‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Se do ouro fiz a minha esperança, ou disse ao ouro fino: Tu és a minha confiança;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Se ho riposto la mia speranza nell'oro e all'oro fino ho detto: «Tu sei la mia fiducia
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Si j`ai mis dans l`or ma confiance, Si j`ai dit à l`or: Tu es mon espoir;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Si puse al oro como objeto de mi confianza y al oro fino dije: "Tú eres mi seguridad"
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Skládal-li jsem v zlatě naději svou, aneb hrudě zlata říkal-li jsem: Doufání mé?
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Tidak pernah aku mengandalkan hartaku
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Αν εθεσα εις το χρυσιον την ελπιδα μου, η ειπα προς το καθαρον χρυσιον, Συ εισαι το θαρρος μου,
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Ако съм турял надеждата си в злато, Или съм рекъл на чистото злато: Ти си мое упование;
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,Полагал ли я в золоте опору мою и говорил ли сокровищу: ты – надежда моя?
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,אם שמתי זהב כסלי ולכתם אמרתי מבטחי׃
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,ان كنت قد جعلت الذهب عمدتي او قلت للابريز انت متكلي.
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,我 若 以 黃 金 為 指 望 、 對 精 金 說 、 你 是 我 的 倚 靠
‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa, Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,我 若以 黃金 為 指望 、 對精 金說 、 你 是 我 的 倚靠
En iyisi sensin.Du hast es drauf!
En iyisi sensin.Eres un genio.
En iyisi sensin.Ești cel mai tare !
En iyisi sensin.Jij bent de man.
En iyisi sensin.Sei il migliore.
En iyisi sensin.Tu es très fort.
En iyisi sensin.Ty tu rządzisz.
En iyisi sensin.Отличное шоу! Мужик!
En iyisi sensin.Ти си човекът.
- Evet. - Demek Jungwoo sensin...- Vậy ra cậu là Jungwoo...
Evet, sensin! - Aynı televizyondaki gibisin. - Ta kendisi.Τι εννοείς; Έχουμε δίκιο .Είσαι ακριβώς ίδια όπως στις ειδήσεις.
Evet, sensin! - Aynı televizyondaki gibisin. - Ta kendisi.ماذا تقصدين؟ نحن محقون, انت تشبهين تماما صورك في الاخبار
Evet, sensin!Igen, maga az!
Evrakları yere atan sensin.2010年11月 控訴審判決 前日
Evrakları yere atan sensin.Det var dig der tabte papirerne.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiByl jste to Vy kdo ty papíry upustil.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiC'est vous qui avez jeté les papiers.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiĐó là cậu đã đánh rơi giấy tờ.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiE' a te che hanno consegnato i documenti.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Det är du som släpper dem.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Det är du som släpper dem.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi Hadi ama!Kaulah yang menjatuhkan kertasnya. ayolah...!
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiJij bent degene die de papieren liet vallen.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi당신이 떨군거에요!
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiMaga dobta el a papírokat. <i>A Feljebbviteli Bíróság ítélethirdetése elõtti nap.</i>
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiSie waren es, die gerade die Papiere fallengelassen haben.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesi- Вие ги хвърлихте. <b>#Ноември, 2010 г., денят преди съдът да отхвърли обжалването#</b>
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiЭто был ты, кто бросил бумаги.
Evrakları yere atan sensin. Kasım 2010 Temyiz Mahkemesi'nin kararı arifesiنوفمبر 2010 يوم قبل الإعلان عن حُكم الإسئناف
Evrakları yere atan sensin.Maga dobta el a papírokat.
Evrakları yere atan sensin.Nie ja to upuściłem.
Evrakları yere atan sensin.Se te cayeron los papeles a ti.
Evrakları yere atan sensin.Sinä se pudotit paperit.
Evrakları yere atan sensin.Tu eşti cel care le-a aruncat jos.
Evrakları yere atan sensin.Εσείς ρίξατε τα χαρτιά.
Evrakları yere atan sensin..זה אתה שהפיל את המסמכים
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!(43:5) Боже, Царь мой! Ты – тот же; даруй спасение Иакову.
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!(44:5) O Dieu! tu es mon roi: Ordonne la délivrance de Jacob!
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Du, du er min Konge, min Gud, som sender Jakob Sejr.
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Du, Gott, bist mein König, der du Jakob Hilfe verheißest.
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Dumnezeule, Tu eşti Împăratul meu: porunceşte izbăvirea lui Iacov!
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Engkaulah Rajaku dan Allahku, yang memberi kemenangan kepada umat-Mu
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Hỡi Ðức Chúa Trời, Chúa và vua tôi; Cầu Chúa ban lịnh giải cứu Gia-cốp.
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , Chúa và vua_tôi ; Cầu_Chúa ban lịnh giải_cứu Gia-cốp .
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!하나님이여 주는 나의 왕이시니 야곱에게 구원을 베푸소서
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Ti sam si kralj moj, o Bog: Pošlji vsakršno rešenje Jakobu.
Ey Tanrı, kralım sensin, Buyruk ver de Yakup soyu kazansın!Tu és o meu Rei, ó Deus; ordena livramento para Jacó.