Ana içeriğe geç
Sözlük

senden ile cümle

senden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Защото, каквито са мислите в душата му - такъв е и той. Каза ти: Яж и пий, Но сърцето му не е с тебе.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.потому что, каковы мысли в душе его, таков и он; „ешь и пей", говорит он тебе, а сердце его не с тобою.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.כי כמו שער בנפשו כן הוא אכל ושתה יאמר לך ולבו בל עמך׃
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.لانه كما شعر في نفسه هكذا هو. يقول لك كل واشرب وقلبه ليس معك.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.因 為 他 心 怎 樣 思 量 、 他 為 人 就 是 怎 樣 . 他 雖 對 你 說 、 請 喫 、 請 喝 、 他 的 心 卻 與 你 相 背
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.因為 他 心怎 樣 思量 、 他 為人 就是 怎樣 . 他 雖對 你 說 、 請喫 、 請喝 、 他 的 心卻與 你 相背
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin. Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.Korábban maga kért arra, hogy viseljem gondját Seolnak, most én kérem, hogy vigyázzon Yun Jura.
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin. Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.Όπως ακριβώς μου ζήτησες χάρη για την Σεολ, σου ζητάω χάρη για την ΓιουνΤζου.
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.이 말이 오히려 나 왕의 입에 있을 때에 하늘에서 소리가 내려 가로되 느부갓네살 왕아 네게 말하노니 나라의 위가 네게서 떠났느니라
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.עוד מלתא בפם מלכא קל מן שמיא נפל לך אמרין נבוכדנצר מלכא מלכותה עדת מנך׃
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.والكلمة بعد في فم الملك وقع صوت من السماء قائلا لك يقولون يا نبوخذناصّر الملك ان الملك قد زال عنك
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.這 話 在 王 口 中 尚 未 說 完 、 有 聲 音 從 天 降 下 、 說 、 尼 布 甲 尼 撒 王 阿 、 有 話 對 你 說 、 你 的 國 位 離 開 你 了
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.這話 在 王 口中 尚 未 說完 、 有 聲音 從天 降下 、 說 、 尼布甲尼撒 王阿 、 有 話對 你 說 、 你 的 國 位 離開 你 了
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Come ho detto, ormai è stato sorpassato.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Como dije, no estás a mi nivel.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Como disse, não vales nada.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Jak mówiłem, zdeklasowałem cię.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Kuten sanoin, painit eri luokassa.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Som sagt: du är utklassad.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Som sagt: Du er elendig.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Όπως σου είπα, είμαι ανώτερος.
Dedigim gibi, senden çok üstünüm.Как я уже сказал, силёнок маловато.
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?Achas que o detective quer alguma coisa contigo?!
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?Du denkst der Detektive hat ein Auga auf dich geworfen?
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?Pensi che il detective abbia una cotta per te?
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?Tu penses que le détective a flashé sur toi?
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?Νομίζεις ότι ο ντετέκτιβ σε έχει ερωτευτεί?
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?Неужели ты думаешь, что он запал на тебя?
Detektifin senden hoşlandığını mı sanıyorsun?それにあたしの方がおかしいですって? 自分のカレが殺人鬼と認めないから
- Devamlý senden bahsederdi.Ele falava sempre de ti.
Diğer insanların bununla ilgili senden daha iyi bir tavsiye almalarına izin verme.Ne hagyd, hogy mások ennél jobb tanácsot adjanak neked.
Diğer insanların bununla ilgili senden daha iyi bir tavsiye almalarına izin verme.Ne laissez personne vous donner un meilleur conseil que celui ci.
Diğer insanların bununla ilgili senden daha iyi bir tavsiye almalarına izin verme.No dejes que otro logre mejor consejo de esto que tú.
Diğer insanların bununla ilgili senden daha iyi bir tavsiye almalarına izin verme.Non lasciare che questo consiglio vada ad altra gente e non a te
Doğru hedeften yoksundum. Senden.Ich hab' auf Sie gewartet.
Doğru hedeften yoksundum. Senden.Neměl jsem správnou motivaci.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.Engkau dibangun atas dasar keadilan, dijauhkan dari kengerian dan penindasan
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.i Retfærd skal du grundfæstes. Vær tryg for Vold, du har intet at frygte, for Rædsler, de kommer dig ikke nær!
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.너는 의로 설 것이며 학대가 네게서 멀어질 것인즉 네가 두려워 아니할 것이며 공포 그것도 너를 가까이 못할 것이라
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.בצדקה תכונני רחקי מעשק כי לא תיראי וממחתה כי לא תקרב אליך׃
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.بالبر تثبتين بعيدة عن الظلم فلا تخافين وعن الارتعاب فلا يدنو منك.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因 公 義 得 堅 立 . 必 遠 離 欺 壓 、 不 至 害 怕 . 你 必 遠 離 驚 嚇 、 驚 嚇 必 不 臨 近 你
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因公 義 得 堅立 . 必遠離 欺壓 、 不至 害怕 . 你 必遠離驚嚇 、 驚嚇 必 不 臨 近 你
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.따라서, 그리고 교묘한 스탠드, - 내가 볼 수없는 것인가 그러나, 그것을 넣어 : 파리 나에게 그대의 횃불, 소년을 줘.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIJS Geef me je fakkel, jongen: dus, en zich afzijdig houden; - Toch zet het uit, want ik zou niet te zien.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS Daj mi tvoje baklo, fant: s tem, in stojalo ravnodušna; - vendar pa se odpravlja, kajti jaz ne bi videl.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS Daj pochodnię, chłopcze: stąd, i stać na uboczu, - Ale go ugasić, bo nie będzie widział.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS Dame tu antorcha, niño: de ahí, y que quedarse al margen; - Sin embargo, apagar, porque no se ve.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS Dê-me tua tocha menino,: assim, e se mantiverem; - No entanto, colocá-lo fora, pois eu não seria visto.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS Ge mig din ficklampa, pojke: alltså, och stå fjärran - Ändå släcka den, för att jag inte skulle synas.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS ми Дай твоя факел, момче: оттук и стои настрана - все пак, аз не бих се вижда.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARIS תן לי, לפיד עמך ילד: ומכאן, ולעמוד מנגד; - אבל לשים את זה, כי אני לא ראיתי.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PARÍŽ Daj mi baterka, chlapče: preto, a stáť opodiaľ, - Ale dal to, pretože by som nemala byť vidieť.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.PAŘÍŽ Dej mi baterka, chlapče: proto, a stát opodál, - Ale dal to, protože bych neměla být vidět.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.Párizs Adj te fáklyát, fiú: így, és állj zárkózott - mégis tedd meg, mert én nem láttam.
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.yondイチイのツリーの下に汝は近い中空地面にthineの耳を持ち、すべてに沿って置く。
Dolayısıyla, ve mesafeli durmak; gördüğüm olmaz Ancak, onu söndürmek: PARIS bana senden meşale, çocuk verin.باريس أعطني خاصتك الشعلة ، الصبي : ومن هنا ، والوقوف بمعزل ؛ -- وضعت بها ولكن ، لأنني لن يمكن رؤيتها.
Dört göz senden hoşlanıyor.Bittin sen!Ahah. Piaci a Quattrocchi. Sei morto!
Dört göz senden hoşlanıyor.Bittin sen!Hah. "Specys" liebt dich. Du bist tot!
Dört göz senden hoşlanıyor.Bittin sen!¡Ja! Te gusta "Specy". ¡Estás muerto!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod