Senin uçağın saat kaçta kalkması planlanmıştır?What time is your plane scheduled to take off?
Senin hasta olduğunu bilmiyordum, bu yüzden seni hastanede ziyaret etmedim.I didn't know that you were sick, so I didn't visit you in the hospital.
Hasta olduğunu bilseydim seni hastanede ziyaret edebilirdim.If I had known that you were sick, I could have visited you in the hospital.
Senin kitabın ne zaman yayınlanacak?When will your book be published?
Senin ablan ile tanışmak istiyorum.I'd like to meet your older sister.
Bazı insanlar seninle aynı fikirde gibi görünüyor.Some people seem to agree with you.
Seni kutlamak için uğrayamadım, çünkü acelem vardı.I could not stop by to greet you because I was in a hurry.
Onun o konuyla ilgili açıklaması seninkine uyuyor.Her explanation concerning that matter matches yours.
Bunu seninle daha önce tartışmış olabilirim.I may have discussed this with you before.
O senin kadar hızlı koşabilir.He can run as fast as you.
Senin ruhun cehenneme düştü.Your spirit has fallen into hell.
Merhaba, benim adım Pekka'dır. Senin adın nedir?Hi, my name is Pekka. What is your name?
Ben seni yeni yılda göreceğim.I'll see you in the new year.
Merhaba Giada, bize hikayeni anlat, biz seni dinleyeceğiz.Hello Giada, tell us your story, we'll listen to you.
Tom seninle konuşmam gerektiğini söyledi.Tom said I was supposed to talk to you.
Tom şimdi seninle konuşamayacak kadar çok meşguldür.Tom is too busy now to talk to you.
Tom'un yaklaşık senin yaşında bir kızı var.Tom has a daughter about your age.
Tom bu gece seninle konsere gidemiyor.Tom can't go to the concert with you tonight.
Tom muhtemelen senin için torpil yapabilir ve seni o okula alabilir.Tom can probably pull some strings for you and get you into that school.
Tom ve ben seninle ilgili konuşuyorduk.Tom and I were just talking about you.
Tom ile zaman geçirmek için bu senin son şansın.This is your last chance to spend time with Tom.
Tom'a zarar verecek bir şey yaparsan, seni öldürürüm.If you ever do anything to hurt Tom, I'll kill you.
Tom'un senin gitmeni isteyeceğinden eminim.I'm sure that Tom would want you to go.
Tom Mary'nin seni sevdiğinden emin değil.Tom doubts that Mary loves you.
Tom Mary'nin onu yapmasını rica etti, bu yüzden senin yapmana gerek yok.Tom asked Mary to do that, so you don't have to.
Bu senin bilgisayarın mı?Is this your notebook?
Bir süredir seninle konuşmadım.I haven't talked to you in a while.
Eğer bir yere gitmen gerekirse, ben gelip seni alabilirim.If you need a ride, I could come and get you.
Artık seninle konuşmak için zamanım yok.I don't have time to talk with you anymore.
Özgürlük ülkesi, geleceğin ülkesi, seni selamlıyorum!Land of liberty, land of the future, I salute you!
Senin aksine, ben onu onun için yapabilirim.I can do that for her, unlike you.
Seni vurmak istemiyorum, fakat zorunda kalırsam, vururum.I don't want to shoot you, but I will if I have to.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Ben senin öldüğünü sandım.I thought you were dead.
Yarım-doktor seni ve yarım-din alimi inancını öldürür.A half-doctor kills you and a half-religious scholar kills your belief.
Ben liseden beri seni görmedim.I haven't seen you since high school.
Üzgünüm dün seninle konuşmak için bir şans yakalamadım.I'm sorry I didn't get a chance to talk with you yesterday.
Biz senin hırsız olduğunu biliyoruz.We know you're the thief.
Tüm katkıların için teşekkürler. Yakında seni tekrar görmeyi umut ediyoruz.Thank you for all your contributions. We expect to see you again soon.
Müzik senin tutkun.Music is your passion.
Ben senin yolunda mıyım?Am I in your way?
Ben senin yeteneklerine tamamen güveniyorum.I completely trust your abilities.
Keşke senin gibi daha fazla insan olsa.I wish there were more people like you.
Senin çok delici gözlerin var.You have very piercing eyes.
Seninle aynı fikirde olamam.I can't agree with you.
Önemli olan tek şey senin yaralanmamış olmandır.The only thing that matters is that you weren't injured.
Gerçekten önemli olan tek şey senin mutlu olup olmamandır.The only thing that really matters is whether or not you are happy.
Ben seninle konuşurken bana bak, seni korkak!Look at me when I talk to you, you coward!
Seni tutmak istiyorum.I want to hold you.
Sen hiç seni sevmeyen birini tekrar sevdin mi?Have you ever loved someone who never loved you back?
Bu senin hatan mı yoksa bizim mi?Is it your fault or ours?
Seni çok özledim!I missed you so much!
O, senin erkek kardeşine benziyor.He is similar to your brother.
Senin kadar çok çalışıyorum.I work as much as you.
Ben senin kız kardeşini arıyorum. O nerede?I'm looking for your sister. Where is she?
Senin hiçbir sürüş deneyimin yok.You have no driving experience.
Senin hayat felsefen benimkinden farklı.Your philosophy of life is different than mine.
Tesadüfen, caddede senin erkek kardeşine rastladım.By chance, I met your brother on the street.
Seninle otobüs durağında buluşabilirim.I can meet you at the bus station.
Senin hayal kırıklığına uğrattım.I'm disappointed in you.