semi- ile cümle
semi- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık. Bir pijama partisi düzenledik.Theo mô hình hội nghị doanh nghiệp, gia đình đã hội nghị tại gia.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık. Bir pijama partisi düzenledik.We hielden het gezinsequivalent van een bedrijfsretraite: een pyjamafeest.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Hicimos el equivalente familiar de un retiro corporativo.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Keluarga kami melakukan hal yang sebanding dengan sebuah liburan bersama dalam suatu perusahaan.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.회사에서 하는 단체 휴양처럼
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Megcsináltuk a céges elvonulások családi megfelelőjét.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Nous avons fait l'équivalent familial d'une journée au vert.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Παραλληλίσαμε την οικογένεια με μια εταιρική εκδήλωση.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Ми провели неофіційну нараду сімейного типу.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Мы провели семейный вариант корпоратива.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.Направихме семейният еквивалент на корпоративна осамотяване.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.עשינו את המקבילה המשפחתית לגיבוש תאגידי.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.لقد فعلنا ما يشبه تراجع الشركات العائلية.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.パジャマパーティーです
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Aqui está a experiência que vocês todos tiveram a ouvir as palestras TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Asta aţi simţit în timp ce ascultaţi conferinţele TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Das hier ist die Erfahrung, die Sie alle haben, wenn Sie TED-Vorträgen lauschen.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Đây là trải nghiệm mà tất cả các bạn đã có khi nghe các buổi nói chuyện của TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Ecco l'esperienza che avete provato tutti ascoltando l'intervento TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Esta es la experiencia mientras escuchan las charlas de TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Et la meilleure façon de réaliser cela c'est avec des bonbons gratuits
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Her er oplevelsen I alle havde mens I lytter til TED talks.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Íme az élmény, amiben részük volt, miközben a TED-előadásokat hallgatták.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Ini adalah pengalaman yang anda miliki ketika mendengar acara TED Talks.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.이것은 여러분이 TED 강연을 들실 때 경험한 것을 그래프로 그려낸 것입니다.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Να η εμπειρία που είχατε όλοι ακούγοντας τις ομιλίες του TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Вот что вы ощущаете, слушая выступления TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Ето едно преживяване, което всички преживяхте докато слушате беседите на ТED .
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Ось досвід, який ви всі отримали, слухаючи промови TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.הנה החוויה שכולכם חוויתם בזמן שהקשבתם לשיחת TED.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.هذه هي التجربة التي مررتم بها أثناء مشاهدتكم عروض وأحاديث تيد.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.みなさんの体験がこちらです もっと嗅覚と味覚などの他の感覚値が
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.呢度係你哋聽 TED 演講時嘅體驗
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Bảy con bò xấu dạng , gầy_guộc nuốt bảy con bò mập tốt . Pha-ra-ôn bèn thức_giấc .
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Bảy con bò xấu dạng, gầy guộc nuốt bảy con bò mập tốt. Pha-ra-ôn bèn thức giấc.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.De magere koeien naderden de vette koeien en aten die op! Op dat moment werd Farao wakker.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.E as vacas feias � vista e magras de carne devoravam as sete formosas � vista e gordas. Então Faraó acordou.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.És elnyelék a rút és ösztövér tehenek a hét szép és kövér tehenet; és felserkene a Faraó.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Ja ne rumat ja laihat lehmät söivät ne seitsemän kaunista ja lihavaa lehmää. Siihen farao heräsi.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Kemudian sapi-sapi yang kurus memakan sapi-sapi yang gemuk. Setelah itu raja bangun dari tidurnya
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.그 흉악하고 파리한 소가 그 아름답고 살진 일곱 소를 먹은지라 바로가 곧 깨었다가
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Och de fula och magra korna åto upp de sju vackra och feta korna. Därefter vaknade Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Og de stygge og magre kyr åt op de syv vakre og fete kyr. Da våknet Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.og de usle og magre Køer åd de syv smukke og fede Køer. Så vågnede Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Tiste grde in suhe krave pa požro onih sedem lepih in debelih krav. Tedaj se prebudi Faraon.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Und die häßlichen und mageren fraßen die sieben schönen, fetten Kühe. Da erwachte Pharao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.И грозните, мършави крави изядоха седемте хубави и тлъсти крави. Тогава Фараон се пробуди.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.и съели коровы худые видом и тощие плотью семь коров хороших видом и тучных. И проснулся фараон,
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.ותאכלנה הפרות רעות המראה ודקת הבשר את שבע הפרות יפת המראה והבריאת וייקץ פרעה׃
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.فاكلت البقرات القبيحة المنظر والرقيقة اللحم البقرات السبع الحسنة المنظر والسمينة. واستيقظ فرعون
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.這 又 醜 陋 、 又 乾 瘦 的 七 隻 母 牛 、 喫 盡 了 那 又 美 好 、 又 肥 壯 的 七 隻 母 牛 . 法 老 就 醒 了
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.這又醜陋 、 又 乾 瘦的 七 隻 母牛 、 喫盡 了 那 又 美好 、 又 肥壯 的 七 隻 母牛 . 法老 就 醒了
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.A sežraly krávy ty hubené a šeredné sedm krav prvnějších tlustých.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.A tie chudé kravy šeredné zožraly tých prvých sedem kráv tučných.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Bảy con bò xấu dạng gầy guộc đó nuốt bảy con bò mập tốt trước kia,
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Bảy con bò xấu dạng gầy_guộc đó nuốt bảy con bò mập tốt trước_kia ,
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Die magere koeien aten de vette koeien, die het eerst uit de rivier waren gekomen, op.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.E as vacas magras e feias comiam as primeiras sete vacas gordas;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Entonces las vacas flacas y feas devoraron a las siete primeras vacas gordas
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.És elnyelék az ösztövér és rút tehenek, az elébbi hét kövér tehenet.