Bu meclis senede en az kırk defa toplanıyordu.Kommissionen sammanträdde fyrtio gånger under två år.
Her iki senede bir dört kişilik başka bir grup astronot oraya varacak.Нова група чотирьох астронавтів-поселенців прибуватиме через кожні два роки.
Aynı senede Michael Faraday elektrik ile çalışan motorları yapmıştır.Майкл Фарадей винайшов електричний двигун.
Bu nedenle Ramazan Bayramı her sene bir önceki seneden 11-12 gün daha erken kutlanır.Щороку Рамадан настає на 11 днів раніше, ніж у попередньому році.
Bu durum karşısında Cam Mâli, teslim olarak senede 400.000 hind parası vermek şartıyla anlaştılar.Але під час Голодомору змушена продати її за 400 крб.
Palamut meşesinin meyveleri iki senede bir olgunlaşır.Замочити плоди амли у воді на 2 години.
Ayrıca bu seneden 1963'e kadar bu kupayı bir kez daha kaldırmayı başarmıştır.А поновлення кузова ця серія дочекалася тільки восени 1963 року.
Hamilelik dönemi bir seneden bir az fazla olup, hayatları boyunca 4 ile 6 arası yavru verirler.Розмножуються цілий рік, самиці народжують від чотирьох до шести дитинчат.
Her 5 senede bir Fransız Avrupa Parlamentosu Seçimi yapılır.Вибори до Європейського парламенту проводяться кожні 5 років.
Uluslararası baskının yanı sıra, dergi sadece İngilizce olarak senede 6 kere yayımlanır.Vedle mezinárodního vydání lze časopis obdržet také jako čistě anglickou publikaci 6× ročně.
Böylece son beş senede dördüncü şampiyonluğunu elde etti.Vybojovaly tak čtvrtou trofej v pěti letech.
Köy önceden çok kalabalıktı fakat, son dört-beş senede bayağı azalma görülmüştür.To nebylo nic jednoduchého, neboť se jednalo o národy ještě před čtyřmi pěti lety nepřátelské.
Dişiler 10 yaşına geldiğinde olgunlaşırlar ve her 5-7 senede bir doğum yaparlar.Samice nosí a vychovávají mláďata asi pět let a mohou rodit každých pět až šest let.
O’nun on senede yaptığını, kendisinin bir senede yapacağını sanır.Vyhnaným (uprchlým) spiklencům bylo dovoleno se vrátit až o deset let později.
Bu seneden sonra tam 17 kere aynı liglerde yer almışlardır.Po 17 letech se opět náhodou potkávají.
1950 yılından itibaren düzenli olarak her 2 senede 1 düzenlendi.Světové války a od roku 1950 se koná pravidelně každé dva roky.
Olağan magistralar (censura dışında) senede bir seçilir ve bir yıl süreyle hizmet verirlerdi.Magistrații obișnuiți erau aleși anual (exceptând cenzorul) și serveau pe un mandat de un an.
Eskiden belediye seçimleri her üç senede bir yapılsa da, günümüzde seçimler dört yılda bir yapılmaktadır.În trecut, consiliile locale se alegeau o dată la trei ani, dar astăzi alegerile se țin o dată la patru ani.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Aceasta duce la circa 12.500 de decese pe an conform datelor din 2006.
Bu noktada senede bir kere doğurgan hale gelirler ve kızgınlık döneminde çoğul ovumlar üretirler.În acest moment, ele devin fertile, o dată pe an, producând mai multe ovule atunci când sunt în călduri.
Her 4 senede bir yapılmaktadır.Apoi se va desfășura o dată la patru ani.
Genelde bir dişi senede iki kez gebe kalabilir ve 1-6 yavru dünyaya getirir.De regulă, un adult poate răci de 2-3 ori într-un an, iar un copil de 6-12 ori.
Franklin 20 seneden sonra 2004 yılında Arista'dan ayrılacağını açıkladı.2004-ben Franklin bejelentette, hogy húsz év után otthagyja az Arista kiadót.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.2006-os adatok szerint a kór évente körülbelül 12.500 halálos áldozatot követel.
Albüm Billboard 200'de 1 seneden fazla kaldı ve 23 numaraya kadar çıktı.A Billboard 200 listáján a 23. helyen debütált, és ott is maradt több mint egy évig.
Birçok seneden beri, Kraliyet Ailesi Mensupları'nın içinde, yılda en çok görev alan kişisidir.A férfiak között a legtöbb héttel ő vezeti az örökranglistát.
Okulun inşaatı iki senede tamamlanmıştır.A lánykollégium rá két évre készült el.
Isı farkı seneden seneye değişir.Az egyik különbség a jövő időnél van.
Yerel Seçimler ise yasa gereği beş(5) senede bir yapılmaktadır.A díjat 5 (10) évenként az Elnökség ítéli oda.
Ve tasnifini on altı senede ikmâl edebildim.A színháztermet a hatvanas években elbontották.
