semi- ile cümle
semi- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.In požrle so te krave mršave in grde prejšnjih sedem krav debelih;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.I pożarły krowy chude i szpetne siedem krów pierwszych tłustych.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Ja nämä laihat ja rumat lehmät söivät ne ensimmäiset, ne lihavat lehmät.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.그 파리하고 흉악한 소가 처음의 일곱 살진 소를 먹었으며
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Les vaches décharnées et laides mangèrent les sept premières vaches qui étaient grasses.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Le vacche magre e brutte divorarono le prime sette vacche, quelle grasse
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Och de magra och fula korna åto upp de sju första, feta korna.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Og de magre og stygge kyr åt op de syv første, fete kyr.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.og de magre og usle Køer åd de syv første, fede Køer;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Sapi-sapi yang kurus itu memakan habis ketujuh sapi yang gemuk tadi
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Und die sieben mageren und häßlichen Kühe fraßen auf die sieben ersten, fetten Kühe.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.Vacile cele sfrijite şi slabe au mîncat pe cele şapte vaci dintîi, cari erau grase.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.και τα δαμαλια τα λεπτα και ασχημα κατεφαγον τα πρωτα επτα δαμαλια τα παχεα
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.И мършавите, грозни крави изядоха първите седем тлъсти крави;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.и съели тощие и худые коровы прежних семь коров тучных;
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.ותאכלנה הפרות הרקות והרעות את שבע הפרות הראשנות הבריאת׃
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.فأكلت البقرات الرقيقة والقبيحة البقرات السبع الاولى السمينة.
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.這 又 乾 瘦 、 又 醜 陋 的 母 牛 、 喫 盡 了 那 以 先 的 七 隻 肥 母 牛
Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.這又乾瘦 、 又 醜陋 的 母牛 、 喫盡 了 那 以 先 的 七 隻 肥 母牛
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.De sidder ikke til et seminar på en lørdag morgen.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.De sitter inte på seminarier på en lördagsmorgon.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ei nu stau la seminarii sâmbăta dimineaţa.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.És nem ücsörögnek szombaton szemináriumokon.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.He eivät istu seminaareissa lauantaiaamuisin.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Họ không ngồi nghe hội thảo vào sáng thứ bảy.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ils n'assistent pas à des conférences le samedi matin.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.토요일 아침에 세미나 참석해서 앉아있지 않습니다.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Mereka tidak duduk di seminar pada Sabtu pagi.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ne sedijo na seminarju v nedeljo dopoldne.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Nesedí na seminářích v sobotu ráno.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Nie siedzą na wykładach w sobotnie przedpołudnia.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.No están sentados en seminarios los sábados en la mañana.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Non stanno seduti ai seminari il sabato mattina.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Sie sitzen am Samstag Vormittag nicht in Seminaren.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Ze zitten niet in een congres op zaterdagochtend.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Δεν περνούν τα πρωινά του Σαββάτου πηγαίνοντας σε σεμινάρια.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Вони не беруть участі у семінарах суботніми ранками.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Не седят по семинари в събота сутрин.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.Они не приходят сидеть на семинарах субботним утром.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.הם לא יושבים בסמינרים בשבת בבוקר.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.لا يعقدون منتديات في صباح يوم السبت.
Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar.(笑)
Gitmem gereken bir seminer var.Beh, insegno ad un seminario.
Gitmem gereken bir seminer var.Ich gebe dieses Seminar.
Gitmem gereken bir seminer var.Ik geef les aan kinderen die auditie doen voor Disney programma's. Maar niet voor Nickelodeon.
Gitmem gereken bir seminer var.Je donne ce cours.
Gitmem gereken bir seminer var.Nie, właściwie nie mogę.
Gitmem gereken bir seminer var.Διδάσκω κάτι σεμινάρια.
Gitmem gereken bir seminer var.ディズニーチャンネルのオーディションうける子供にね、ニコロデオンじゃないけど
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Alors que le peuple souffre, ceux qui ont le pouvoir s'engraissent.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.În timp ce oamenii neajutoraţi suferă, cei puternici se îngraşă.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Kiedy bezsilni ludzie cierpią, ci u władzy się tuczą.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Medtem, ko nemočni ljudje trpijo, se močni debelijo.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Mientras la gente pobre sufre, aquellos que gozan del poder engordan.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Terwijl de machtelozen leden, werden de machtigen steeds vetter.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Trong sự bất lực mà con người phải chịu đựng, những kẻ đó với sức mạnh ngày càng lớn.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.- Untranslated subtitle -
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Zatímco bezmocní lidé trpí, ti mocní tloustnou.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.Докато слабите хора страдат, хората с власт дебелеят.
Güçsüz insanlar acı çekerken, güçlüler semiriyor.,כשאנשים חסרי-אונים סבלו .אלה הם הכוח התעשרו