Thatcher'ın Britanya sendikaları üzerindeki etkisi de sürmektedir.Thatcher had een doorgaande invloed op de Britse politiek.
1938'in yılının Eylül ayında Moskova'da sendika üyeleri arasında yapılan şeflik yarışmasını kazandı.In september 1938 won hij de prestigieuze Sovjet Nationale Dirigeerwedstrijd in Moskou.
Sendikaların grevi 14 hafta ve 2 gün sürdü (100 gün).Związki strajkowały przez 14 tygodni oraz 2 dni (100 dni).
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta uważał, że związki zawodowe były dużą reformą, a z czasem mogą stać się nawet konserwatywne.
Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.Kiedy przyszli po związkowców, nie protestowałem.
Memurların sendika hakları kaldırıldı.Prawa pracownika są łamane.
Üye sayısı olarak Türkiye'nin en büyük işçi sendikasıdır.Największa centrala związkowa w Hiszpanii co do liczby członków.
İlk kurulan kamu çalışanı sendikalarından birisidir.Jeden z pionierów robotniczego ruchu spółdzielczego.
Örgüte üyeliğin gizli bir sendikaya üyelikten ne kadar farklı olduğu bilinmemektedir.Nie masz pojęcia ile zawdzięczasz organizacjom pozarzadowym.
Siyasi partilerin, derneklerin ve sendikaların etkinlikleri durduruldu.Videl zawiesił parlament, działalność partii politycznych i związków zawodowych.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Zawierało ono zgodę na powstanie niezależnych związków zawodowych.
20 Şubat - İş ve işçi sendikaları kuruldu.22 lutego – przedstawiciele pracodawców i związków zawodowych podpisali pakt o przedsiębiorstwie.
1950'de Nakliyat ve Genel İşçi Sendikası'na katıldı.W 1935 wstąpił do Związku Zawodowego Transportowców.
En büyük sendika kuruluşu Alman Emek Cephesi idi.Zarząd cechu tkaczy stanowili przeważnie rzemieślnicy niemieccy.
Ayrıca bu sırada ilk güçlü işçi sendikaları ve partileri kurulmaya başladı.W tym samym czasie powstały pierwsze afrykańskie związki zawodowe.
1976 - Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) kuruldu.1976 – Powstał Komitet Obrony Robotników (KOR).
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Ograniczone pozostają prawa związkowe, w tym prawo do strajku.
Bir sendikanın danışmanlığını yürüttü.Organizował związki zawodowe.
İspanyol Sosyalist İşçi Partisi ve Genel İşçiler Birliği (UGT) adlı sendikalar konfederasyonunun üyesidir.Silnie związana z Unión General de Trabajadores, unią hiszpańskich związków zawodowych.
1965 - Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) kuruldu.1960: Powołano Organizację Krajów Eksportujących Ropę Naftową (OPEC).
Sendikalar ve köylü örgütleri için özgürlük.Rätt till möten, fackliga organisationer och bondesammanslutningar.
Aynı dönemde Sosyalist Birliği, Genel İşçi Sendikası ve Sosyalist Gençlik'e katıldı.De organiserade sig inom det Socialistiska Partiet och dess ungdomsförbund.
Mamafih muhafazakâr sıfatını reddetti, bunun yerine sendikalisti tercih etti.Arbetarna vägrade och istället så fick fackföreningen fler medlemmar.
1938'in yılının Eylül ayında Moskova'da sendika üyeleri arasında yapılan şeflik yarışmasını kazandı.I september 1938 vann en sovjetisk dirigenttävling i Moskva.
Grev hareketi sendikaların denetiminden çıkar.Hösten: Granskning av fackförbundet Kommunals strejk.
Buna rağmen işçi sendikaları artış için bastırıyor.På arbetsmarknaden skärptes greppet över fackföreningarna ytterligare.
Ayrıca Makine Mühendisleri Sendikası'na katıldı.Fackförbundet Unionen organiserar också ingenjörer.
İlk röportajı 1965 yılında sendika gazetesi Metall'de yayınlandı ve çok ilgi gördü.Fackförbundstidningen Metall tryckte 1965 de första reportage med vilka han väckte uppseende.
