Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Je dois obtenir une dédicace. Dépêche-toi de m'en faire une.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Očitno bom morala dobiti avtogram. Pohiti, hočem avtogram!
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Sepertinya aku harus dapatkan tanda tangan. Cepat berikan aku tanda tangan.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Ser ut som att jag måste få en autograf. Skynda på och ge mig en autograf.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Siehst so aus als müsste ich mir ein Autogramm holen. Mach schnell und gib mir ein Autogramm.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Wygląda na to,że muszę zdobyć autograf. Pospiesz się i daj mi autograf.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Φαίνεται ότι πρέπει να πάρω αυτόγραφο. Γρήγορα δώσε μου αυτόγραφο.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Похоже, я должна получить автограф. Поторопись и дай мне автограф.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver..נראה כאילו אני אצטרך לקבל חתימה. מהרי ותני לי חתימה
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.يبدو أننى سأخذ توقيعك.إسرعى و إعطينى توقيعك
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.早く!
Gun, ablanın senden bir ricası var.Akkor, Geon, egy szívességet kérnék tőled.
Gun, ablanın senden bir ricası var.Alors, Geon, j'ai une faveur à te demander.
Gun, ablanın senden bir ricası var.Γκόνι, η νούνα θέλει να σου ζητήσει μια χάρη.
Gun, ablanın senden bir ricası var.غون, نونا لديها طلب
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››(71:5) и будут бояться Тебя, доколе пребудут солнце и луна, в роды родов.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Aşa că se vor teme de Tine, cît va fi soarele, şi cît se va arăta luna, din neam în neam;
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Bali se te bodo, dokler bo svetilo solnce in dokler trajal mesec, od roda do roda.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Báti se budou tebe, dokudž slunce a měsíc trvati bude, od národu až do pronárodu.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Będą się bać ciebie, póki słońce i miesiąc trwać będzie, od narodu aż do narodu.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Budú sa ťa báť, kým len bude slnce, a dokiaľ bude trvať mesiac, pokolenie pokolení.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››De skal frykte dig, så lenge solen er til, og så lenge månen skinner, fra slekt til slekt.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Dig frukte man, så länge solen varar, och så länge månen skiner, från släkte till släkte.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Durará con el sol y la luna, generación tras generación
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Féljenek téged, a míg a nap áll és a meddig a hold fénylik, nemzedékrõl nemzedékre.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Han skal leve, så længe Solen lyser og Månen skinner, fra Slægt til Slægt.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Hễ mặt trời, mặt trăng còn có bao lâu, Thì chúng nó kính sợ Chúa bấy lâu, cho đến muôn đời.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Hễ mặt_trời , mặt_trăng còn có bao_lâu , Thì chúng_nó kính sợ Chúa bấy_lâu , cho_đến muôn_đời .
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Il suo regno durerà quanto il sole, quanto la luna, per tutti i secoli
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››저희가 해가 있을 동안에 주를 두려워하며 달이 있을 동안에 대대로 그리하리로다
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Man wird dich fürchten, solange die Sonne und der Mond währt, von Kind zu Kindeskindern.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Niin he pelkäävät sinua, niin kauan kuin aurinko paistaa ja kuu kumottaa, polvesta polveen.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››On te craindra, tant que subsistera le soleil, Tant que paraîtra la lune, de génération en génération.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Semoga ia tetap bertahan turun-temurun selama ada matahari dan bulan
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Viva ele enquanto existir o sol, e enquanto durar a lua, por todas as gerações.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Θελουσι σε φοβεισθαι ενοσω διαμενει ο ηλιος και η σεληνη, εις γενεας γενεων.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Ще Ти се боят догде трае слънцето, И догде съществува луната, из родове в родове.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››ייראוך עם שמש ולפני ירח דור דורים׃
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››يخشونك ما دامت الشمس وقدام القمر الى دور فدور.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››太 陽 還 存 、 月 亮 還 在 、 人 要 敬 畏 你 、 直 到 萬 代
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››太陽還 存 、 月亮 還 在 、 人 要 敬畏 你 、 直 到 萬代
Hae Ra Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Χε Ρα έχω άλλη μια χάρη να ζητήσω.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, aku berpikir untuk melupakanmu, tapi ini tidak berjalan sesuai yang aku inginkan.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni à , mình đã từng nghĩ đến việc từ bỏ cậu nhưng nó không theo ý mình muốn.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, eu... m-am gandit sa renunt, dar lucrurile nu merg cum vreau eu.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, ich habe darüber nachgedacht, dich aufzugeben, aber es läuft nicht so, wie ich es mir vorgestellt habe.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, ik heb erover nagedacht om je op te geven, maar het gaat niet zoals ik het wil.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha NI, io ho pensato di rinunciare a te, ma le cose non vanno come voglio.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, jag tänkte på att ge upp om dig men det går inte som jag vill.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Ha Ni, j'ai pensé à tout abandonner, mais rien ne va comme je veux.
Ha Ni. Ben düşündüm, Senden vazgeçmiyorum. fakat istesemde bu böyle olmayacak.Χα Νι, εγώ σκέφτηκα να παραιτηθώ από σένα, αλλά δε γίνεται έτσι όπως θέλω εγώ.
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, aku benar-benar menyukaimu!
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, eu chiar te iubesc!
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, ich liebe dich wirklich!
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, ik vind jou echt leuk!
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, jag tycker verkligen om dig!
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, je t'aime vraiment !
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, mình thật sự thích cậu!
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, naprawę cię lubie
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, res te imam rad!