Ana içeriğe geç
Sözlük

seneler ile cümle

seneler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Quella maglietta che non ho più messo da anni? È ora di buttarla.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Và cái áo tôi đã không mặc trong nhiều năm? Đã tới lúc tôi phải vứt nó đi.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Was ist mit diesem Hemd, das ich jahrelang nicht getragen hatte? Es ist Zeit, dass ich mich davon trenne.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Και αυτό το μπλουζάκι που δεν είχα φορέσει για χρόνια; Ώρα να το πετάξω.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.А тази риза, която не бях носил от години? Време е да я оставя.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.А та сорочка, яку я не вдягав роками? - Час мені її відпустити.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.Эта рубашка, которую я не надевал уже несколько лет? Пришло время с ней расстаться.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.והחולצה ההיא שלא לבשתי שנים? הגיע הזמן שאפטר ממנה.
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.فالتيشرت الذي لم ترتديه منذ سنوات.. حان وقت التخلص منه
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.「やっぱり もう捨てようかな」 生活に不必要なモノは削りながら
Senelerdir giymediğim o tişört var ya, ondan kurtulmanın zamanı geldi.好似個件我好多年都無著過嘅衫? 係時候處理左佢。
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Cậu ấy chỉ biết đến cậu trong suốt 4 năm qua.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Dia terus memikirkanmu selama empat tahun.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Er guckt seit vier Jahren nur dich an.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Han har bara sett dig i 4 år.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Hij heeft alleen naar jou gekeken voor vier jaren.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Il n'a regardé que toi pendant quatre ans.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Jest zapatrzony tylko w Ciebie przez te 4 lata
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Ti è andato dietro per 4 anni.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Že štiri leta ima oči samo zate.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Για 4 χρόνια κοιτούσε μόνο εσένα.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.Он смотрел только на тебя в течение 4 лет.
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor..הוא חשב רק עלייך בארבע השנים האחרונות
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.نظر اليكي لمدة اربع سنين
Senelerdir gözü senden başkasını görmüyor.実際 ジュングの気持ちは 誰よりも 分かってるじゃない
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Ani de zile am avut ţinta de a avea bani destui pentru a hrăni două familii.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Ça a été mon objectif pendant des années, d'avoir assez d'argent pour nourrir deux familles.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.E' stato il mio obiettivo per anni, quello di avere abbastanza denaro da sfamare due famiglie.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Es war mein Ziel für Jahre, genug Geld dabei zu haben, um zwei Familien Essen zu geben.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Fue mi objetivo por años, el poder tener suficiente dinero para alimentar dos familias.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Jarenlang was mijn doel: genoeg geld om twee gezinnen te voeden.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.집에서 나왔습니다. 일년동안 제 목표는 두 가족에게 음식을 줄만큼 돈을 버는 일이었습니다.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Nó là mục tiêu của tôi nhiều năm rồi, có đủ tiền phát thức ăn cho hai gia đình.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.O meu objetivo durante anos: ter dinheiro para alimentar duas famílias.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Roky bolo mojím cieľom, mať dosť peňazí na zasýtenie dvoch rodín.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Roky bylo mým cílem mít dost peněz na nasycení dvou rodin.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.To był mój cel od lat, żeby mieć tyle pieniędzy, żeby nakarmić dwie rodziny.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Ήταν ο στόχος μου για χρόνια, να έχω αρκετά χρήματα για να ταΐσω δύο οικογένειες.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Це було моєю ціллю протягом років -- мати достатньо грошей, щоб нагодувати дві родини.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.Я долгие годы стремился к тому, чтобы скопить достаточно денег на обед для двух семей.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.אחד בחג ההודיה. זאת היתה המטרה שלי במשך שנים, שיהיה לי מספיק כסף להאכיל שתי משפחות.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.من عيد الشكر. و كان هدفي لأعوام, أن يكون لدي المال الكافي لإطعام عائلتين.
Senelerdir istediğim şeydi bu, iki aileyi doyuracak kadar param olması.食べ物を届けたのです 私の人生で最高に楽しく 感動的な体験でした
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Ada perbedaan yang besar antara anak-anak yang menahan diri dan anak-anak yang menyerah, dalam berbagai hal.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Była ogromna różnica pomiędzy dziećmi, które wytrwały i tymi które uległy, w przeróżnych aspektach.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Byly tam obrovské rozdíly mezi dětmi, které odolaly a dětmi, které podlehly, v hodně směrech.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Có những khác biệt cực lớn giữa những bé phản kháng và những bé nhượng bộ, ở nhiều phương diện khác nhau.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Der var enorme forskelle mellem børn, der modstod, og børn, der gav efter, på mange måder.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Er waren enorme verschillen tussen kinderen die weerstand boden en kinderen die toegaven, op vele manieren.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.유혹을 뿌리친 아이들과 빠진 아이들 사이에는 큰 차이점들이 여러가지 있었습니다.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Rozdiely boli obrovské medzi deťmi, ktoré odolali, a deťmi, ktoré neodolali, v mnohých aspektoch.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Skillnaden var enorm mellan de som stod emot och de som föll för frestelsen, på många olika sätt.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Vi erano enormi differenze tra i bambini che avevano resistito e quelli che avevano ceduto.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Имаше огромни различия между децата, които устояха и децата, които се поддадоха, в много отношения.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.Між дітьми, що не піддалися спокусі, і тими, хто не встояв, у багатьох проявах існували величезні відмінності.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.היו הבדלים עצומים בין הילדים שהתנגדו ואלה שנכנעו, בהרבה דרכים.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.كانت هناك فروق هائلة بين الأطفال الذين قاوموا والأطفال الذين إستسلموا، في عدة أشكال.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.ものすごく大きな差がありました 打ち勝った子供たちは大学進学適性試験で250点も得点が高く
Seneler içinde, bazı öğrencilerin beni sevdiğini, bazılarınınsa sevmediğini fark ettim.저는 수 년 간 몇몇 학생들은 저와 비슷하고 또 다른 몇몇은 저와 같지 않다는 것을 알게 되었습니다
Seneler önce, ben 50'lerde doğduğumda 50'ler ve 60'lar1950 년대에 제가 태어났을 때, 50~60년대는
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
seneler ile cümle - Sayfa 8 - seneler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App