Ama ondan önce senden intikamını almak istediğini söyledi.Han ville klämma åt dig här vid slutet.
Ama ondan önce senden intikamını almak istediğini söyledi.Mówił, że chce cię dopaść, jak będzie miał okazję.
Ama ondan önce senden intikamını almak istediğini söyledi.Είπε ότι ήθελε μια ευκαιρία μαζί σου, στο τέλος.
Ama ondan önce senden intikamını almak istediğini söyledi.Он сказал, что хотел помериться с тобой силами.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.(129:4) Но у Тебя прощение, да благоговеют пред Тобою.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Aleć u ciebie jest odpuszczenie, aby się ciebie bano.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Ale u teba je odpustenie, aby sa ťa báli.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Ale u tebe jest odpuštění, tak aby uctivost k tobě zachována byla.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Dar la Tine este iertare, ca să fii temut.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Denn bei dir ist die Vergebung, daß man dich fürchte.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Dock, hos dig är ju förlåtelse, på det att man må frukta dig.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.For hos dig er forlatelsen, forat du må fryktes.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Hiszen te nálad van a bocsánat, hogy féljenek téged!
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.그러나 사유하심이 주께 있음은 주를 경외케 하심이니이다
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Maar ik weet dat U vergeeft, zodat iedereen ontzag voor U zal hebben.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Mais le pardon se trouve auprès de toi, Afin qu`on te craigne.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Ma presso di te è il perdono: e avremo il tuo timore
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Mas contigo está o perdão, para que sejas temido.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Men hos dig er der Syndsforladelse, at du må frygtes.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Mutta sinun tykönäsi on anteeksiantamus, että sinua peljättäisiin.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Nhưng Chúa có lòng tha thứ cho, Ðể người ta kính sợ Chúa.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Nhưng_Chúa có lòng tha_thứ cho , Ðể người_ta kính sợ Chúa .
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Pero en ti hay perdón, para que seas reverenciado
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Tetapi Engkau suka mengampuni, supaya orang menjadi takwa
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Toda pri tebi je odpuščenje, da te časté s svetim strahom.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.Παρα σοι ομως ειναι συγχωρησις, δια να σε φοβωνται.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.При тебе обаче няма прощение За да ти се боят.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.כי עמך הסליחה למען תורא׃
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.لان عندك المغفرة لكي يخاف منك.
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.但 在 你 有 赦 免 之 恩 、 要 叫 人 敬 畏 你
Ama sen bağışlayıcısın, Öyle ki senden korkulsun.但 在 你 有 赦免 之恩 、 要 叫人 敬畏 你
Ama senden almadımAle nie od ciebie
Ama senden almadımNhưng đó không phải của mày
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.Dar te implor, nu te duce.
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.De kérlek.
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.Maar ik vraag je.
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.Mais je te demande.
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.Pero te lo pido...
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.Но я прошу тебя.
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum..אבל אני מבקש ממך בבקשה
Ama senden rica ediyorum... ...sana yalvarıyorum.لكني أستجديك
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Aber für den Augenblick bitte ich dich, diese Dinge nicht zu überspringen.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Ale nateraz Vás nežiadam, aby ste iba preskočili túto vec.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Aber jetzt werde ich dir sagen frohe Botschaft, Mädchen.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ale teď řeknu ti radostnou zvěst, holka.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ale teraz poviem ti radostnú zvesť, dievča.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ale teraz powiem ci radosne, dziewczyno.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ampak zdaj bom povedal, ti veselo novico, dekle.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Dar acum voi spune vestea cea tine plin de bucurie, fată.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.De most elmondom neked örömteli hírt, lány.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Maar nu ik vertel u blijde tijding, meisje.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Mais maintenant, je vais te dire joyeuse nouvelle de toi, jeune fille.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Ma ora dirò lieta novella te, ragazza.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Mas agora eu vou dizer anúncio jubiloso de ti, menina.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Men nu ska jag säga dig glada nyheter, flicka.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Men nu skal jeg fortælle dig glade tidender, pige.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Mutta nyt kerron sinulle iloisen sanoman, tyttö.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Nhưng bây giờ tôi sẽ nói cho ngươi loan báo Tin vui vẻ, cô gái.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Pero ahora se lo diré a ti feliz noticia, niña.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Tapi sekarang saya akan memberitahu kabar gembira kepadamu, gadis.