Bütün bu şeyler, senden sonra geldi.Все эти вещи, они появились после тебя
Bütün bu şeyler, senden sonra geldi.知識すら君の後にやって来た
Bu yüzden senden daha iyiyim."Soy más listo que tú, y porque soy más listo eso me hace mejor."
Bu yüzden senden daha iyiyim.Vu que je suis plus malin, je suis meilleur que toi et je peux te dire quoi faire."
Bu yüzden senden daha iyiyim."Я умнее вас, и потому что я умнее тебя, я лучше, чем вы, , и я могу сказать вам, что делать ".
Bu yüzden senden daha iyiyim." أنا أذكى منك، ولأني أذكى منك " " أنا أفضل منك، وأنا أستطيع أن أُملي عليك ما تفعله "
Bu yüzden senden daha iyiyim.なんというか、不愉快な奴を もっとひどくした感じでした。
Býrak gebersin. >- Nedir lan benim senden çektiđim. >- Öldüreceksin Sami.Защо все неприятности създаваш? Ще го убиеш, Сами!
Çok uzun zaman önce senden... ...ayrılmalıydım.J'aurais dû partir il y a longtemps... Loin de toi.
Çok uzun zaman önce senden... ...ayrılmalıydım.Már rég nem kellett volna a pártodat fognom.
Çok uzun zaman önce senden... ...ayrılmalıydım.Έκανα λάθος... Δεν γίνεται να είμαι στο πλευρό σου.
Çok uzun zaman önce senden... ...ayrılmalıydım.لا يجب علي ان اكون الى جانبك
Çok zeki olduğunu biliyordum. Senden bir şeyler öğrenmeliyim.Azt hittem, elég okos vagyok, de azt hiszem, most tőled tanulhatnék egy s mást.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.Anh không muốn rời xa em.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.Ich will dich nicht loswerden.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.Io non mi voglio liberare di te.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.Ja nie chcę się ciebie pozbyć.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.난 널 버리고 싶지 않아.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.Yo no me quiero deshacer de ti.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.Аз не искам да се отърва от теб.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.קורט: אני לא רוצה להיפטר ממך.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.لا أريد التخلص منك.
Court: Ben senden kurtulmak istemiyorum.アンタも同じよ
Çünkü bende PC var (Pancreatic Cancer) Ama senden almadım Bir miras bıraktımMas não foi por você eu fiz um legado,cara você nunca poderá parar agora,com liçença
Çünkü bende PC var (Pancreatic Cancer) Ama senden almadımPerché ho avuto un PC (cancro al pancreas) ma non lo ho ricevuto da te
Çünkü, Maharaji bana " Senden herkesi sevmeni istiyorum" dediğinde,Perché, sentite cosa ho fatto quando Maharaji mi ha detto:
çünkü onların hiç biri senden güçlü değil.Mert tőled függ az életük. Csak te ezt elfelejtetted.
çünkü onların hiç biri senden güçlü değil.Om aan te tonen dat twijfel maar een mentale smaak heeft...
çünkü onların hiç biri senden güçlü değil.Protože nic z toho není větší než vy.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa , vì chúa là người nghiêm_nhặt , hay lấy trong nơi không để , gặt trong chỗ không gieo .
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa, vì chúa là người nghiêm nhặt, hay lấy trong nơi không để, gặt trong chỗ không gieo.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Bom się ciebie bał, żeś jest człowiek srogi; bierzesz, czegoś nie położył, a żniesz, czegoś nie siał.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›căci m'am temut de tine, fiindcă eşti un om aspru; iei ce n'ai pus, şi seceri ce n'ai sămănat.``
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Kajti bal sem se te, ker si oster človek: jemlješ, česar nisi položil, in žanješ, česar nisi posejal.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›이는 당신이 엄한 사람인 것을 내가 무서워함이라 당신은 두지 않은 것을 취하고 심지 않은 것을 거두나이다
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Lebo som sa ťa bál, pretože si prísny človek: berieš, čoho si nepoložil, a žneš, čoho si nesial.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Nebo jsem se bál tebe, ješto jsi člověk přísný; béřeš, čeho jsi nepoložil, a žneš, čeho jsi nerozsíval.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›pois tinha medo de ti, porque és homem severo; tomas o que não puseste, e ceifas o que não semeaste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Porque tuve miedo de ti, que eres hombre severo, que tomas lo que no pusiste y cosechas lo que no sembraste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›боявсь бо тебе, що ти чоловік жорстокий: береш, чого не клав єси, і жнеш, чого не сіяв.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›защото се боях от тебе, понеже си строг човек; задигаш това, което не си положил, и жънеш, което не си посял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›ибо я боялся тебя, потому что ты человек жестокий:берешь, чего не клал, и жнешь, чего несеял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›מפני יראתי אתך כי אתה איש קשה לקח את אשר לא הנחת וקצר את אשר לא זרעת׃
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›لاني كنت اخاف منك اذ انت انسان صارم تأخذ ما لم تضع وتحصد ما لم تزرع.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原 是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴 厲 的 人 . 沒 有 放 下 的 還 要 去 拿 、 沒 有 種 下 的 還 要 去 收
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴厲 的 人 . 沒有 放下 的 還要 去拿 、 沒 有 種下 的 還要 去 收
Çünkü senin gibiyim. Ve sahip olduğum tüm iyi şeyleri senden öğrendim.Eu sou como tu. <i>E tudo o que tenho de bom dentro de mim...</i> <i>... veio de ti.
Çünkü senin gibiyim. Ve sahip olduğum tüm iyi şeyleri senden öğrendim.For jeg er som dig. <i>Alt det gode, jeg indeholder,</i> <i>har jeg fra dig.</i>
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Car il est comme les pensées de son âme. Mange et bois, te dira-t-il; Mais son coeur n`est point avec toi.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Denn wie ein Gespenst ist er inwendig; er spricht: Iß und trink! und sein Herz ist doch nicht mit dir.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.For som han tenker i sin sjel, så er han; et og drikk, sier han til dig, men hans hjerte er ikke med dig.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Hij houdt zijn gedachten voor zichzelf en al nodigt hij u vriendelijk uit, in zijn hart meent hij dat niet.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.kajti odmerja ti vse v srcu svojem. „Jej in pij!“ ti veli, toda srce njegovo ni s teboj.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.대저 그 마음의 생각이 어떠하면 그 위인도 그러한즉 그가 너더러 먹고 마시라 할지라도 그 마음은 너와 함께하지 아니함이라
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Lebo jako smýšľa vo svojej duši, taký je; povie ti: Jedz a pi; ale jeho srdce nie je s tebou.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Nebo jak on sobě tebe váží v mysli své, tak ty pokrmu toho. Díť: Jez a pí, ale srdce jeho není s tebou.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.perché come chi calcola fra di sé, così è costui; ti dirà: «Mangia e bevi», ma il suo cuore non è con te
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.Porque, como ele pensa consigo mesmo, assim é; ele te diz: Come e bebe; mas o seu coração não está contigo.
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.porque cual es su pensamiento en su mente, tal es él: "Come y bebe", te dirá; pero su corazón no está contigo
Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar, ‹‹Ye, iç›› der sana, Ama yüreği senden yana değildir.thi han sidder med karrige Tanker; han siger til dig: "Spis og drik!" men hans Hjerte er ikke med dig.