Ana içeriğe geç
Sözlük

senden ile cümle

senden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Αλλά τώρα θα σου πω εσένα χαρούμενη είδηση, κορίτσι.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Но сега аз ще кажа на тебе радостни вести, момиче.
Ama şimdi senden sevinçli haber, kız anlatacağım.Но теперь я расскажу тебе радостную весть, девочка.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Ale pro teď tě nežádám, abys tuhle věc přeskočila.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Mais pour l'instant, je ne te demande pas de sauter par-dessus ça, je te dis :
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Momentan eu nu îti cer să sari peste lucrul ăsta, spun: uită-te la ce este ...hhh... care simte:
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Pero, por ahora, no te estoy pidiendo que saltes por encima de esto.
Ama şu an için, bu konunun üzerinden atlayıp geçmeni istemiyorum senden.Αλλά, προς το παρόν, δε σου ζητώ να το υπερβείς αυτό.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››(2:10) а я гласом хвалы принесу Тебе жертву; что обещал, исполню: у Господа спасение!
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››A kik hiú bálványokra ügyelnek, elhagyják boldogságukat;
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De, der dyrker det tomme Gøgl, lader Gudsfrygt fare;
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De som hålla sig till fåfängliga avgudar, de låta sin nåds Gud fara.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De som holder sig til de tomme avguder, de forlater sin miskunnhet*. / {* sin miskunnelige Gud; SLM 144, 2.}
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Ich aber will mit Dank dir opfern, mein Gelübde will ich bezahlen; denn die Hilfe ist des HERRN.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››나는 감사하는 목소리로 주께 제사를 드리며 나의 서원을 주께 갚겠나이다 구원은 여호와께로서 말미암나이다 하니라
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Kteříž ostříhají marností pouhých, dobroty Boží se zbavují.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Ne, jotka kunnioittavat vääriä jumalia, hylkäävät armonantajansa.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Quelli che onorano vane nullità abbandonano il loro amore
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Tí, ktorí pozorujú na klamné márnosti, opúšťajú svoju milosť.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Αλλ' εγω θελω θυσιασει προς σε μετα φωνης αινεσεως θελω αποδωσει οσα ηυχηθην η σωτηρια ειναι παρα του Κυριου.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Но аз ще принеса жертва с хвалебен глас; Ще отдам това, което съм обрекъл. Спасението е от Господа.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››ואני בקול תודה אזבחה לך אשר נדרתי אשלמה ישועתה ליהוה׃
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››اما انا فبصوت الحمد اذبح لك واوفي بما نذرته. للرب الخلاص
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››但 我 必 用 感 謝 的 聲 音 獻 祭 與 你 . 我 所 許 的 願 、 我 必 償 還 。 救 恩 出 於 耶 和 華
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››但 我 必 用 感謝 的 聲音獻 祭與 你 . 我 所許的願 、 我 必償還 。 救恩 出於 耶和華
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›A Bôh mu povedal: Blázne, tejto noci požiadajú tvoju dušu od teba, a to, čo si nahotovil, čie bude?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Ale mu rzekł Bóg: O głupi, tej nocy upomnę się duszy twojej od ciebie, a to, coś nagotował, czyjeż będzie?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›I řekl jemu Bůh: Ó blázne, této noci požádají duše tvé od tebe, a to, cožs připravil, čí bude?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›하나님은 이르시되 어리석은 자여 오늘 밤에 네 영혼을 도로 찾으리니 그러면 네 예비한 것이 뉘 것이 되겠느냐 하셨으니
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Maar God zei tegen hem: 'Dwaas! Vannacht zult u sterven. En wie krijgt nu alles wat u achterlaat?'
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Mas Deus lhe disse: Insensato, esta noite te pedirão a tua alma; e o que tens preparado, para quem será?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Men Gud sa til ham: Du dåre! i denne natt kreves din sjel av dig; hvem skal så ha det du har samlet?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Pero Dios le dijo: "¡Necio! Esta noche vienen a pedir tu alma; y lo que has provisto, ¿para quién será?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Reče pa mu Bog: Neumnež, to noč bodo zahtevali dušo tvojo od tebe, in kar si pripravil, čigavo bo?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›А Бог му рече: Глупецо! Тая нощ ще ти изискат душата; а това, което си приготвил, чие ще бъде?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Но Бог сказал ему: безумный! в сию ночь душу твою возьмут у тебя; кому же достанется то, что ты заготовил?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›Рече ж йому Бог: Безумний, сієї ночі душу твою візьмуть у тебе; що ж надбав єси, кому буде?
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›והאלהים אמר לו אתה הכסיל בעצם הלילה הזה ידרשו ממך את נפשך ואשר הכינות לך למי יהיה׃
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›فقال له الله يا غبي هذه الليلة تطلب نفسك منك. فهذه التي اعددتها لمن تكون.
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›神 卻 對 他 說 、 無 知 的 人 哪 、 今 夜 必 要 你 的 靈 魂 . 你 所 豫 備 的 、 要 歸 誰 呢
‹‹Ama Tanrı ona, ‹Ey akılsız!› dedi. ‹Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?›神卻對 他 說 、 無知 的 人 哪 、 今夜 必要 你 的 靈魂 . 你 所 豫備 的 、 要 歸誰呢
Ama umursama, senden nefret etmiyorum anne!Mais en dépit de ça je ne te déteste pas
Ama umursama, senden nefret etmiyorum anne!Nehledě na to není to tak že tě nenávidím, protože
Anne, senden daha fazla bir şey duymak istemiyorum.No voy a escucharle, mamá.
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Bạn có biết rằng các bạn mình có nhiều bạn bè hơn bạn?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Czy wiesz że Twoi znajomi mają więcej znajomych niż ty ?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?여러분의 친구들이 여러분들보다 더 많은 친구를 가졌다는 걸 혹시 아세요?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Sabes que os teus amigos têm mais amigos que tu?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?¿sabías que tus amigos tienen más amigos que tú?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Sapete che i vostri amici hanno più amici di voi?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Savez-vous que vos amis ont plus d'amis que vous ?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Știi că prietenii tăi au mai mulţi prieteni decât tine?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Tahukah Anda teman Anda punya lebih banyak teman dari pada Anda?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Tudták, hogy a barátaiknak több barátjuk van, mint önöknek?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Vet du om att dina vänner har fler vänner än du har?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Víte, že vaši přátelé mají více přátel než vy?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Wussten Sie, dass Ihre Freunde mehr Freunde haben als Sie?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Γνωρίζετε ότι οι φίλοι σας έχουν περισσότερους φίλους από ότι εσείς;
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?"Знаете ли вы, что у ваших друзей больше друзей, чем у вас?
Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Знаете ли, че вашите приятели имат повече приятели от вас?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod