Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.שתים שאלתי מאתך אל תמנע ממני בטרם אמות׃
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.اثنتين سألت منك فلا تمنعهما عني قبل ان اموت.
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.我 求 你 兩 件 事 、 在 我 未 死 之 先 、 不 要 不 賜 給 我
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.我 求 你 兩 件 事 、 在 我 未 死 之 先 、 不 要 不 賜給我
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.Herra, meidän Jumalamme, meitä ovat vallinneet muut herrat, et sinä; sinua yksin me ylistämme, sinun nimeäsi.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.HERREN, vår Gud, andra herrar än du hava härskat över oss, men allenast dig prisa vi, allenast ditt namn.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.Herre vår Gud! Andre herrer enn du har hersket over oss; ved dig alene priser vi ditt navn.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.HERRE vor Gud, andre Herrer end du har hersket over os; men dit Navn alene priser vi.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.Kami pernah dikuasai oleh tuan-tuan lain, tetapi hanya Engkau yang kami akui, ya TUHAN Allah kami
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.여호와 우리 하나님이시여 주 외에 다른 주들이 우리를 관할하였사오나 우리가 주만 의뢰하고 주의 이름을 부르리이다
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.O HERE, onze God, andere heren heersten over ons; maar nu aanbidden wij U alleen.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.Uram! mi Istenünk! urak parancsoltak nékünk kívüled; de általad dicsõítjük neved!
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.Господи Боже наш! другие владыки кроме Тебя господствовали над нами; но чрез Тебя только мы славим имя Твое.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.Господи Боже наш, освен Тебе други господари са владели над нас; А само чрез Тебе ще споменуваме Твоето име.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.יהוה אלהינו בעלונו אדנים זולתך לבד בך נזכיר שמך׃
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.ايها الرب الهنا قد استولى علينا سادة سواك. بك وحدك نذكر اسمك.
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.耶 和 華 我 們 的 神 阿 、 在 你 以 外 曾 有 別 的 主 管 轄 我 們 、 但 我 們 專 要 倚 靠 你 、 題 你 的 名
Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.耶和華 我 們 的 神阿 、 在 你 以外 曾有別 的 主管 轄 我 們 、 但 我 們專 要 倚靠 你 、 題 你 的 名
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, a jelen kiemelkedő főszakácsa, aki nem messze él Öntől.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, den mest framstående kocken i världen idag, är inte så långt härifrån.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, der zurzeit herausragendste Koch der Welt, ist nicht so weit weg.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferrán Adrià, el cocinero supremo del mundo hoy, no está tan lejos de ti.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, koki ternama di dunia saat ini, tak terlalu jauh dari anda.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, le chef cuisinier prépondérant dans le monde aujourd'hui, n'est pas si loin de vous.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adrià, oggi il più autorevole chef al mondo, non è molto lontano da te.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil."Ferran Adria, o proeminente Chef mundial hoje, não está muito longe de si.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, preeminentul bucătar al lumii de azi, nu departe de aici.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adria, tämän hetken tärkein kokki maailmassa, ei kovin kaukana sinusta.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ferran Adrie, een chef-kok der chef-koks, niet eens zo ver hier vandaan.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.요리사들이 그리 멀지 않은 곳에 있는데 어떻게
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Masz pod ręką najlepszych szefów kuchni, jak Ferran Adria, najwybitniejszy dzisiaj.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Феран Адриа, най-добрия готвач в света днес, е тук наблизо.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.Ферран Адриа, выдающийся шеф современности, здесь неподалёку.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.פראן אדריאה, השף הבולט בעולם היום, נמצא לא רחוק ממך.
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.فيرا ادريا افضل طاهي في العالم الأن وليس بعيدا منك
Ferran Adria, bugün dünyanın en büyük şefi, senden çok uzakta değil.なぜ貴方は無名なんでしょう?"
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››En Farao verklaarde tegenover Jozef: "Ik, de koning van Egypte, zweer dat mijn land u zal gehoorzamen."
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››바로가 요셉에게 이르되 나는 바로라 애굽 온 땅에서 네 허락 없이는 수족을 놀릴 자가 없으리라 하고
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››ויאמר פרעה אל יוסף אני פרעה ובלעדיך לא ירים איש את ידו ואת רגלו בכל ארץ מצרים׃
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››وقال فرعون ليوسف انا فرعون. فبدونك لا يرفع انسان يده ولا رجله في كل ارض مصر
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››法 老 對 約 瑟 說 、 我 是 法 老 、 在 埃 及 全 地 、 若 沒 有 你 的 命 令 、 不 許 人 擅 自 辦 事 。 〔 原 文 作 動 手 動 腳
Firavun Yusufa, ‹‹Firavun benim›› dedi, ‹‹Ama Mısırda senden izinsiz kimse elini ayağını oynatmayacak.››法老 對約 瑟說 、 我 是 法老 、 在 埃及 全 地 、 若 沒 有 你 的 命令 、 不 許人 擅自 辦事 。 〔 原文 作動 手 動腳
Geldiğini gördüğümde senden saklanırdımCuando sabía que venías, solía esconderme de ti
Geldiğini gördüğümde senden saklanırdımKiedy wiedziałem, że przyjdziesz, chciałem się ukryć.
Gerçekten senden özür diliyorum.Aku sungguh-sungguh minta maaf.
Gerçekten senden özür diliyorum.Chiedo sinceramente scusa.
Gerçekten senden özür diliyorum.Ich entschuldige mich hiermit ernsthaft.
Gerçekten senden özür diliyorum.Imi pare sincer rau.
Gerçekten senden özür diliyorum.Iskreno se ti opravičujem.
Gerçekten senden özür diliyorum.Je m'excuse sincèrement.
Gerçekten senden özür diliyorum.Mijn oprechte verontschuldiging.
Gerçekten senden özür diliyorum.Mình chân thành xin lỗi cậu.
Gerçekten senden özür diliyorum.Min innerliga ursäkt.
Gerçekten senden özür diliyorum.Przepraszam, szczerze.
Gerçekten senden özür diliyorum.Ειλικρινά συγγνώμη.
Gerçekten senden özür diliyorum.Я искренне извиняюсь.
-Geum Jan-Di, senden istediğimiz bir şey var...Am dori ca tu ,Geum Jan Di ...
-Geum Jan-Di, senden istediğimiz bir şey var...Chcielibyśmy byś ty, Geum Jan Di..
-Geum Jan-Di, senden istediğimiz bir şey var...Chúng tôi muốn cô, Geum Jandi
-Geum Jan-Di, senden istediğimiz bir şey var...Haluaisimme sinut, Geum JanDi