Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Og de stygge og magre kyr åt op de syv vakre og fete kyr. Da våknet Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.og de usle og magre Køer åd de syv smukke og fede Køer. Så vågnede Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Tiste grde in suhe krave pa požro onih sedem lepih in debelih krav. Tedaj se prebudi Faraon.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Und die häßlichen und mageren fraßen die sieben schönen, fetten Kühe. Da erwachte Pharao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.И грозните, мършави крави изядоха седемте хубави и тлъсти крави. Тогава Фараон се пробуди.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.и съели коровы худые видом и тощие плотью семь коров хороших видом и тучных. И проснулся фараон,
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.ותאכלנה הפרות רעות המראה ודקת הבשר את שבע הפרות יפת המראה והבריאת וייקץ פרעה׃
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.فاكلت البقرات القبيحة المنظر والرقيقة اللحم البقرات السبع الحسنة المنظر والسمينة. واستيقظ فرعون
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.這 又 醜 陋 、 又 乾 瘦 的 七 隻 母 牛 、 喫 盡 了 那 又 美 好 、 又 肥 壯 的 七 隻 母 牛 . 法 老 就 醒 了
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.這又醜陋 、 又 乾 瘦的 七 隻 母牛 、 喫盡 了 那 又 美好 、 又 肥壯 的 七 隻 母牛 . 法老 就 醒了
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Le vacche magre e brutte divorarono le prime sette vacche, quelle grasse
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.A sežraly krávy ty hubené a šeredné sedm krav prvnějších tlustých.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.A tie chudé kravy šeredné zožraly tých prvých sedem kráv tučných.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Bảy con bò xấu dạng gầy guộc đó nuốt bảy con bò mập tốt trước kia,
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Bảy con bò xấu dạng gầy_guộc đó nuốt bảy con bò mập tốt trước_kia ,
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Die magere koeien aten de vette koeien, die het eerst uit de rivier waren gekomen, op.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.E as vacas magras e feias comiam as primeiras sete vacas gordas;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Entonces las vacas flacas y feas devoraron a las siete primeras vacas gordas
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.És elnyelék az ösztövér és rút tehenek, az elébbi hét kövér tehenet.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.In požrle so te krave mršave in grde prejšnjih sedem krav debelih;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.I pożarły krowy chude i szpetne siedem krów pierwszych tłustych.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Ja nämä laihat ja rumat lehmät söivät ne ensimmäiset, ne lihavat lehmät.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.그 파리하고 흉악한 소가 처음의 일곱 살진 소를 먹었으며
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Les vaches décharnées et laides mangèrent les sept premières vaches qui étaient grasses.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Och de magra och fula korna åto upp de sju första, feta korna.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Og de magre og stygge kyr åt op de syv første, fete kyr.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.og de magre og usle Køer åd de syv første, fede Køer;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Sapi-sapi yang kurus itu memakan habis ketujuh sapi yang gemuk tadi
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Und die sieben mageren und häßlichen Kühe fraßen auf die sieben ersten, fetten Kühe.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Vacile cele sfrijite şi slabe au mîncat pe cele şapte vaci dintîi, cari erau grase.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.και τα δαμαλια τα λεπτα και ασχημα κατεφαγον τα πρωτα επτα δαμαλια τα παχεα
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.И мършавите, грозни крави изядоха първите седем тлъсти крави;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.и съели тощие и худые коровы прежних семь коров тучных;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.ותאכלנה הפרות הרקות והרעות את שבע הפרות הראשנות הבריאת׃
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.فأكلت البقرات الرقيقة والقبيحة البقرات السبع الاولى السمينة.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.這 又 乾 瘦 、 又 醜 陋 的 母 牛 、 喫 盡 了 那 以 先 的 七 隻 肥 母 牛
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.這又乾瘦 、 又 醜陋 的 母牛 、 喫盡 了 那 以 先 的 七 隻 肥 母牛
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.De sidder ikke til et seminar på en lørdag morgen.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.De sitter inte på seminarier på en lördagsmorgon.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ei nu stau la seminarii sâmbăta dimineaţa.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.És nem ücsörögnek szombaton szemináriumokon.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.He eivät istu seminaareissa lauantaiaamuisin.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Họ không ngồi nghe hội thảo vào sáng thứ bảy.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ils n'assistent pas à des conférences le samedi matin.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.토요일 아침에 세미나 참석해서 앉아있지 않습니다.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Mereka tidak duduk di seminar pada Sabtu pagi.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ne sedijo na seminarju v nedeljo dopoldne.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Nesedí na seminářích v sobotu ráno.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Nie siedzą na wykładach w sobotnie przedpołudnia.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.No están sentados en seminarios los sábados en la mañana.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Non stanno seduti ai seminari il sabato mattina.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Sie sitzen am Samstag Vormittag nicht in Seminaren.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ze zitten niet in een congres op zaterdagochtend.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Δεν περνούν τα πρωινά του Σαββάτου πηγαίνοντας σε σεμινάρια.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Вони не беруть участі у семінарах суботніми ранками.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Не седят по семинари в събота сутрин.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Они не приходят сидеть на семинарах субботним утром.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.הם לא יושבים בסמינרים בשבת בבוקר.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.لا يعقدون منتديات في صباح يوم السبت.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.(笑)