Ana içeriğe geç
Sözlük

sempati ile cümle

sempati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Alle barna likte gris unntatt Knut, han likte stut.
Bu ilişki, Heidegger'in Nazi sempatisi yüzünden zaman zaman eleştirilmiştir.Hal ini telah banyak dikritik karena simpati Heidegger terhadap Nazi.
USA Today muhabirine göre filmdeki sempatik gerçekler filmin gerçek olduğu izlenimini vermedi.Seorang reporter USA Today meliput bahwa film tersebut diduga berlandaskan fakta secara simpatik.
Tom ona büyük bir sempati duyar.Tokoh ini memang bersimpati padanya.
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Vandra menyukai Farel, namun Farel tidak menyukainya.
Bu kişinin ünlü Köroğluna sempatisi varmış.Acara ini memiliki sponsor utama simPATI.
Fakat bu çalışmanın, onun komünizme olan sempatisini gösterdiği düşünülür.Pada dasarnya, penduduknya dicurigai lebih bersimpati pada komunisme.
Sprickmann, Blücher büyük bir sempati duyuyordu.Do sức khỏe không tốt, Blücher quyết định phòng ngự bị động.
Sempatik ve komik bir öğretmendir.若く、ノリのいい先生である。
Toplum içinde rahatlatır, sempati yaratır, sosyal kaynaşma sağlar.1. 親切をつくし、あたたかい社会をつくりましょう。
Öldürüldüğü sırada Geçici İrlanda Cumhuriyet Ordusu'nı sempatizanı birisi daha bulunmaktadır.引退後アイルランド共和軍暫定派に暗殺された。
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.病を患いながらも姉の仇討ちに心血を注ぐ。
Kızılderililer sevecen ve sempatik, Amerikan askerleri ise olumsuz gösterilmişlerdir.進軍ルート沿いの地元のインディアン部族はこのアメリカ人兵士たちにとって友好的で役に立ち、情け深かった。
Kendisi adanın sempatik insanlarından biridir.種ヶ島のよき友人である。
Faşizmle açıkça sempati duyması yüzünden sağa döndü.不過因博得同情而獲復職。
Anne Kraliçe'nin içinde bulunduğu zor durumda ona sempati duyduğunu bildirir.額我略通过皇后得到了他所需要的支持。
Aynı zamanda, sosyalist fikirler için artan bir sempati ifade etti.동시에 그는 사회주의자들의 생각에 대해서 늘어나는 동정을 표현했다.
Sempatik ve komik bir öğretmendir.원칙적이고 깐깐한 교사.
Sempatik ve komik bir öğretmendir.מורה מצחיקה, מוזרה ונחמדה.
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.היא אף הרעילה את עצמה כדי לזכות באמונו.
Ve elbette büyük sempatileri.כך גם בסימפוניות.
Tom sempatik bir adam.טום הוא בחור סימפתי.
Tom sempatik bir adam.טום הוא אדם חביב.
Nürnberg polisi bu mitinglere sempati duyuyordu.Нюрнбергската полиция е съпричастна на събитието.
IGN'den Eric Goldman, Henry Ian Cusick'i (Desmond Hume) "hoş, sempatik performans"ından dolayı övdü.Eric Goldman iz IGN-a hvalio je glumca Henryja Iana Cusicka (Desmond Hume) za "simpatičnu performansu".
O ve birkaç Alman Ordusu subayı, işgal altındaki Polonya halkına sempati duydu.Povezao se s nekoliko njemačkih viteških redova koji su ga podupirali u poljskim poslovima.
Birine alerji duyan kişiler bu nedenle başkalarına sempati duyabilir.U nekim proizvodima se nalaze sastojci na koje mogu biti alergične neke osobe.
Sempatik sinir sistemi, vücudu gerilime hazırlar.Nervová sústava je jednoduchá, pásová.
Fakat bu çalışmanın, onun komünizme olan sempatisini gösterdiği düşünülür.Namiesto toho môžeme pocítiť potrebu svojmu partnerovi nejako prejaviť svoju lásku.
Sempatik ve komik bir öğretmendir.Bil je neposreden in preprost predavatelj.
Ama Che'nin Bolivya da öldürülmesi bir sempatinin oluşmasına neden oldu.Po Vita Hludovici naj bi bil Borna celo ubit.
Giderek Valentin'in güvenini ve sempatisini kazanır.Tema usaldus ning sõprus Tristani vastu puruneb.
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.썩 내키지는 않아보였지만 전통 텔레비젼을 동정하여 이를 취소하였습니다.
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.אך מבטל אותם מתוך סימפתיה לטלוויזיה המסורתית, לא להיראות שמח לאיד
Ama sinsice sevinmek için değil, geleneksel televizyon sempatikliğinin dışında olduğu için iptal ediyorlar.والذي ألغي بدعوى التعاطف مع تلفزيون البث التقليدي، شعور بعدم الإرتياح.
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.Ces enfants vendent ces produits auprès des conducteurs de véhicules.
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.Ellos hacen lo mejor para ganar la simpatía de los pasajeros y así vender sus bienes.
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.Для того чтобы продать свой товар, они изо всех сил стараются вызвать сочувствие у пассажиров.
Ben de sevdikleri insanları kaybeden aileler için derinden sempati hissediyorum.Ich--I\ 92 m--ich fühle mich zutiefst sympathisch für die Familien derjenigen, lieben verloren.
Ben de sevdikleri insanları kaybeden aileler için derinden sempati hissediyorum.OBAMA:
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Aku bisa melihat itu berbeda, "jawab dia hampir penuh simpati.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Chápem, je to iné, "odpovedala takmer súcitne.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Chápu, je to jiné, "odpověděla téměř soucitně.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Eu posso ver que é diferente ", ela respondeu quase com simpatia.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Eu pot vedea că este diferit ", răspunse ea aproape cu simpatie.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Ich sehe es anders ", antwortete sie fast sympathisch.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Ik zie het anders, 'antwoordde ze bijna sympathiek.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Jag kan se det är annorlunda ", svarade hon nästan sympatiskt.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Jeg kan se at det er anderledes, "svarede hun næsten sympatisk.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Je peux voir, c'est différent ", répondit-elle presque avec bienveillance.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Látom, ez más, "felelte szinte részvéttel.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Näen se on erilainen ", hän vastasi lähes sympaattisesti.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Puedo ver que es diferente ", respondió ella casi con simpatía.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Tôi có thể nhìn thấy nó là khác nhau, "cô trả lời gần như thông cảm.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Vedo che è diverso ", ha risposto quasi con simpatia.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Vidim, da je drugačen, "je odgovorila skoraj sočutno.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Widzę to inaczej ", odpowiedziała prawie życzliwie.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Μπορώ να δω ότι είναι διαφορετικό, "μου απάντησε σχεδόν συμπάθεια.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Мога да видите, това е различно ", отговори тя почти съчувствено.
Ben farklı görebilirsiniz, "diye neredeyse sempatik yanıtladı.Я бачу це по-іншому ", відповіла вона майже співчутливо.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod