Benimle senden başka onu gören oldu mu? — Bir gören daha var.有沒有這樣的電報?誰看過?我也不知道。
O senden memnun olacaktır.你应该很高兴吧。
Eğer ölümden başka bir nedenle senden ayrılırsam, RAB bana daha kötüsünü yapsın" dedi.「若我是五陰,我即為生滅,若我異五陰,則非五陰相。
دور از تو اندیشه بدان (Kötü düşünceler senden uzak olsun!)그대를 하동군부인(河東郡夫人)으로 봉하노라.”
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.저는 이런 걸 들어본 적이 없습니다.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››내 백성 이스라엘의 목자가 될 영도자가 너에게서 나리라.'
Senden korkmuyorum." der.그러니 불안하지 않다”라고 말했다.
OVER: Mesajım bitti ve senden bir yanıt bekliyorum.עבור (באנגלית: over): זהו סוף הודעתי, ממתין לתשובתך.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.'אני מסריח משוטרים,' אמרתי.
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.אף אחד לא שמע דבר כזה עד אז.
Senden nefret ediyorum!אני שונא אותך!
Bu şehri darmaduman edecek... senden başlayarak."Европа, както казах, ще ви изпъди оттука".
Ben senden daha güzelim.Аз съм по-красива от теб.
Tom senden bir şey saklıyor.Том крие нещо от теб.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Gotovo da možete zamisliti kako smrdi."
OVER: Mesajım bitti ve senden bir yanıt bekliyorum.Tu nam se nalazi tražena vrijednost i završili smo s traženjem.
Senden başka ilah yok ki, bize meded etsin.Nebudeš mať iných bohov okrem mňa, ktorým by si sa klaňal.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››Prichádza hodina, kedy bude moja krajina žať slávne ovocie."
Kariyerine Senden İbaret (2000), Sen Yoluna...Med kariero junak, po njej...
Bence izleyicilerin 'Şimdi senden hoşlanmaya başladım.Gledalci so jo imeli radi.
Farklı olma zorunluluğu: “Bu işi senden daha uzun bir süredir yapıyorum.Dejala je: »Ta trenutek je veliko večji, kot sem jaz sama.
O bile senden daha çalışkan.Jis net už tave darbštesnis.
O bile senden daha çalışkan.Ji net už tave darbštesnė.
Benimle senden başka onu gören oldu mu? — Bir gören daha var."Kõik, kes hääletasid, said, välja arvatud mina?
Adam tam bir teknoloji dahisi. Senden kartını alırım.- Es un genio con computadoras y--
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.(68:6) Боже! Ты знаешь безумие мое, и грехи мои не сокрыты от Тебя.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.(69:6) O Dieu! tu connais ma folie, Et mes fautes ne te sont point cachées.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Ðức Chúa Trời ôi! Chúa biết sự ngu dại tôi, Các tội lỗi tôi không giấu Chúa được.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Ðức_Chúa_Trời ôi ! Chúa biết sự ngu_dại tôi , Các tội_lỗi tôi không giấu Chúa được .
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Dumnezeule, Tu cunoşti nebunia mea, şi greşelile mele nu-Ţi sînt ascunse.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Gott, du weißt meine Torheit, und meine Schulden sind nicht verborgen.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Gud, du kender min Dårskab, min Skyld er ej skjult for dig.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.하나님이여 나의 우매함을 아시오니 내 죄가 주의 앞에서 숨김이 없나이다
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.O Bog, ti poznaš nespamet mojo in prestopki moji ti niso skriti.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Oh Dios, tú conoces mi insensatez; mis pecados no te son ocultos
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Tu, ó Deus, bem conheces a minha estultícia, e as minhas culpas não são ocultas.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Ya Allah, Engkau tahu kesalahan-kesalahanku dosaku tidak tersembunyi bagi-Mu
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Θεε, συ γνωριζεις την αφροσυνην μου και τα πλημμεληματα μου δεν ειναι κεκρυμμενα απο σου.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.Боже, Ти знаеш безумието ми; И прегрешенията ми не са скрити от Тебе.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.אלהים אתה ידעת לאולתי ואשמותי ממך לא נכחדו׃
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.يا الله انت عرفت حماقتي وذنوبي عنك لم تخف.
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.神 阿 、 我 的 愚 昧 你 原 知 道 . 我 的 罪 愆 不 能 隱 瞞
Akılsızlığımı biliyorsun, ey Tanrı, Suçlarım senden gizli değil.神阿 、 我 的 愚昧 你 原 知道 . 我 的 罪愆 不 能 隱瞞
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Älä nuhtele pilkkaajaa, ettei hän sinua vihaisi; nuhtele viisasta, niin hän sinua rakastaa.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Chớ trách kẻ nhạo báng, e nó ghét con; Hãy trách người khôn ngoan, thì người sẽ yêu mến con.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Chớ trách kẻ nhạo_báng , e nó ghét con ; Hãy trách người khôn_ngoan , thì người sẽ yêu_mến con .
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.거만한 자를 책망하지 말라 그가 너를 미워할까 두려우니라 지혜있는 자를 책망하라 그가 너를 사랑하리라
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Não repreendas ao escarnecedor, para que não te odeie; repreende ao sábio, e amar-te-á.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Nedomlouvej posměvači, aby tě nevzal v nenávist; přimlouvej moudrému, a bude tě milovati.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Ne fedd meg a csúfolót, hogy ne gyûlöljön téged; fedd meg a bölcset, és szeret téged.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Ne karaj zasmehovalca, da te ne sovraži; karaj modrega, in ljubil te bo.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Nekarhaj posmievača, aby ťa nevzal v nenávisť; dohováraj múdremu, a bude ťa milovať.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Ne reprends pas le moqueur, de crainte qu`il ne te haïsse; Reprends le sage, et il t`aimera.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Nie strofuj naśmiewcy, aby cię nie miał w nienawiści; strofuj mądrego, a będzie cię miłował.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Non rimproverare il beffardo per non farti odiare; rimprovera il saggio ed egli ti amerà
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.No reprendas al burlador, porque te aborrecerá; corrige al sabio, y te amará
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Nu mustra pe cel batjocoritor, ca să nu te urască; mustră pe cel înţelept, şi el te va iubi!
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.revs ikke en Spotter, at han ikke skal hade dig, revs den vise, så elsker han dig;
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Strafe den Spötter nicht, er haßt dich; strafe den Weisen, der wird dich lieben.
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder. Bilge kişiyi azarlarsan, seni sever.Vis ikke spotteren til rette, forat han ikke skal hate dig! Vis den vise til rette, så skal han elske dig.