"Seninki gibi bir büyü, biz de mutlaka sana getireceğiz.We shall certainly meet you with like magic.
Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?Now ask them if their Lord has daughters, and they sons?
Bu benimki. Seninkinin nerede olduğunu bilmiyorum.Das da ist meins. Ich weiß nicht, wo deins ist.
Seninki benden daha büyük.Deins ist größer als meins.
Tarikat seviyesindeki ana fikir "Seninki senin, benimki de senin"dir.Auf dem Niveau von Tariqa „ist meins deins und deins ist meins“.
Saatim seninkinden daha doğru.Ma montre est plus précise que la tienne.
Benim düşüncem seninkinin aksinedir.Mon opinion est contraire à la tienne.
Onun fikri seninkinden daha iyi.Son idée est meilleure que la tienne.
Bu bisiklet benim. Seninki şurada.Ce vélo est à moi. Le tien est là-bas.
İsteğimi kabul et, tıpkı benim de seninkini kabul ettiğim gibi.Accède à ma demande, comme j'ai aussi accédé à la tienne.
Benimki seninkinden daha büyük.La mienne est plus grosse que la tienne.
Benim apartmanım seninkisinden daha rahat.Mon appartement est plus confortable que le tien.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Telle sera la vôtre, pécheurs qui m'écoutez, si vous ne vous convertissez ».
Benim projem seninkinden farklı.Mi proyecto es distinto al tuyo.
Benim saatim seninkinden farklı.Mi reloj es distinto al tuyo.
Benim evim seninki gibidir.Mi casa es como la tuya.
Hangi kitap seninkidir.¿Qué libro es el tuyo?
Hangi şapka seninkidir?¿Qué sombrero es el tuyo?
Seninkini getirdin mi?¿Trajiste la tuya?
Bu benimki ve bu seninki.Esto es mío y esto es tuyo.
Sanırım benim plan seninkinden daha iyi.Creo que mi plan es mejor que el tuyo.
Bu seninki, değil mi?Esto es tuyo, ¿verdad?
Karar seninkiydi.La decisión era tuya.
Benim o. Seninkinin nerede olduğunu bilmiyorum.Ese es el mío, no sé dónde está el tuyo.
Bana öyle geliyor ki, seninki daha bencil ... bir yaratıcıya ait soru: Neyin yaratıcısı? ...Me parece que la tuya es más egoísta... Refiriéndome a la pregunta de un Creador.
Benim adamlarım da seninkilerle birlikte çalışsın.Yo te enviaré a los míos.
Bunlar benim ayakkabılarım ve şunlar seninkiler.Эти туфли мои, а те твои.
Benim görüşüm seninkine benzer.Моё мнение схоже с твоим.
Benim dinim seninkinden daha iyi.Моя религия лучше твоей.
Benimki, seninki kadar iyi değil.Мой не так хорош, как твой.
Benim aylık kazancım seninkine yakın.Я зарабатываю примерно как ты.
Fakat neden benim celladım olmalısın, seninkinden faklı bir eli kulanmak istermisin?" dedi.Примете ли вы меня к себе и возьмете ли на свои руки?»
Benim işim seninki kadar kolay değil.عملي ليس سهلا كعملك
Benim takımım seninkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.Eu ficaria surpreso se, por um acaso, meu time perdesse para o seu.
Benim Mercedesim seninkinden daha büyük.Minha Mercedes é maior que a sua.
Hangi plastik çanta seninki?Welke plastic tas is van jou?
Fakat neden benim celladım olmalısın, seninkinden faklı bir eli kulanmak istermisin?" dedi.Czyż dlatego moi przodkowie darowali ciebie Kościołowi, abyś mi teraz życie wydzierała?”
Tarikat seviyesindeki ana fikir "Seninki senin, benimki de senin"dir.Ett förslag till översättning är: Dagen är din, och även natten är din.
Bana öyle geliyor ki, seninki daha bencil ... bir yaratıcıya ait soru: Neyin yaratıcısı? ...Перед кожним з персонажів твору постає нелегке питання: з ким ти?
Bu seninki, değil mi?Це ж твоє, так?
Bugün çalışma kitabımı unuttum. Seninkini paylaşsak sorun olur mu?Я сьогодні забув свій підручник. Ти не міг би поділитися своїм?
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jděte a učte se, co to je (znamená) "Milosrdenství chci, a ne oběti.
Hangi kitap seninki? Bu mu yoksa şu mu?Ποιο βιβλίο είναι το δικό σου: αυτό ή εκείνο;
Odam seninkinin iki katı kadar büyük.Mit rum er dobbelt så stort som dit.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jika engkau hendak mengambilnya, ambillah; yang lain tidak ada, hanya ini."
(Cavaradossi: Qual occhio al mondo - "Dünyada hangi gözler seninkilerle kıyas edilebilir").」 《阿毘達磨品類足論》:「眼根云何?謂眼識所依淨色。
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "而又惜愛其子,不准教訓,與我為難,痛恨之心,無以復加。
Benim adamlarım da seninkilerle birlikte çalışsın.그럼 대한그룹이 내꺼 된다고.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.Mais ce n'est pas encore mon anniversaire, et le tien est encore plus loin..
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.Mas não é o meu aniversário , eo seu é muito mais tarde do que o meu.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.Nhưng nó không phải là ngày sinh nhật của tôi, và của bạn nhiều hơn so với tôi.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.Pero no es mi cumpleaños, y el suyo es mucho más tarde que el mío.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.אבל זה לא יום ההולדת, ושלך הוא הרבה יותר מאוחר משלי.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.لكن ليس عيد ميلادي، و لك هو في وقت لاحق بكثير من الألغام.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.ねえ、ウンス。
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Ale jest to szansa wyciągniecia tego na czym nam zależy względem szansy wylosowanie dowolnej innej rzeczy.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Ale je to šanca, že si vytiahnete to vaše v porovnaní so šancou vytiahnutia hocičoho iného.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Ale je to šance, že si vytáhnete to, co chcete, v porovnání s šancí, že si vytáhnete cokoli.
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .여기서 확률은 주머니에서 구슬을 꺼냈을 때 나올 수 있는 모든 경우의 수에서 노란 구슬이 나오는 경우의 수를 말해요
Ama kısaca olasılık seninkini çekme şansının diğer her şeyi çekme şansıyla ilişkisidir. .Mas é a chance de pegar das suas relativamente a pegar qualquer outra coisa.