogelart aus der Familie der Sperlinge.
Serçeler de bu gruba dahildir.Auch Kalkdünger zählen zu dieser Gruppierung.
Bayağı serçe sıcak bölgelerde hemen hemen tüm yıl boyunca üreyebilir.In wärmeren Gebieten kann die Paarung das ganze Jahr über erfolgen.
1984 yılında Tofaş Serçe adıyla yeniden üretimine başlanmış, 1995 tarihinde bu kez tamamen durdurulmuştur.Erst im Dezember 1944 wurde die Produktion der Petljakow Pe-8 wieder eingestellt, diesmal endgültig.
Bayağı serçenin dişisine benzerler.Elle ressemble beaucoup à la dentelle de Bruges.
Kaldırım Serçesi (kitap), Édith Piaf'ın yakın arkadaşı Simone Berteaut'nun onunla ilgili biyografik kitabı.Ce film fut tiré de Piaf, un livre qu'avait écrit Simone Berteaut, la grande amie d'Édith Piaf.
Avrupa'da kasaba ve şehirlerde bayağı serçe daha yaygındır.C'est également en milieu urbain que vivent le plus souvent les Européens et les Libanais.
Siyah leke büyüdükçe serçenin saygınlığı artar.La thématique du peuple élu renforce la fierté noire.
Ağaç serçesi yumurtadan çıktıktan bir yıl sonra üreyebilecek duruma gelir.Il faut environ un an pour passer d'un œuf à un adulte.
Türkçe klavyede (F klavye) sağ el serçe parmağının sağındaki tuştur.Dragón azul/verde), en el dedo índice derecho.
(Küçük bir örnek olarak "serçe parmak" tabirini aynen kullanır.)(Por ejemplo, los términos de masa deben ser extraordinariamente pequeños).
Patates soyarken serçe parmağımı kestim.Я порезал мизинец, когда чистил картошку.
Serçeparmak, suikastçinin hançerinin kendisine ait olduğunu söylerek herkesi şoka uğratır.Мизинец шокирует всех, признав, что кинжал убийцы раньше принадлежал ему.
Serçeler de bu gruba dahildir.Но именно этих хомячков можно содержать группой.
Orman serçesi ya da dağ serçesi de denir.يطلق عليه أيضاً عصفور الغابة أو عصفور الجبل.
SinemaTürk'te Minik SerçePapel pequeno cinema
(Hüseyin Serçe (Erdem)-(Üstük) de Köşektaş’tan evlenerek yerleşmiştir.)Zij trouwde (1) met Wessel van den Boetzelaer (ca.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie niet waagt, die niet wint.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie niet waagt, niet wint.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie geen risico neemt, die wint niets.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie angst heeft van de bladeren, die jaagt niet in het bos.