DİSK, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ve Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu üyesidir.DGB är medlem i Europeiska fackliga samorganisationen och Internationella Fackliga Samorganisationen.
KESK, memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.Efterhand slöt sig de lokala fackföreningarna samman i distriktsförbund.
Varolan tüm sendikalar Devlet tarafından örgütleniyor ve kontrol ediliyordu.Всі існуючі профспілки були організовані і контролювалися державою.
Flaman çiftçi sendikası Boerenbond'ın başında bulundu.Очолював Фламандський фермерський союз Boerenbond.
Halihazırda sendikanın üye sayısı 1 milyonun üzerindedir.Кількість членів федерації перевищує 1 мільйон членів.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Працівники не мали права на вільну профспілкову організацію.
Sendika ve parti işlerine döner.Перебував на профспілковій та партійній роботі.
Bir çeyrek yüzyıl boyunca, Antigua ve Barbuda İşçileri Sendikasının önde gelen lideri oldu.За чверть століття він став лідером об'єднаної профспілки робітників Антигуа і Барбуди.
Memurların sendika hakları kaldırıldı.Право власності відповідачів скасовано.
Çok genç yaşta sendikacılığa bağlandı.Ймовірно замолоду прийняв християнство.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası.Рекомендована Українською Спілкою Професійних Учителів.
Karikatürler tekrar sendikasyon'dan sonra New York ve Chicago'da yerel ortaya çıktı.Втрачений Рай), що нагадує Нью-Йорк і Чикаго.
Emirlikte sendikalar, siyasi partiler yasaklı bulunmaktadır.Діяльність політичних партій та профспілок заборонена.
Tabutu yerel sendika binasına getirildi.Хрест було встановлено на місцевому кладовищі.
Sendikaların grevi 14 hafta ve 2 gün sürdü (100 gün).Святкування освячення Храму тривало 14 днів (2Хр.
Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.Pak přišli pro odboráře, a já jsem se neozval, protože jsem nebyl odborář.
Sendikalar ve köylü örgütleri için özgürlük.3) Zajistit svobodu shromažďování pro odborové svazy a rolnické organizace.
1996'da Nauert, sendikasyon haftalık işletme programı First Business için muhabir olaral çalıştı.V roce 1996 se stala reportérkou programu s týdenní periodicitou First Business, zaměřeného na obchod.
Bir sendikanın danışmanlığını yürüttü.Profesí byl odborový rada.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Malatesta vnímal odbory jako příliš reformistické a konzervativné.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.Právo zakládat na ochranu svých zájmů odborové organizace a přistupovat k nim.
Thatcher'ın Britanya sendikaları üzerindeki etkisi de sürmektedir.Byla Thatcherová pro britskou ekonomiku přínosem?
Sendikalar Birliği Merkezi Konseyi'nde çalışmaya başladı.Angažoval se v Akčním výboru Národní fronty Ústřední rady odborů.
O bir önder, komünizme, sendikacılığa ve Yahudilere karşı güçlü bir siper.Pohrdavě odpoví, že je komisařem, komunistou a Židem zároveň.
Eski bir komünist öğrenci sendikası üyesidir.Byl aktivním členem protikomunistického studentského hnutí.
Bunalım, sendikaların herhangi bir ekonomik reforma karşı ilk karşı çıkışıyla güçlenmişti.Spor se týkal úlohy odborů v souvislosti s probíhající ekonomickou reformou.
1952 - Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) kuruldu.1925 Založena tisková agentura Sovětského svazu (ITAR-TASS).
Ancak işverenin sendika üyesi olması zorunlu değildir. .Členství v odborech nesmí být povinné.
1963 yılında kurucu üye olarak Sağlık İşkolu 'nda sendikacılığa başladı.V roce 1963 se stal předsedou odborového svazu zaměstnanců ve zdravotnictví.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1983: Liderul sindicatului Solidaritatea, Lech Walesa, a primit Premiul Nobel pentru pace.
Pen Club, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Mimarlar Odası üyesidir.El este membru al fundației Pen Club, al Sindicatului scriitorilor turci și al Camerei turce de Arhitectură.
Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.Când au venit să îi ia pe sindicaliști, nu am protestat.