Bu meclis senede en az kırk defa toplanıyordu.Évente 40 alkalommal ülésezett.
Bu meclis senede en az kırk defa toplanıyordu.Tämä lainsäädäntöelin kokoontuu vähintään neljä kertaa vuodessa.
Hizmetliler senede bir kere tekrar seçilir.Puheenjohtajisto valitaan vuodeksi kerrallaan.
Yaklaşık 33 senede bir bayramı aynı tarihlere tekabül eder.Noin 33 vuodessa kalenterikuukaudet kiertävätkin kaikkien vuodenaikojen ympäri.
2010-11 "Olcan aşağı yukarı son 2-3 senede aşama katetti.Se on n. 2–3 sekuntia kärkitalleja hitaampi kaudella 2011.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Καταλήγει σε περίπου 12.500 θανάτους ετησίως από το 2006.
Bu noktada senede bir kere doğurgan hale gelirler ve kızgınlık döneminde çoğul ovumlar üretirler.Σε αυτό το σημείο αρχίζουν να γίνονται γόνιμα μία φορά τον χρόνο, παράγοντας πολλαπλά ωάρια.
Eskiden belediye seçimleri her üç senede bir yapılsa da, günümüzde seçimler dört yılda bir yapılmaktadır.Η εκλογή δημοτικών συμβουλίων γινόταν αρχικά κάθε τρία χρόνια, αλλά τώρα γίνεται κάθε τέσσερα χρόνια.
Lebron James geçen seneden sonra bu senede finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Ο Λεμπρόν Τζέιμς ψηφίζεται ο πολυτιμότερος παίκτης των τελικών για δεύτερη συνεχόμενη χρονιά.
Takip eden iki senede de popülerlikleri giderek arttı.Στα προσεχή δυο χρόνια, η φήμη της ανέβαινε.
1987 yılında Türkiye Atletizm Ligi organizasyonunun başlatılmasıyla anılan seneden itibaren düzenlenmemiştir.Ως το 1987 που ιδρύθηκε ο ΝΟ Λήμνου δεν αναφέρεται άλλη οργανωμένη ναυταθλητική δραστηριότητα στο νησί.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Οι ενήλικες τυπικά παθαίνουν δύο έως πέντε λοιμώξεις το χρόνο.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Sygdommen resulterer i ca. 12.500 dødsfald om året pr. 2006.
Bu meclis senede en az kırk defa toplanıyordu.Folkeforsamlingen mødtes ca. 40 gange om året.
Bununla birlikte pek çok arıcı her sene veya iki senede bir kraliçeyi değiştirir.Biavlere vil ofte skifte dronningen, når den er højst to år gammel.
Her 4 senede bir yapılmaktadır.Det kan selvfølgelig kun udføres hvert fjerde år.
Senede bir kez toplanacak olan Vilayet Umum Meclisleri’ni oluşturdu.Udvalget fremlagde en samlet indstilling for Borgerrepræsentationen én gang årligt.
Senede iki yumurta yumurtlarlar.Der lægges to kuld æg pr. sæson.
Garfield 1980'li yıllar sonrasında 1 senede 2 kitap birden çıkarmaya başlamıştır.Siden 1983 skrev Pratchett gennemsnitligt to bøger om året.
Bu meclis senede en az kırk defa toplanıyordu.Folkeforsamlingen kom sammen ca. 40 ganger i året.
Eskiden belediye seçimleri her üç senede bir yapılsa da, günümüzde seçimler dört yılda bir yapılmaktadır.Tidligere hadde man kommunevalg hvert tredje år, men nå har man det hvert fjerde år.
Yarışma formatı seneden seneye değişiklik göstermektedir.Kvalifiseringsformatet er noe endret i år.
Arı balı en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır.Pest har vært kjent i minst 3 000 år.
Bununla birlikte pek çok arıcı her sene veya iki senede bir kraliçeyi değiştirir.Biavlere vil ofte skifte ut dronningen når den er ca. to år gammel.
Havayolu ilk senede oldukça karlı bir yıl geçirdi.Like fullt var trafikken et år etter åpningen rimelig god.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Orang dewasa biasanya terkena infeksi dua hingga lima kali per tahun.
Iron Maiden bu albümden sonra hiçbir zaman senede bir albüm çıkartmadı.Wong tidak pernah meluncurkan album full artistik sejak saat itu.
Yaklaşık 33 senede bir bayramı aynı tarihlere tekabül eder.Untuk menyelesaikan satu episode diperlukan waktu 33 minggu.
Babil Sürgünü'nde bölgeye yerleşen Yahudiler Babil'de 2500 seneden daha uzun bir süredir yaşıyordu (bkz.Kerajaan Asyur Baru dan Babel baru meningkat kekuatannya di Palestina dua abad kemudian.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Tính đến 2006, bệnh gây 12.500 ca tử vong.