Ana içeriğe geç
Sözlük

seni seni ile cümle

seni seni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir sürü insan senin hissettiğinle aynı hisseder.A lot of people feel the same way you do.
Benim seninle birlikte gitmemi istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to go with you?
Senin Tom ile konuşman gerekir.You should talk to Tom.
Senin annenin kolyesini çalanın Tom olduğuna dair hangi kanıtın var?What proof do you have that Tom was the one who stole your mother's necklace?
Tom senin ona vermesini istediğin mesajı Mary'ye vermez.Tom won't give Mary the message that you asked him to.
Senin önerini kabul etmesi için Tom Mary'yi ikna etmeye çalışacak.Tom will try to convince Mary to accept your offer.
Tom'un gelecek haftaya kadar senin için bir cevabı olacak.Tom will have an answer for you by next week.
Tom her yerde seni arıyordu.Tom was looking all over for you.
Tom seni on beş dakika önce bekliyordu.Tom was expecting you fifteen minutes ago.
Tom senin ona bir iyilik yapmanı istiyorTom wants you to do him a favor.
Tom seninle iki laf etmek istiyor.Tom wants to have a word with you.
Tom öğle yemeğinden hemen sonra seni aramayı planlıyor.Tom plans to call you right after lunch.
Tom senin yerinde olmadığı için memnun.Tom is glad he isn't in your shoes.
Tom senin beni anladığını sanmıyor.Tom doesn't think you understand me.
Tom seninle karşılaştığını düşünmüyor.Tom doesn't think he's ever met you.
Tom onu senin için yapmayı aldırmaz.Tom doesn't mind doing that for you.
Seni niçin aradığımı Tom bilmiyor.Tom doesn't know why I called you.
Tom'un şimdi seninle konuşmak için zamanı yok.Tom doesn't have time to talk to you now.
Tom seninle aynı fikirde değil.Tom doesn't agree with you.
Tom senin fikirden hoşlanacağını düşünmedi.Tom didn't think you would like the idea.
Tom onu senin tarzınla yaptı.Tom did it your way.
Sen hastanede iken Tom geçici olarak senin yerine baktı.Tom covered for you while you were in the hospital.
Gittiğini ona bildirseydin Tom seninle kampa gidebilirdi.Tom could have gone camping with you if you'd let him know you were going.
Kötü üşüttüğünden dolayı, Tom bu hafta sonu seninle plaja gelemez.Tom can't go to the beach this weekend with you because he has a bad cold.
Kartlarını doğru oynarsan, Tom seni partisine davet edebilir.Play your cards right and Tom might invite you to his party.
Ben senin Tom'la bir randevun olduğunu duydum. O nasıldı?I heard that you had a date with Tom. How was it?
Annen senin hakkında çok endişeli.Your mother is worried sick about you.
Yüksek sesle konuşmak zorunda değilsin. Seni çok net şekilde duyabiliyorum.You don't have to speak so loudly. I can hear you very clearly.
Geçen hafta bana tanıştırdığın senin şu arkadaşına ne oldu?What happened to that friend of yours that you introduced me to last weekend?
Senin yardımını istemediklerinde insanlara yardım etmek zordur.It's difficult to help people when they don't want your help.
Senin yardımını istemeyen insanlara yardım etmek zordur.It's difficult to help people that don't want your help.
Senin için alabileceğim bir şey var mı?Is there something I can get for you?
Senin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there something I can do for you?
Araba yolundaki senin araban mı?Is that your car in the driveway?
Burada oturup senin dedikodunu dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to sit here listening to your gossip.
Senin yediğin şeyi yemeği denemeye istekliyim.I'm willing to try eating anything you eat.
Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.I'm willing to take care of your children, if you want me to.
Senin gittiğin yere gitmeye istekliyim.I'm willing to go anywhere you go.
Senin çocuklarının güvende olmalarını sağlamak için gücüm dahilinde her şeyi yapacağım.I'll do everything within my power to make sure your children are safe.
Seninle takılmayı istemediğimi sana daha önce söyledim.I told you before that I'm not interested in hanging out with you.
Senin sevimli olduğunu düşünüyorum.I think you're cute.
Sanırım senin bir çift yeni yürüyüş ayakkabıları alman gerekiyor.I think you need to buy a new pair of hiking boots.
İnşallah işler senin için iyi sonuçlanır.I hope things will turn out well for you.
Burada durmak ve senin hakaretlerini dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I have better things to do than stand here and take your insults.
Seni bilmem ama ben bugün oldukça iyi hissediyorum.I don't know about you, but I feel pretty good today.
Köpeğin seni hiç ısırdı mı?Has your dog ever bitten you?
Senin hataların için beni suçlama.Don't blame me for your mistakes.
Seninle konuşurum.I talk to you.
Bu konuda seninle konuşuyorum.I talk to you about this.
Benim hakkımda kim seninle konuşuyor?Who is talking to you about me?
Senin iş arkadaşın Amerikalı mı?Is your coworker an American?
Ben senin arkadaşını çok beğeniyorum.I like your friend very much.
Seni hiç sevmedim.I have never loved you.
Senin Lojban öğreniyor olduğunu biliyorum.I know that you are learning Lojban.
Senin, benim erkek kardeşim olduğunu hatırladım.I remembered that you were my brother.
Lojban'ın senin için iyi olduğunu biliyorum.I know that Lojban is good for you.
John seninle tanışıncaya kadar tembel bir kişiydi.John was a lazy person until he met you.
Bu seni ilgilendirmez!That's none of your business!
"Kitaplar senin mi?" "Onların""Are the books yours?" "They aren't."
Onu yapmak zorundaydım, seni aptal!I had to do it you fool!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod