Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.وهوذا سبع بقرات طالعة من النهر حسنة المنظر وسمينة اللحم. فارتعت في روضة.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.有 七 隻 母 牛 從 河 裡 上 來 、 又 美 好 、 又 肥 壯 在 蘆 荻 中 喫 草
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.有 七 隻 母牛 從河裡 上來 、 又 美好 、 又 肥壯 在 蘆荻 中 喫草
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.A aj, z potoka toho vystupovalo sedm krav tlustých a pěkných, kteréžto pásly se na mokřinách.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.A hľa, z rieky vychádzalo sedem kráv, tučných a pekných čo do postavy, a pásly sa na mokrine.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.A oto z rzeki wychodziło siedem krów tłustych na ciele, i pięknych na wejrzeniu, a pasły się na łące.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.E eis que subiam do rio sete vacas gordas de carne e formosas � vista, e pastavam no prado.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.És ímé a folyóvízbõl hét kövér és szép tehén jõ vala ki, és legel vala a nádasban.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.In glej, iz reke stopa sedem krav, debelih in lepih, in pasle so se po travi.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Ja katso, virrasta nousi seitsemän lihavaa ja kaunista lehmää, jotka kävivät laitumella kaislikossa.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.보니 살지고 아름다운 일곱 암소가 하숫가에 올라와 갈밭에서 뜯어 먹고
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Nầy đâu bảy con bò mập và tốt dưới sông đi lên , đến ăn cỏ trong bưng .
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Nầy đâu bảy con bò mập và tốt dưới sông đi lên, đến ăn cỏ trong bưng.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Och jag såg sju kor stiga upp ur floden, feta och vackra, och de betade i vassen.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Og se, av elven steg det op syv kyr, fete og vakre av skikkelse, og de gikk og beitet i elvegresset.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.og se, op af Floden steg der syv fede og smukke Køer, som gav sig til at græsse i Engen;
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Quand'ecco salirono dal Nilo sette vacche grasse e belle di forma e si misero a pascolare tra i giunchi
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.und sah aus dem Wasser steigen sieben schöne, fette Kühe; die gingen auf der Weide im Grase.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Y he aquí que del Nilo salían siete vacas gordas de carne y de hermoso aspecto, y pacían entre los juncos
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.και ιδου, επτα δαμαλια παχυσαρκα και ευμορφα ανεβαινον εκ του ποταμου και εβοσκοντο εις το λιβαδιον
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.и вот, вышли из реки семь коров тучных плотью и хороших видом и паслись в тростнике;
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.И, ето, седем крави тлъсти и хубави излязоха из реката и пасяха в тръстиката.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.והנה מן היאר עלת שבע פרות בריאות בשר ויפת תאר ותרעינה באחו׃
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.وهوذا سبع بقرات طالعة من النهر سمينة اللحم وحسنة الصورة. فارتعت في روضة.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.有 七 隻 母 牛 從 河 裡 上 來 、 又 肥 壯 、 又 美 好 、 在 蘆 荻 中 喫 草
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.有 七 隻 母牛 從河裡 上來 、 又 肥壯 、 又 美好 、 在 蘆荻 中 喫草
Kurtlar semirecek, bitkiler büyüyecek, bedenin doğaya karışacak.Los gusanos ganarán peso, las plantas crecerán. Tu cuerpo se convertirá en otros elementos de la naturaleza.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.Kapazitätsbildung, menschlicher Entwicklung und Führungskompetenzen zu organisieren.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.역량을 키워주는 워크샵들을 진행했습니다
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.Vol enthousiasme organiseerde ik workshops over capaciteitsopbouw en leiderschapsvaardigheden.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.בנושא בניית מוסדות יעילים ופיתוח כישורי מנהיגות.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.لبناء القدرات، في التنمية البشرية لمهارات القيادة.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.素晴らしい女性たちと共に
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Guru kami sedang mengajar di sebuah seminar dansa tapi, dia tidak punya tempat untuk melatih.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Il nostro professore sta dando un seminario di ballo ma non ha un posto per allenarsi.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Nasz nauczyciel tańca, ma przeprowadzić lekcje.. jednak nie ma miejsca na trening.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Notre professeur enseigne la danse à un séminaire mais il n'a pas de lieu pour s'entraîner.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Profesorul nostru invata la seminar de dans, dar nu are un loc in care sa se antreneze.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Unser Lehrer unterrichtet ein Tanz-Seminar, aber er hat keinen Ort zum trainieren.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Ο δάσκαλός μας διδάσκει ένα σεμινάριο χορού αλλά δεν έχει μέρος να εξασκηθεί.
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Наш учитель устраивает семинар, но у него нет места тренироваться
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.معلمنا يدرس الرقص لكن ليس لديه مكان ليتدرب به
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››És lesz ama napon: eltávozik az õ terhe válladról és igája nyakadról, és megromol az iga a kövérségnek miatta.
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››In quel giorno sarà tolto il suo fardello dalla tua spalla e il suo giogo cesserà di pesare sul tuo collo
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››그 날에 그의 무거운 짐이 네 어깨에서 떠나고 그의 멍에가 네 목에서 벗어지되 기름진 까닭에 멍에가 부러지리라
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››Pada waktu itu Aku akan membebaskan kamu dari penindasan Asyur, dan mereka tidak lagi berkuasa atas kamu.
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››På hin Dag tager han Byrden af din Skulder og Åget af din Nakke, ja, Åget brister for Fedme.
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››Trong ngày đó , gánh nặng nó sẽ cất khỏi vai ngươi , ách nó cất khỏi cổ ngươi , ách sẽ bị gãy vì sự béo mập .
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››Trong ngày đó, gánh nặng nó sẽ cất khỏi vai ngươi, ách nó cất khỏi cổ ngươi, ách sẽ bị gãy vì sự béo mập.
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››И будет в тот день: снимется с рамен твоих бремя его, и ярмо его – с шеи твоей; ираспадется ярмо от тука.
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››והיה ביום ההוא יסור סבלו מעל שכמך ועלו מעל צוארך וחבל על מפני שמן׃
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››ويكون في ذلك اليوم ان حمله يزول عن كتفك ونيره عن عنقك ويتلف النير بسبب السمانة
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››到 那 日 、 亞 述 王 的 重 擔 必 離 開 你 的 肩 頭 、 他 的 軛 必 離 開 你 的 頸 項 . 那 軛 也 必 因 肥 壯 的 緣 故 傅 斷 。 〔 或 作 因 膏 油 的 緣 故 毀 壞
O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››到 那日 、 亞述 王 的 重擔必離開 你 的 肩頭 、 他 的 軛必離開 你 的 頸項 . 那軛 也 必 因 肥壯 的 緣故 傅斷 。 〔 或 作 因 膏油 的 緣故 毀壞
Oh, ayrılmadan önce son bir şey. Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Na zakończenie: oto, czego doświadczyliście słuchając prelekcji TED.
Oh, bir dakika. Hayır, aslında değilim. Gitmem gereken bir seminer var.Раньше я проводил семинары для 'Никелодеон', но эта Миранда Косгроув подала на меня в суд.
Oraya gittik, teknikler öğrettik. Seminer ve çalıştaylar verdik.그래서 우리는 거기에서 직접 기술을 가르치고 워크샵 하고 연설을 하며
Oraya gittik, teknikler öğrettik. Seminer ve çalıştaylar verdik.Na wykładach i warsztatach uczyliśmy więc odpowiednich technik.
Oraya gittik, teknikler öğrettik. Seminer ve çalıştaylar verdik.Tako smo jih na delavnicah in predavanjih naučili tehnik kvačkanja.
Oraya gittik, teknikler öğrettik. Seminer ve çalıştaylar verdik.אז לימדנו אותם את הטכניקות. העברנו סדנאות והרצאות.